şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: http://haber.sol.org.tr/…yorum-uzerine-haberi-97500)

    sovyetler'de istese atom mühendisi bile olabilecek bahadır'ın aşırı acıklı hikayesi.
  • murat düzgünoğlu'nun yazıp yönettiği film.

    ilk filmi hayatın tuzu'nu pek sevemesemde neden tarkovski olamıyorum?'a bayıldım diyebilirim.

    film, kendi sorusuna cevap arayışı içerisinde, günümüz sinema piyasasının şartlarını da içeriyor. açılış sekansı ve kapanış sekansıyla tarkovski’ye usturuplu selamını çakan yapımın, piyasa içerisinde acı ama gerçek olanları da izleyicinin gözünün içine içine sokmaktan geri durmadığını belirtmeliyim. genel anlamda samimi olan film, özele inildiğinde insanları sürekli olarak “cahil” itham etmesiyle de uzaktan kibir kıvılcımlarına da yer vermiyor değil. açıkçası bizi bize gösteren unsurlar çokça. babanızın parası varsa tarkovski neden olamayasınız ama paranız yoksa sanat sizin neyinize, değil mi? siz gidin “cahil” halkın cahilliği üzerinden ceplerinizin duygusallığı ile hareket edin. işte bu söylemi yüzünden film samimi ve gerçekçi.
  • bir lars von trier sorusudur. yakınından bile geçmiyorsun. çok çalışman lazım daha, çoook.
  • yanlışım yoksa, bahadır karakterinin bulunmadığı hiçbir sahne olmayan bir film.

    film olarak vasat ama.
  • başka sinema 21 ocakta vizyona sokuyor. merakla bekliyorum.
  • salt adıyla aşırı derecede merâkımı celb eden film.
  • genel anlayışın ne yapsam da parayı kırsam olduğu bir ortamda beş on bin seyirciden fazlasının ilgisini çekemeyeceğini bile bile, inatla, ödün vermeden hikayesini istediği gibi anlatmayı seçmiş bir yönetmenin elinden çıkma soylu ve samimi film.
  • her ne kadar film ilkeler ile dünyevi hesaplar arasındaki tezatlıkları irdeliyor gibi gözükse de bence üstün sanatın bu dünyayla hiçbir ilgisinin olmadığını ortaya koyuyor. ben film bittiğinde "elektrik, doğal gaz, su faturasının olduğu yerde stalker olmaz arkadaş!" dedim. birtakım aksaklıklar olsa da güzel bir film. yapmacıklıktan uzak ve ilkelerle ilgili güzel metaforlarla bezeli bir film olmuş. şöyle ironik de bir durum var. bahadır tarkovski olmak istiyor, ben ise bahadır olmak istiyorum. adamın on numara eğlenceli hayatı var yahu. kaprisli ama gayet seksi bir sevgiliyi kapmış. yeni sevgili kapma imkanı her daim açık. ev kafadar arkadaşlarla dolu. ortalık biradan geçilmiyor. senarist arkadaş "yetinmeyen" yeni kuşağı da görünür kılmış olabilir...
  • son yıllarda izlediğime pişman etmeyen yegane film oldu.

    mizahı da hüznü de zarafetle taşıyan, insanın yüreğini sıkmadan derdini paylaşan mis gibi bir film. bir türlü tamamlayamadı projelerine bakıp bakıp iç geçirenlerdenseniz siz de, mutlaka izleyin derim.