şükela:  tümü | bugün
  • bok gibi bir sorudur. ayrıca insanların birbirini değiştirme çabasının ürünüdür.
  • çok önemli bir sorudur. ne yazık ki çoğu kişi için "ailem müslümandı, ondan" dışında makul bir cevabı yoktur.

    italya'daki birine "neden katoliksiniz?", veya ailesi yahudi olan bir amerikalıya "neden yahudisiniz?" şeklinde sorulan sorular da anlamlıdır. birbirlerinden pek hoşlanmayan bu insanlara sorulan soruların cevapları şaşırtıcı şekilde aynıdır.
  • (bkz: #21608052)
  • "müslümanlık eyidur. hem vergisü de azdur."
  • bunu alana yanında promosyon olarak şunu verelim.
    (bkz: kaç yaşında müslüman olmayı seçtin)
  • -neden müslümansınız?
    -çünkü şöyle şöyle şöyle şeyler kanıtlıyor (kuran'dan oradan buradan bloglardan, son din olduğundan, yine kuran'ın mucizelerinden hadislerden doğadan* falan örnekler verir.)

    -neden hristiyansınız?
    -çünkü şöyle şöyle şöyle şeyler kanıtlıyor (incil'den oradan buradan bloglardan, yine incil'in mucizelerinden doğadan* falan örnekler verir.)
    -neden müslüman değilsiniz peki? hem o son din ve sizin peygamberinizi de kabul ediyor.
    -hmm. öyleyse derhal müslüman oluyorum.

    -neden yahudisiniz?
    -çünkü şöyle şöyle şöyle şeyler kanıtlıyor (tevrat'tan oradan buradan bloglardan, ilk din olduğundan, yine tevrat'ın mucizelerinden doğadan falan örnekler verir.)
    -neden müslüman değilsiniz peki? hem o son din ve sizin peygamberinizi de kabul ediyor.
    -hmm. öyleyse hemen müslüman olmalıyım.
  • türkiye'de sorulmanız halinde linç edilmenize neden olacak soru. koyu bir katoliğe , "neden katoliksin ?" sorusunu ibreti alem olmak adına sallandırılma korkusu olmadan sorabilirken, hoşgörüden bahseden birine karşı aynı soruyu soramamak düşündürücü...

    dip not: "neden müslümansın" sorusu, tunuslu ve endonezyalı arkadaşlara da sorulmuştur, ağızlarından köpük saçmadan normal bir şekilde cevap vermişlerdir, bizde var bir sorun...
  • jeffrey lang ve diger bir cok kisi tarafindan cevabi defalarca verilmis soru. hatta daha ilginci, hemen her gun islam'a giren yuzlerce insan tarafindan yine her gun cevaplanan bir soru... ilgilenene:

    ateizmden islama: http://www.youtube.com/watch?v=tcnoaepzt68

    joshua evans'in hikayesi: http://www.youtube.com/watch?v=qofgs4uhjai

    --- spoiler ---

    dindar katolik bir ailede yetiştiğiniz halde neden ateizmi seçtiniz?

    evet, hem katolik bir ailede büyüdüm hem de 18 yaşına kadar katolik okullarından eğitim aldım. ateizmi seçtiğim sıralarda tanrı'nın olmadığını düşünmeye başlamıştım. aklımda şu sorular vardı: "eğer tanrı vardıysa neden yeryüzünde insanlar acı çekiyordu, açlıkla mücadele ediyorlardı, eğer bizi seviyorduysa neden hepimizi cennetine almıyordu?" bu sorular aklımı karıştırmıştı, cevaplarını bulamadığım için de bir kaçış olarak ateizmi seçmiştim. üniversite, yüksek lisans, doktora eğitimlerimi bir ateist olarak tamamladım. bu sorular beni ateizme götürmüştü.

    peki, bu on yıllık süreçte ruhen ve vicdanen kendinizi nasıl hissediyordunuz? sizi etkileyen herhangi bir şey oldu mu?

    aslında pek fazla bir şey hissettiğimi söyleyemem ama bu zaman diliminde sürekli aynı rüyayı görüp duruyordum. hiç eşya olmayan bir odadaydım, bodrum katı gibi bir yerdi. yer duvardan duvara halı kaplıydı. siyah beyaz olduğunu hatırlıyorum. bizden yukarda, önümüzde bir pencere vardı, bu pencereden inanılmaz bir ışık aydınlatıyordu odayı. sadece erkekler vardı ve hepimiz dizlerimizin üzerinde, ışığın geldiği yöne doğru oturuyorduk. oldukça tuhaftı, sanki hiç bilmediğim bir ülkede gibi hissetmiştim kendimi. daha sonra başımızı eğerek yere koyduk, o anda dünyadaki her şeyin sustuğunu hissediyordum. sonra tekrar dizlerimizin üzerinde oturduğumuzda en önde tek bir kişi fark ettim. uzun beyazlı siyahlı bir elbise giymişti, başında ise büyük bir şey vardı. ancak bu rüya beni bir arayışa sürüklememişti açıkçası.

    peki, islamiyet ile ilk tanışmanız nasıl oldu?

    san francisco üniversitesinde hocalığa başladığım esnada müslüman bir öğrencim vardı. başarılıydı ve iyi bir ingilizcesi vardı. sohbetlerimiz din üzerine geçmiyordu, birbirimize herhangi bir şekilde bir şeyler ispatlamaya çalışmıyorduk. sonraları beni ailesiyle tanıştırdı, evlerine gittim. aradan zaman geçtikten sonra bana kuran hediye ettiler.

    aslında ben bir din aramıyordum, neden bana verdiklerini de anlamış değildim. kuran'ı büyük bir önyargıyla okumaya başladım. ciddiyetle okunması gerekiyordu, anlaması çok da kolay değildi, alıştığım türden bir hitap şekli değildi çünkü. ya ona teslim olmalıydınız ya da onunla savaşmalı. çünkü inanmayanlara karşı büyük bir savaş açmıştı, eleştiriyor, tehdit ediyor ve meydan okuyordu. ben ise karşı saftaydım. bu savaşta canımı acıtan bir dezavantajım olduğunu hissettim çünkü bu kitabın yazarı beni benden daha iyi biliyordu. sanki aklımı okurcasına her gece aklıma gelen sorunun cevabını, kitabı bir sonraki elime alışımda bana açık ve net bir şekilde veriyordu. yıllardır kafamda oluşturduğum duvarları yerle bir ediyordu, şüphelerimi bir bir izale ediyordu. bu savaşta yenilen taraf olmuştum. bana tek seçenek bırakmıştı o da; allah'a iman etmekti.

    --- spoiler ---
  • +neden müslümansınız?
    -valla iyidir dediler olduk.

    bu konuşmanın gerçekleşmesine sebep olabilecek soru. var dediler geldik mantığının sonucu.

    böyle olmak lazım hayatta. düşünmemek daha iyi. en azından şuna verecek daha kısa cevabın var.

    ya değilim çünküyle devam etseydim? bir sürü paragraf lazımdı şimdi. ne gerek var?

    (bkz: açıklamaya üşenen insan)