şükela:  tümü | bugün
  • altyazı meleklerinden biri.

    kendisi için başlık açılmamış mı, ben mi bulamadım bilemiyorum ama teşekkür ediyorum kendisine.

    teşekkürler bacım.
  • sadece bana özel yayınlanan, türkiye'de sadece benim ve kendisinin izlediği outlander'ı çeviren ablamız. çok teşekkür ediyorum kendisine burdan.
  • çok iyi bir çevirmen olmasının yanında dünyanın en iyi insanlarından biri. "çövörö nördö koldo" diyen birisine dahi insan muamelesi yapacak kadar merhametlidir.
  • tanımam ama çok severim güzel insan bize diziler çevirir.
  • kötü çevirmişler dediğimde engeli basan altyazar. bir de iyi insan diyorlardı. doğruya doğru kardeşim eşekherifin yaptığı ayıp olabilir ama siz de bayağı kötü çeviriyosunuz yani.
  • ülkenin tipik insan modeli. millet google translate ile çevirdiğini söyledi, yaptıkları benzetmeye bak. sanki siktiler.

    https://twitter.com/…rin_/status/993613142121951232

    (bkz: hardcore acıtasyon)

    edit: imla

    edit 2: tweeti patlatmışlar hemen.

    https://i.hizliresim.com/9mnd1z.png
  • bir diziyi önce kendilerinin çevirmeye başlamasından ötürü yalnızca onların çevirmesi gerektiğini savunan şahıs.

    gayesi yalnızca gönüllü olarak topluma bir hizmet sunmak olan insan nasıl olur da izleyicilerin tercih etme özgürlüğünün olmasından rahatsız olur anlamak mümkün değil. raconmuş, ayıpmış tamamen hikaye. bir diziyi siz daha önce çevirmeye başladınız diye hatalarla dolu bir çeviriye maruz kalmak zorunda mı insanlar? neden çeviriler arasından daha uygun bulduğunu, hoşuna gideni tercih edemesinler? bu agresif tavrın altında yatan gerekçe (bkz: eşekherif) 'in yaptığı ve yapacağı çevirilerin kendi sunduklarından daha iyi olduğunu bilmesi ve tek el oldukları dizi ile elde edilmiş popülaritenin, isim reklamının zayıflayacağının bilincinde olması.

    şöyle ufak bir örnek

    küfürlü sahnelerde "tüh ya" tadında çevirilerle duygu ve orijinallik kaybına yol açılmasına değinmiyorum bile.
  • kendilerini eleştireceğim. ancak eleştirinin de yapıcı olması gerektiğini savunanlardanım. bu yüzden "ayar", "hate-speech", veya "çemkirme" olmayacak bu entry'de... zira "uslup esasdan önce gelir" düsturunu benimseyenlerdenim.

    şöyle söyleyeyim;
    "westworld'ün ilk sezonunu kötü çevirmişler..."
    tabii ki ellerine, kollarına sağlık, bir emek vermişler, üstelik hiç bir karşılık beklemeden, bizlere
    bu altyazıları bedavadan sunmuşlar... kendilerine çok ama çok teşekkür ederim...
    belki tek bekledikleri karşılık "profesyonel ve kurumsal bir altyazı tercüme firması (netflix, google movies, amazon vs.) belki bizi keşfeder" veya "internet aleminde bilinir olalım, şanımız yürüsün" veya "insanlar, koca bir ülke bizim altyazılarımız ile dizileri izliyor, bu çok güzel bir haz" gibi şeyler olabilir. ki bunlar da gayet doğal...

    ancak az önce de dediğim gibi westworld'ün ilk sezonunu kötü çevirmişler. (şu anda ep8'deyim)
    tamam anlıyorum, diyalogları zor bir dizi, oldukça şiirsel, edebi, ağdalı ve sofistike konuşmaların yer aldığı bir dizi.
    ancak bu bir bahane olamaz.
    mesala taşkano'yu örnek vereyim, kendisi twitter'dan ve diğer sosyal mecra ortamlarından bildiğim kadarı ile "kimya" bilimi ile uzaktan yakından alakası olmayan birisi...
    ancak breaking bad'de kimya bilimine ait terminolojiyi akademide kullanılan kimya terminoloji ile birebir uyumlu çevirmesini bir kimya mühendisi olarak takdir etmiştim, ve kendisine takdirimi belirten bir tweet atmıştım, kendisi de teşekkür etmişti. (mesala "contamination" kelimesini "pislik, kirlilik bulaşması" olarak değil de "kontaminasyon" olarak çevirirdi... veya "impurity" kelimesini "saf olmayan, saflığı bozan" olarak değil de "impürite" olarak çevirirdi... daha neler neler... aklıma ilk gelenler bunlar şu anda.)

    muhtemelen şu anda "bu kadar konuştun, bir örnek ver bari" diye düşünüp nehirin & ırmak'ın çeviri hatalarına örnek bekliyorsunuz... gerek yok... çok rahat 30 -40 tane hata bulabilirim ilk sezonda... ancak söylemek "istediklerimi", "amacımı" anlayan kişiler buraya nehirin & ırmak'ı arka arkasına örnekler vererek aşağılamaya değil, yapıcı bir eleştiriyi izah üzere geldiğimi anlamışlardır...
    ancak dediklerimin biraz daha somutlaşması adına son izlediğim bölümden bir tane örnek vereyim. 10 dakika önce izlediğim sahnedeki hatayı yazayım, sadece bir örnek ile kapatayım.

    --- spoiler ---

    s01e08'de dakika 18:00 - 19:00 arasında felix ve sylvester arasında şöyle bir dialog yaşanmakta:

    1087504||1090090||when you make a system update,\~it puts her out, right?||
    1090424||1092342||- yeah.\~- yeah, then we brick her!||
    1092760||1096597||- what?\~- wipe out everything. clean slate.||

    peki bunu nehirin & ırmak nasıl çevirmişler;

    1088007||1090674||...sistem güncellemesi yapınca\~kızı atıyor öyle değil mi?||
    1090718||1092927||- evet.\~- evet! o zaman örelim etrafını.||
    1092970||1096639||- ne?\~- her şeyi silip temiz bir sayfa açalım.||

    buradaki "brick" tuğla, briket, duvar örmek anlamına gelen brick değildir. yazılım terminolojisinde bir program veya sistemin çalışmaz hale gelmesi, çökmesi anlamındadır. mesala bilgisayarını veya cep telefonunu yanlış bir işlem yaptığında "brick" yapabilirsin. bozabilirsin yani...
    o zaman örelim etrafını olarak değil de "sonra bozarız onu" veya direkt terimi kullanarak "onu brick yaparız" diye çevrilebilirdi... zira bu dizinin hedef kitlesi "brick" in ne olduğunu bilecektir, bilmese de merak edip bakacaktır. merak edip bakmasa da "brick yapalım" dendiği zaman bunun kötü bir şey, bozmak gibi bir şey olduğunu anlayacaktır.

    ama "o zaman örelim etrafını" şeklindeki çeviri hiç bir şey ifade etmiyor. hatta izleyiciyi yanlış yönlendirip konuyu anlamamasına sebep oluyor.

    --- spoiler ---

    dediğim gibi, örnekler çoğaltılabilir, çok rahat 30-40 örnek verebilirim bu konuda.

    ilk sezonu izlerken sürekli pause yapıp, bu altyazıda bir hata var diye düşünüp, google'dan bölümlerin transcript'ini arayıp, o sahnedeki diyaloğun ingilizce orijinal metnini okuyup, sonra devam ettim... çünkü gerçekten konuyu yanlış anlamama sebep olacak çeviri hataları vardı.

    ***

    şimdi buradan bana bir eleştiri gelecektir; "yahu o kadar biliyorsan buyur sen çevir" diye...
    zamanım olsa inanın çevirirdim... ki zamanımın olduğu öğrencilik yıllarımda bol bol smartphone aplikasyonları için çeviriler yaptım... üstelik bunlardan 3 tanesi milyar sayısında indirmeye sahip aplikasyonlardı, muhtemelen bu entry'yi okuyan senin, evet senin telefonunda kullandığın o aplikasyonun çevirisini ben yaptım.

    (şunu da ekleyeyim, nehirin & ırmak'ın ingilizcesi benden çok daha iyi gibi görünüyor... benim ingilizcem de iyidir, gayet fluent bir konuşmam, advanced düzeyde dinleme ve yazma bilgisine sahibim... ama eminim ki nehirin & ırmak'ın ingilizcesi benden daha iyidir.
    ancak nasıl ki bir şarkıya "öff ne biçim bir ses bu, ne kadar kötü bir şarkı" demek için illa ki billur gibi bir sesimizin veya profesyonel bir müzik bilgimizin olması gerekmiyorsa, bir çevirmeni eleştirmek için de ondan daha iyi ingilizcemizin olması gerekmez. ben karga gibi sesimle bir çok şarkıya "öff ne iğrenç bir şarkı bu yaa" diyorum, eminim ki hepiniz sevmediğiniz şarkılara bunu diyorsunuz.)

    eşekherif konusuna girmeyeceğim, eşekherif ayıp etti. her ne kadar iki tarafın da yaptığı iş resmi bir iş olmasa da, hatta korsan bir hizmet olsa da, ben kendimi bildim bileli internet aleminde "yazılı olmayan bazı kurallar" vardır... eşekherif bu etik kuralı bozdu...

    son olarak; nehirin & ırmak, hamurunuz çok sağlam, iyi işler yapacak potansiyeliniz olduğu 1000 km öteden görülüyor... ancak kendinizi sadece "bir tık" daha geliştirmelisiniz.... sadece bir tık daha...
    bunu başaracağınıza da eminim... yolunuz açık olsun...
  • outlander'ı izliyorum da, google translate olmuş resmen?

    kadın hemşiredir ve kanı tanıyacağını söylemektedir:

    -i think i should know the blood by now
    -sanırım bugünlerde ancak kan olabilir

    valla üşendim en kısasını yazdım, hele bi cümle var ki allah muhafaza, çevirisi yani, neyse.
  • westworld çevirisinde teknik terimlerin çevirisi konusunda eksiklikler olduğu tespit edilse de, eşekherif'ten daha iyi altyazı hazırlamaktadır. bunu, eşekherifin yaptığı eşeklikten değil de ilk sezondan gelen alışkanlıktan ötürü söylüyorum sanırım. zira ikisi arasında ciddi bir üslup farkı var ve bence nehirin'in çevirisi çok daha güzel.