şükela:  tümü | bugün
  • olm tamam müthiş bir yetenek asla tartışmam ama adam oksijensizliktin tophane hıyarına dönmüş lan.
  • saf oksijen ve beraberinde uzun süre nefes antremanı gibi yöntemlerle mümkündür..
  • vücudunun herhangi bir yerinde hasar oluşmamış adamdır. şöyle ki adam bu rekoru suda deniyor bunun bir nedeni var. suda o şekilde kalarak tek bir kasını bile hareket ettirmiyor böylelikle kaslar da enerji ve oksijen tüketimini en aza hatta sıfıra indirmiş oluyor. rekora başlamadan önce baya bir süre saf oksijen soluyor buda kanda çözünür halde bulunan oksijen konsantrasyonunu artırmasına ve daha uzun süre nefesini tutmasına yardımcı olur. şimdi vücutta enerji üretimi ve canlılığı oksijene bağlı belli başlı organlar var bunların oksijen tüketimini de azaltırsa bir şekilde örneğin ilaçla kalp hızını azaltması gibi. enerji tüketimi oksijene en bağımlı organ beyin bununda min oksijen tüketmesini sağladığında kanında depoladığı oksijen le 24 dk nefes almadan yaşayabilir ve herhangi bir hasar almaz.
  • (bkz: stig severinsen) isimli şahsın 22 dakikalık rekorunu geliştirmiştir.

    bu ismi vermemin sebebi discovery channel’ın süper insanlar mı ne ona benzer bir programı vardı, o programda bu rekoru kırmıştı ve bu program boyunca bunu nasıl yaptığı detaylıca anlatılmıştı.

    programda anlatılanlardan özet geçilirse, dalış yapmadan önce uzun süre saf oksijen teneffüs ederek oksijence aşırı doygun hale geliyor.

    öncesinde kendini bu kulvarda geliştirdiği için normal bir insana göre hacimce daha geniş akciğerlere sahip oluyorlar.

    ve püf noktası, kalp atışlarını kontrol edebilecek şekilde kendilerini şartlayabilmeleri.

    mesela programda stig, normal bir insan kalp atış hızı dinlenme anında 60-70 arasındayken, stig kendini kontrol ederek kalp atış hızını 32 bpm’e getiriyordu. ve beynini nefes alma refleksine karşın şartlayabiliyordu. ayrıca az hareket ederek lüzumsuz enerji tüketimi yapmıyordu.

    sanırım bu arkadaşın da yaptığı tam olarak bu.
  • 17 yaşında 4 17 rekorun . 15 20 metreye dalıp kerevit pina falan avlardım. günde 100 dolares para kazanır bodrum da ezerdik arkadaşımla.
  • saf oksijen soluyarak yapiyor, turk gazetesi manseti gibi diil de biraz bilgi vererek yazsak keske
  • teknik olarak statik apne yönteminin alt uygulamarından biriyle kırılmış bir rekorun sahibi. sobat'ın yaptığı sanılanın aksine insan vücudunun yapamayacağı bir şey değil. özellikle kan basıncının ve kalp ritminin düşürülmesiyle ve bunun yıllar süren pratiğiyle fiziksel olarak bir zarar görmeden yapılabilir. ayrıca çoğu zaman hiç hareket etmeden durulduğu için kaslar yorulmuyor; kuvvetle muhtemel hipnogojik bir hal yaşandığı için de zihinsel olarak da daha sakin oluyorsunuz. haliyle bütün bunlar bu kadar uzun süre nefes almamanızı kolaylaştırıyor.

    (bkz: static apnea)

    klasik statik apne pür oksijen solunarak uygulanmıyor, fakat budimir sobat iki yönteme de aşina olduğu için bireysel rekorlar listesinde daha çok pür oksijen soluyarak performans sergiliyor. birkaç yıl önce pranayama araştırırken denk geldiğimde bu abinin rekoru 24 dakika 11 saniye idi (2018 imiş). şu an bu rekor yaklaşık 20 saniye geliştirilmiş durumda. pür oksijen uygulamasındaki en yüksek süre hali hazırda sobat'a ait.

    fakat klasik statik apne'de (yani saf oksijen solumaksızın) rekor yaklaşık 12 dakikaymış. bu 12 dakikalık eşiğe bazen beta bloker ile ulaşılıyormuş. yüzde 20'ye ulaşan oranlarda daha uzun süre nefessiz kalmayı sağlıyormuş. aşağıdaki vikipedi linkinde iki adet rekor listesi var.

    https://en.wikipedia.org/wiki/static_apnea

    buraya kadar bahsettiğimiz şeyler mevzunun sportif tezahürü. bir de işin kültürel bir kısmı var. yukarıda "insan beyni bu kadar süre oksijensiz kalmak için dizayn edilmedi" denmiş. sevgili konfüçyus, insan beyni dizayn edilmedi zaten. beynimizin ne kadar süre oksijensiz kalabileceğine veya çok az oksijenle ne kadar süre çalışabileceğine dair bilgimizi bu denemeler ilerledikçe ve dünya'nın bazı bölgelerinde uygulanan geleneksel pratikleri keşfettikçe yenileyeceğiz.

    örnekse bajau kabilesi bireylerinin akciğer kapasitelerinin ve beyinlerinin oksijensizliğe dayanıklılığının genetik olarak ortalamadan yüksek olduğunu biliyoruz. genetik faktörü olan örnekler dışında, hindistan ve nepal'de görülebilen yoga pratiklerinde çok uzun süreler boyunca çok az oksijenle meditasyon yapan çileciler ve yogi'ler mevcut. hint ve budist spiritüel pratiğinde nefes egzersizi olarak bildiğimiz pranayama, esasen pratiğin sonunda "neredeyse nefes almıyormuş gibi az nefes alma" hedefiyle yapılır. yani söz konusu yogi veya sadhu, (bir tür nirvana diyebileceğim) samadhi haline ulaşmak için meditasyon yapar ve pranayama ile neredeyse nefes almadığı bir noktaya ulaşmaya çalışır. öyle ki bunu ölüme kadar giden bir oruçla birleştirdiklerinde; kendilerini bir anlamda mumyalayarak ölmüş olurlar.

    (bkz: sokushinbutsu)

    https://en.wikipedia.org/wiki/sokushinbutsu

    hele bir durun bakalım insanoğlu bu toprak üstünde daha neler edecek. ya da suyun altında, bilemedim.*

    edit: kafa karışıklığını engellemek için; saf oksijen soluyarak yapıyor derken performans sırasında oksijen soluduğunu kast etmiyoruz. vidyoda açıkça görülüyor. önce nefesini düzenleyip saf oksijen soluyor ve nefesini tutmaya başlıyor. muhtemelen bedeninizi ve zihninizi nefes alma refleksine karşı eğittiğinizde oksijen alınmadan ulaşılan ortalama 12 dakikaya bir o kadar daha ekliyorsunuz. zira beyin ve kan için en başta alınan oksijen yeterli oluyor ve fiziksel bir zarar görmüyorsunuz.
  • gereksiz işlerle uğraşıp meşhur olanların yaşadığı bu çağda, gereksiz bir işle meşgul olup bir şekilde meşhur olan adamdır.

    kime ne faydası var böyle işlerin anlamıyorum cidden.

    ama azmini takdir ettim tabi.