şükela:  tümü | bugün
  • sûr idi gûya nefir i mehteran bir nefh ile
    eyledi düşmenleri üftade i hak i fena..

    -sami-
  • (bkz: nefirname)
  • özellikle mehter müziğinde kullanılmış, metal nefesli çalgı. neifr çalan müzikçiye nefiri denirdi. nefirin çeşitli boyda olanları vardır. bazısı 1.5 m'den uzundu. trompetinkini andıran bir ağızlığı ve kalağı vardı, perde delikleri yoktu. bir temel ses ve armonikleri elde edilebildiği için nefirle melodi çalınmaz, çeşitli komutları bildirmekte kullanılırdı.
  • selanik'te 1922 yılında 19 sayı yayımlanmış ilginç bir mizah dergisi. kurtuluş savaşına muhalif bir çizgi izlemiş. yazıları osmanlıca; karikatür altı yazıları ise üç dildeymiş: osmanlıca, rumca, fransızca.

    kaynak: ismail şen, karikatürlerde atatürk, s. 333, sarnıç yayınları.
  • boynuzdan boru yapilarak elde edilen eski çağlarda haberleşme içinde kullanılan çalgı aleti.
  • farsça, büyük boru demektir. bazı fakir (özellikle batınî) dervişlerin bellerinde taşıdıkları küçük boruya da, nefîr denir. kerrenay'dan küçük olan bu boru, sığır boynuzundan yapılırdı. buna "yuf borusu" da denir. nefîr, kulakları rahatsız edecek derecede güçlü bir ses çıkarır. derviş bir yere gelince veya yolculuğa çıkacağı zaman, bunu üflerdi. askerî alanda kullanılan nefîr, harplerde ve tehlikeli zamanlarda çalınırdı.

    nazar-ı pîr-i tarîkatta kim olmaz üryan
    çal âna yuf borusun, mürşididir dîv-i anîd
    şîrî
  • anadolu ve horasan orijinli derviş figürlerinde, özellikle melameti ve kalenderi dervişlerinin boynuna asılı vaziyette görülebilen, organolojik sınıflandırma bakımından “tabii çalgılar” sınıfına mensup, boynuzdan imal edilen bir çalgı.
  • hunlar’dan bugüne kadar orta asya ve islam devletlerinde üflemeli çalgılardan olan (selçuklular ve osmanlılar’da tabılhane ve mehterhane grupları) askeri müzik topluluklarında kullanılan bir tür müzik elemanı.

    hayvan boynuzlarından yapılan ve seyyah dervişlerin çeyizlerinden olan bu (bkz: nefrin)in diğer adı da (bkz: canavar düdüğü) dür. böyle söylenmesi dervişlerin yırtıcı hayvanları uzaklaştırmak için kullanılmış olmasından ileri gelir. ayrıca uzaktaki birine seslenmek için de işlevsel özelliği bulunuyor. (bkz: borazan)

    zincirlerle boyuna veya bele bağlanan bu aleti (bkz: goygoycu)(bkz: nâm teberru) dervişlerin kullandığı da görülürmüş.

    (bkz: hacı bektaş müzesi) ve (bkz: tokat müzesi)nde nadide örnekleri sergilenir.

    nefirimi üflesem yâ vedûd deyû
    dervişoğlu çağırsam lâ yemut deyu
  • kalenderilere cevlaki denirmiş. anadolu ve rumeli'ye yayılmışlar. toplu halde davul, nefir, kudüm ve bayraklarla gezerlermiş. saç, bıyık, sakal ve kaşlarını usturayla tıraş ettirdiklerinden çardarp (dörtlü darbeli) diye betimlenirlermiş.

hesabın var mı? giriş yap