şükela:  tümü | bugün
  • simdi biliyorsunuz pozitif dissallik isimli bolumumuzde fabrikayi actik, kente kasabaya refah getirdik, kuru sulu gida, bebeklere mama getirdik, saglik ocagi actirdik, dispanser yaptirdik (ki hayatimda dispanser gormedim, goren tarif etsin).

    kasaba idi, kent oldu, futbol takimi kumeden cikti, birinci lige emin adimlarla ilerliyor, transferler yaptik, stada ek ciktik, vesair biliyorsunuz. iste o noktada bu isler buyudu ya, cok afedersiniz bir cok serrefsiz, serseri, it kopuk da o kente dadanacak,

    "ehehehororo su gentin bozitif dissaligi meshurmus, biraz da biz faidelenelim" diyecektir.

    bu ulkede seyahat ozgurlugu var, sak diye kapisina adam dikip "sktrin gidin la!" diye kovalayamazsin ki elin serserisini. gelirler efenim kariya kiza sarkarlar, arabalari cizerler, umumi helalara
    "mna goduum boztif dissaligi" yazarlar, umumi hal ve dengeye mugayir davranislar icine girerler.

    o vakit kentli soyle bir killanir der ki

    "kardesim fabrika mabrika tamam da bu fabrikadan sonra it doldu kopuk doldu, pozitif dissalliktan bir sey anlayamaz olduk".

    iste o an bir bilen cikacaktir diyecektir ki

    "bu pozitif dissalligin bir de negatif kismi varmis, haymnskiim"

    boyle diye diye sesler yukselecek benim kente bakan konagimin, malikanemin kapisindan iceri suzulecektir. bu sesleri duyunca ben ne yapayim? sinirlenirim, uzulurum. ertesi gun fabrikanin kapisina bir acik mektup yazarim derim ki

    "sevgli kasaba sakinleri,
    fabrikayi kurduk is guc sahibi oldunuz, pozitif dissalligimiz iyiydi. simdi it kopuk dolusunca, gek guk etmeye basladiniz. haram zikkim olsun actigim fabrika, gotunuze girsin o bacalar."

    kasaba halki galeyana gelir, linc felan. ama ben coktan minhetina dondum bile. ne isin var elin kucuk kasabasinda otis, sen minhetinlisin, minhetinli kal. pozitif dissalligin bireysel olsun, bayanlara selam et, selam al.
  • haberlere daha cok cikan bu turden dissalliklardir. kritik hadise dissallik olusturan elemanin bu dissalligi umursamamasi ve bunun isle alakasiz insanlari etkilemesidir. yani temelde piyasanin kaale almadigi ekstra bir maliyet vardir ve bu kendi halinde insanlarin tepesine binmektedir. problem iki insan arasinda geciyorsa halletmesi cok zor olmayabilir. (bkz: #26131616) ama mesele firmalarla insanlarin munasebeti uzerineyse veya olayin birden fazla tarafi varsa serbest piyasa normal dinamikleri icinde problemi cozemez. teknik olarak insanlarin veya kuruluslarin grup halinde hareket ederek bazi insiyatifler almalari mumkundur ancak bu cogu zaman cesitli engellere takilir. bkz ol sebepten devlet meseleye el atmak durumundadir. cozum regulasyon vergi veya kisitli ticaret yollariyla arz egrisine sosyal maliyeti eklemekten gecer.

    suna da bir bakiverin cok merakliysaniz: (bkz: #26131574)
  • (bkz: ezan)
  • ucuncu sahislara dolayli zarar veren faktorler anlamina gelen ekonomik bir terim. ucuncu sahis kim peki? malum ekonomide islemin * olusmasi icin iki kisiye ihtiyac vardir. sen ve ben. biz ve onlar. baskan ve adamlari. emlak orneginden gidecek olursak ben kiraciyim sen de ev sahibi. ucuncu sahislar da komsular olsun mesela. mahallemiz huzurlu bir yerken bir gece hanzolar tasinir, gurultu yapmaya baslar, copunu guzelim sokaga doker, yan bakiyon kavgalari baslatir, ayakabi calar. komsular birer birer evlerini alip baska mahallere gider. sen ev sahibi olarak dersin ki ''noldu bu anunagodumun evine? eskiden kiracilar uzun zaman kalirdi. kiralar tikir tikir yatardi. simdi habire kiraci degisiyor. halbuki evin bakimi da iyi. simdi bazarda tikirti mikirti yok.'' iste evinin surekli kiraci degistirmesine yol acan bu sebepler negatif dissalliktir. ekonomiye kayiplar veren kimil zararlisi gibi bir seydir. defaatle mucadele gerektirir.