şükela:  tümü | bugün
  • sanane demek gerekir de olmuyor tabi.
    can sıkıntısı diyorum bazen.
    hafta sonları sadece diyorum.
    arkadaşları kıramıyorum da dediğim oldu.
    ya öyle çok içmiyorum ki ben; derim, yerse..

    aslında asıl neden; birkaç saat kafayı dağıtmaktır, birşeyleri unutmaya çalışmaktır, içindeki acıyı hafifletmektir, geçmişin güzelliklerini gelecekte arama ama tam da bulamayacağını anlamanın verdiği kaygıdan, endişeden kaçmaktır...

    vardır hep bir sebep.
  • - neden içiyorsun?
    + unutmak için.
    - neyi?
    + neden içtiğimi.

    bir dizinin mi filmin mi ne diyaloğuydu. çok da iyi değil bence ama aklıma geldi.

    edit: tamam bayanlar baylar mesaj alınmıştır. küçük prens’tenmiş. bir çocuk kitabında böyle bir diyalog geçeceğini düşünemedim. hele ki nerden baksanız 12-15 yıl önce okuduğum bir kitaptaki diyaloğun aklımda kalacağını hiç düşünemedim :(
  • neden içtiğimizi unutmak için
  • yoktur, çünkü insanın muazzam çalışan metabolizmasını alkol, sigara ve/veya uyuşturucu ile bozmasının mantıklı hiç bir açıklaması yoktur. burada yazan ergenlere, "alkolik hareket engellenemez"cilere bakmayın siz. sağlığından olan insanlar, maddi olarak batan aileler, o ailelerde üzülen çocuklar var. kimseye acımıyorum da o çocuklara içim acıyor. kimbilir ne kadar ihtiyaçları olacak ebeveynlerine, onlarla yaşlılıklarında kimbilir ne anılar paylaşmak isteyecekler de içleri acıyacak yokluklarından.
  • "içmenin sorunu bu, diye geçirdim içimden, kendime bir içki koyarken. kötü bir şey olduğunda unutmak için içiyordun; iyi bir şey olduğunda kutlamak için içiyordun; hiçbir şey olmazsa bir şeyler olsun diye içiyordun." demiş c. bukowski.
  • zamanın da hakkı bulut cevap vermiştir bu soruya.

    nasıl elveda demişim
    benim gibi içenlere
    bir kalpsize kapılıpta
    her gün acı çekenlere
    ben tövbemi geri aldım
    tanrım sen bağışla beni
    vefasız bir kuluna kandım
    zehir etti gençliğimi
    nasıl içmeyim, nasıl içmeyim

    belki sebep ayrıdır ya
    içmedende düşmez yarıya
    bir yazı yazmışlar kapıya
    sebepsiz içilmez diye
    ben tövbemi geri aldım
    tanrım sen bağışla beni
    vefasız bir kuluna kandım
    zehir etti gençliğimi
    nasıl içmeyim, nasıl içmeyim
  • “vardığı gezegende bir sarhoş oturuyordu. orada az kaldı ama büyük bir kedere kapıldı.
    dizi dizi boş ve dolu şişeler arasında ses etmeden oturan sarhoşa sordu:
    -ne yapıyorsun?
    -içiyorum.diye karşılık verdi sarhoş, sesi hüzünlüydü.
    -niçin içiyorsun?
    -unutmak için.
    onun durumuna üzülmeye başlayan küçük prens: -neyi unutmak için? diye sordu.
    sarhoş başını önüne eğerek içini döktü:
    -utancımı unutmak için."

    (bkz: küçük prens)
  • "su içmeyelim de ölelim mi lan, dingil?"
  • cumartesi günü yeni tanıştığım bir kızla aramda geçen dialog;

    kız : - neden içiyorsun?
    ben: - neden denmez, ne kadar içiyorsun diye soracaksın.
    kız: - peki ne kadar içiyorsun?
    ben: kendime yetecek kadar.
    kız: anlamadım ne yetecek ki sana?
    ben: işte sarhoş olana kadar yahu.
    kız: sarhoş olunca içmiyor musun?
    ben: (şarkının tonuyla) sarhoş olamıyorum!!!
    kız: aynı kadeh aynı meeeeeey :)
    ben: şerefe anacım!!!
    kız: vur be!!!!