şükela:  tümü | bugün
  • “tanımadığım birinin gelip neden başın kapalı değil demesi” şeklinde olması gereken başlık.

    bir benzin istasyonunda çalışıyorum ve ara sıra markette olduğum oluyor. bir adam gelip lavaboya girdi, daha sonra çıkışta gelip bana direk “neden başın kapalı değil” dedi. ben de böyle bir mecburiyetimin olmadığını, karşıdan bakınca insanların inançlarının bilinemeyeceğini ve müslüman olayım olmayayayım bunun sadece beni ilgilendirdiğini söyledim. buna karşılık bana “ben bir yanlış yapsam sen beni uyarmayacak mısın?” dedi.
    konuşmanın gerisi çok önemli değil ama gerçekten ne ara insanlar başkalarının hayatına, inancına karışma cesaretini buldu? bunlar nasıl kafalar gerçekten anlamıyorum.
    bunu azıcık bile olsa tanıdığım biri olsa, samimiyet yakalamış sormuş diyeceğim ama ilk defa gördüğün bir insana nasıl utanmadan böyle bir soru yöneltebilir bir insan aklım almıyor.

    edit: başlığı takip ediyorum entryi girdiğimden beri; inanmayanlar olmuş, saygım sonsuz. "biz de bu hikayeni yedik" , "neden bu kadar büyüttün ki olayı hakaret mi etmiş küfür mü etmiş" minvalinde mesajlar aldım. fikir alışverişinde bulunduğum insanlar da oldu, düzgünce gereğini açıklamak isteyen de, saldıran da kısaca. hepsini kabul ediyorum. ama böyle bir şeyi neden uydurmak isteyeyim? bunu hiç düşünüyor musunuz bilmiyorum. "oo popüler olmuşsun, iyi malzeme çıkmış" diyen de oldu ama burada mesele popülerlik değil, bu başlık üç gün sonra unutulur.
    3 yıldır bilfiil bu sektörde insanlarla iletişim halindeyim. hacısını hocasını, şeriatçısını, göbeğine kadar sakallı şalvalvarlısını gördüm müşteri olarak. hiçbir zaman hiç kimse şahsıma böyle bir soru yöneltmedi. hiçbir zaman böyle özel bir diyalog içinde olmadım kimseyle. kimseye de neden çarık giydin, sakalını neden öyle uzattın, neden kafanda takkeyle geziyorsun demedim. ya da tam tersi olarak "bu ne böyle oha ya nasıl kıyafet giyinmeseydin" demedim kimseye. bana diyen de olmadı.
    ilk defa böyle direkt ve cesaret isteyen bir soruyla karşılaştığım için bunu paylaşmayı ve genel olarak bu zihniyetin insanlar tarafından benimsendiğini, başıma gelen küçücük naçizane bir olayla aktarmak istedim.
    yazdıklarıma inanmayıp beni ayıplayan ve gerçekten bu tür olaylardan rahatsız olmayan arkadaşları anlamakta güçlük çekiyorum. ve hepsinin önce kendileriyle, daha sonra tüm insanlarla barışmalarını temenni ediyorum.
  • sana ne şeklinde cevaplanması gerekendir. hatta çok üstüne gelirse sana ne yarraam bile denilebilir.
  • verilecek tek bir cevap vardır: "sana ne?". böyle mahluklara açıklama yapmaya çalışmak vakit ve enerji kaybından ibarettir. hiç öyle dine, inanca gerek yok, bu kabalığa verilecek tek cevap "sana ne?"dir.
  • yani ne cevap verildiginin onemi yok, burada tehlikenin ne noktaya gidebilecegini izah etmeye calismis arkadas. cehalet bu işte, üzerinde oturup sayfalarca konusmaya gerek yok. ha ben olsam klişesine girmeden edemicem, ben olsaydım noldu sikin mi kalktı diye sorardım. şok olurdu heralde önce. sonra tabi bu yollu biz takılalım buna deyip bir yerde tecavüz ederdi. yani lafın kısası iyi ki hatun degilim coktan sikmislerdi.
  • ne cesaretle soruluyor bu soru.
    insan gerçekten hayret ediyor.

    (bkz: tehlikenin farkında mısınız)
  • şaşırtmayan sorudur.

    türkiye'de islamofaşistlerin milletin %99'unun koyu dindar olduğu, laik seküler kesimin %1 olduğu, bunların gayrimüslim gibi zımmi statüsünde yani vergi ödeyerek yaşam hakkına sahip olduğu gibi bir anlayışları var.

    laik siyaseti temsil etmesi gereken chp'nin de sürekli sağ kesimden oy almak için din edebiyatı yapması ile meydan tamamen bunlara kaldı.
  • senin neden degil? diye sormak istedigim adam.
  • “bi siktir git kodumun salağı” diyebilirsiniz. gıkını bile çıkaramaz.
  • (bkz: çünkü anan)
  • ... diye sordu sığır oğlu sığır.