şükela:  tümü | bugün
  • söz ve müziği tunay bozyiğit'e ait olan başındaki şiir ve devamındaki parça ile bir bütün olan güzel eser.

    ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi
    cehennem yangınlarından ölmeden çıktıysa bedenim;
    artık benim olmalıyım, benim.
    yeter yüreğimi bir çift gözün ateşine rehin verdiğim.
    ateş artığı değildir karşılığımız.
    pusatını dağ sisinden alan,
    firarırını mermisine emanet eden bir namludur bu eşkiya sevda ki;
    zulasında asılı durur kefenlediği ölümü.
    ellerinin çeliğine su verilmiştir ta adem'den beri.
    bilir ve intihar cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
    güneşin kızılca kıyametine kuruyan umut dallarını.
    yanacaksa cehennemden beter yanmalı!
    kim anlar ki eşkiyanın sağlamlığını;
    özlemin çiseyle yıkanmış şafak değerini kim?
    hani ellerine kuşlar inerdi; karda üşüyen kuşlar...
    bahçen kuş sevinçlerinle inlerdi ay şahrud.
    eşkiya yüreğime çığ düştü
    üşüyorum haa...
    aç ellerini.

    geldim mutsuzluğumla
    yürek susuzluğumla
    koynuna al demiyom
    eşikte koyma beni
    koynuna yatır demem
    yeter bağışla beni

    aç ellerin gireyim
    sana ömrüm vereyim
    kuruyan dudaklarına
    nefesimi süreyim
    kuruyan dudaklarıma
    nefesini süreyim

    dağlara küs olur mu
    bahara yas olur mu
    iki can bir bedenken
    ayrı yatmak olur mu
    iki yürek bir canken
    ayrı düşmek olur mu

    biliyorum suçluyum
    kentin kirli suyuyum
    sevmesini bilmiyorsam
    geçmişin sonucuyum

    aç kapıyı gireyim
    sana ömrüm vereyim
    kuruyan dudaklarına
    nefesimi süreyim
    kuruyan dudaklarıma
    nefesini süreyim
  • seyduna türküleri 2 albümünde emrah altınok tarafından seslendirilmiştir.
  • beni fena halde çarpıyor bu emrah altınok türküsü, boğazda düğümlenir adeta. listemdeki türkü kontenjanının en başında yer almaktadır.
  • biliyorum suçluyum
    kentin kirli suyuyum
    sevmesini bilmiyorsam
    geçmişin sonucuyum...

    dizeleriyle öyle bir etkilemiştir ki, kimseye anlatamadığınızı zaten anlatsan da anlayamayacağını döküvermiştir ortaya...
  • "sana ömrüm vereyim" derken ömrün ne değerli bir şey olduğunu hatırlatan parça. baştaki şiire alışmak kolay olmayabilir. ama birkaç dinlemeden sonra tamamıyla etkilemeye başlıyor. karanlık ama cesur bir türkü. dinlemekten yormuyor hatta efkarlı bünyeyi.
  • yaralı bereli, bol sancılı, hüzünerle dolu yıllardan sonra bir güneş gibi gelip hayatına konan sevgili için söylenecek şarkı tam haliyle budur. hoşgeldinlerin de en güzelidir.

    çoğu zaman ayrılıklar uyandırmaz kör yüreği, yürek kör ve kor işte, kolay değil. ama insan ister işte, "o"nun için ister. insan gelsin ister, yürek can bulsun ister. bedenin cehennem yangınlarından ölmeden sağ çıkmasının sebebi de o'dur yine, onun geleceği umudu. sonuçta bu dünyada ne destanlar yazılmış ne masallar tasvir edilmiş, bunlar bir insanoğlunun zihninin ürünüyse dünyada böyle güzel insanlar olmalıdır diye düşünmeler devam eder, belki uzun sürer ama inanmak lazım buna. hayat da böylesi kısayken insan "artık benim olmalıyım"ların en büyüğünü çeker. yetmiştir artık o kadar yarım kalmalar, umut bile edemeden biten günler, bazen de en umut dolu anda biten günler.

    gün gelirmiş de bu düşüncelerin gerçekliğe kavuştuğu noktada kendini bulabilirmiş insan.

    gelir "o" biri, görür seni en gerçek halinle, onun sende gördüklerinin gerçekten sen olduğuna inandığın noktada o en saf ve temiz haliyle "ben burdayım" der, belki mutsuzluğuyla gelir belki mutluluğuyla da, o andan sonra mutsuzluk kavramı miladın gerisinde kaldığından önemli değildir, en fazla hatırlayıp şöyle bi' gülümsemeliktir. mümkün müdür ki böyle bir kalbi kapı eşiğinde koyabilmek? yok böyle bir mümkünat.

    açarsın kapıyı, beklediğin, umudun ve yarının girer o kapıdan içeri.

    girer içeri; kapı kapanır. girer içeri; dalmalar biter. girer içeri; gülüşler başlar..
  • ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi
    cehennem yangınlarından ölmeden çıktıysa bedenim;
    artık benim olmalıyım, benim.
    yeter yüreğimi bir çift gözün ateşine rehin verdiğim.

    tunay bozyiğit'i delicesine kıskanırım hissedebildikleri için onları bu denli güzel yabsıtabildiği için. ama varsa şayet mesela bu şarkının yakıldığı bir güzel işte ona olan duygumu kıskanmakla ifade edemem.

    ''yeter yüreğimi bir çift gözün ateşine rehin verdiğim. ''işte ben burada bitiyorum. bu sözün içime yaktığı ateşi söndüremem şarkı bitmeden. devamında ''koynuna al demiyom eşikte koyma'' beni diyor ya işte bundan daha samimi bir özür dileme olamaz, olmadı.
  • http://www.youtube.com/watch?v=--iqtjn17gc

    bu türküde öyle bir "üşüyorum ha" geçer ki benzer bir etkiyi yapabilecek çok az şey vardır.
  • sabah sabah solunuzu pic etsin diye yazilan entry ve paylasilan link: https://www.youtube.com/…ature=youtube_gdata_player

    geldim mutsuzlugumla
    yurek susuzlugumla
    koynuna al demiyom
    esikte koyma beni
  • duvardan duvara çarpar sizi, tokat gibi ardı ardına iner sözler yüreğinize.
    kentin kirli suları bu şarkı çaldıkça dalgalanır, bitince yine durgun ve pis hallerine dönerlermiş.

    *