şükela:  tümü | bugün
  • genelde filmlerde bu aletin ışığı hep yanıktır ve hatta her daim üzerinde filmler asılıdır. ama gerçek hayatta işiniz bitince filmleri toplar ışığı söndürürsünüz.
  • (bkz: lightbox)
  • bazen kendimi önünde hayallere dalmış şekilde bulduğum alet.bazen de soluklanmak için gidiyorum yanına. 5-10 saniyelik bir kaçış benim için. aslında mesleğimi çok seviyorum ama bazen 300 hasta ve bunlarında en az 1 yakınıyla iletişim kurmak çok yorucu olabiliyor.
    bu aletin karşısındayken unutulmaması gerekenler de var. göz değil beyin görür. eğer ne aradığımızı bilmiyorsak patolojiyi göremeyiz. hastayla kibrimiz arasında tercih yapmamalıyız. röntgende süpheli birşey varsa kesinlikle uzmana danışılmalı. ve en önemli madde. röntgeni değil hastayı tedavi etmeliyiz.
  • eksik olmasın teknoloji (bilgisayar,ipad vs) yavaş yavaş ortadan kaybolmakta olan doktor alet-edavatından önemli bir parçadır kendisi. beyaz önlük,stetoskop ekürisini o tamamlar. elinde bir filmi sallayarak artistik çekilde negatoskop'a yerleştiren bir doktor hele bir de o filme gözlerini kısarak bakıyorsa...peh peh peh...
    bunu bilgisayar ekranındaki görüntüye bakan doktorla kıyaslayın. solitaire oynayan çocuktan ne farkı ki o sözde doktorun. isterse en görünmeyen yerdeki en ufak lezyonu görsün.
    negatoskoplar,seviyorum hepinizi.
  • hastanede ismini bilen pek yoktur. çoğunluk filmi oraya asmak için aletle tanışık olmaları gerektiğini düşünmez.

    oysa artık pek yüzüne bakılmasa da, eski zamanlardaki hizmetlerinin hatırına, negatoskop, negatif olanı görmelerine izin verdiği için isminin bilinmesini, kendisine saygı gösterilmesini ister. yani en azından böyle bir durum olmalı yoksa bizim hastanedekilerin bazen çalışıp bazen çalışmamalarını nasıl açıklarız bilemiyorum. eşşek değiliz, insanız. bugün benim için gidin bir negatoskopla tanışın, gönlünü alın küçük skopun. o da sizden korkuyor aslında.
  • ismi bilinmeyen taş gibi aletler kategorisinin en karizmatik elemanı olabilir.

    ben de adını cumartesi günü aletin üzerindeki demirbaş / sabit kıymet etiketinde görüp öğrendim.

    2009 senesinde bisikletle kayıp dizimi burktuğum zaman mr çekilmiştim. mr sonuçlarını inceleyen iki farklı doktor da (aynı hastane aynı oda) filmleri güneşe tutup incelemişlerdi. şu an bulunduğumuz hastanede servis koridorunda hemşire bankosunun yanında duvara monteli, fişi çıkık vaziyette duruyor. sac kasa ve süt rengi boyalı cam mı yoksa mika mı inceleyemediğim yarı şeffaf zemini ile belki de senelerdir üzerinde hiç film bakılmamış olmasının hüznünü yaşıyor.

    içinde belki abuk subuk bir ampul, belki de zorlana zorlana yanan bir floresan var. halbuki günümüzde tavanlara takılan led armatürler sanki her biri ayrı bir negatoskop olarak yapılmış gibi.