şükela:  tümü | bugün
  • dokunun çürüyerek ölmesi..
  • hucrenin istemsiz bir sekilde kendi kendini oldurmesi.
    yani (bkz: apoptosis)in istemeyerek olani.
  • apoptosisden farklı olarak hücrenin kendi isteğiyle oluşmaz, trafik kazası gibi istenmeden gerçekleşir. apoptosisde olduğu gibi fazladan enerjiye gereksinim yoktur ve sadece kendisini değil etrafındaki hücreleri de yok eder.
  • dişçilikte kanal tedavisine sebebiyet veren rahatsızlıklardan başta geleni. çapaya bir profun tavsiyesiyle gittiğimde baş asistana, oradan da asistana düştüğümde, önce köküne iltihap inmiş (ve sonra çekilmiş, çekildikten sonra kökü temizlenmiş, yanındaki çıkmamış 20 yaş dişinin katır gibi sert kapşonu kesilmiş) dişime temiz dediler, sonra 'gelmişken öndeki 2 dişimin arasındaki çürüğü de aldırayım' dememle orayı da temizleyip kat kat sıvayarak asitli beyaz dolgu yaptılar ve maceram başladı. bir hafta içinde ön dişimde 'doktorların deyişiyle alışacağım' bir ağrı oluştu, aldırmadım soğuk-sıcağa verdim, gel zaman git zaman zonklamalar ve zıplatmalar öyle bir hal aldı ki birşey yiyemez oldum, 1 muzu alt dişlerimle parçalayıp azılarımla öğüttüğümde pasta yemiş kadar seviniyordum. kısaca iyice yıkanıp temizlenmeyen beyaz dolgunun asidi ön dişimin köküne, pulpasına kadar inmiş ve doktorun çıkarıp koklattığı -kırmızı olması gereken- kan damarları simsiyah olmuş. buna nekroz deniyor dostlar (yaşanmışı var).
    şimdi ne mi oldu? kanal tedavisi, 2 farklı ilaç ve gene zonklama. antibiyotiklerin bitmesini bekliyorum. gene zonklamalar başlarsa iltihaplanma başgöstermiş demekmiş ve tedavi sonuç vermezse kök bilmemne ameliyatı ile çene cerrahisinde dişin kemikteki bölümüne falan inilip sorun halledilip diş kurtarılacakmış (siz o sırada film seyretmeye gidiyormuşmusunuz gibi anlatıyorlar). hakkımdan hayırlısı, kalan 31 dişime allah zeval vermesin, kimsenin de yolunu çapaya düşürmesin!
    merak edene not: ağrı değil de zonklama şundan oluyor, anaerobik ortamda üreyen bakteriler orada basınç yapıyormuş ve dişin içinde gaz birikiyormuş. garip ama bir şekil gaz sancısı yani. eğer antibiyotik alınmazsa apse yapabiliyor ve o saatten sonra diş çekiliyor. nerede 7 günde bir yeni diş çıkaran beyaz köpekbalığı, nerede kaybettiği aslarla avrupa'da başarı hedefleyen dişli bir takım oluşturmayı hayal eden kolombre.

    unutkan edit: diş kanal tedavisiyle kurtarıldı. ayrıca implant forever.
  • en yaygin nedenlerinden birisi hayvan, bocek, yilan, penguen isiriklaridir.. (penguen isirigini komik olmak icin salladim.. ama hos olmadi)
    cok ciddi bir sekilde insanin hayatini kahredebilir, öldürmez ama süründürebilir.. misal veriyorum, tatile gidersiniz, örümcegin teki isirir, hafif bi kasinti ile dert etmessiniz, ama sonra isirdigi yara büyür, iceri gocer, eskimis kasarin küfü gibi olur ortam ki yillar sürecek lanet edici bir tedaviye baslamanin zamaninin geldigine isarettir..

    iyilesmeyen yaralarin bir kismina necroz diyebiliriz bu arada.. yani sahsen ben diyebilirim. zira doktor falan degilim.. dokular kendi baslarina sessiz sakin öldüklerinden insanin hayatina pek kast eden bir sey degildir, ama hayat standardini düsürür..
  • (bkz: nekrofili)
  • nekroz dokularda meydana gelen yersel ve ani ölümdür. nekrozda hücre çekirdeği;
    -piknoz
    -karyoreksis
    -karyolizis gibi değişimlere uğrayabilir.

    nekrozun kendi içinde koagulasyon nekroz, kolligüasyon nekrozu ve gangren olmak üzere 3 tipi vardır. bunların hepsi evlerden ırak ama en fenası sulu gangren zannımca. tüm doku harabiyetlerine ek olarak kokuşma bakterileri de devreye girer ve bu fenadır çok çok fenadır...
  • dokuzuncu nesil yazar.
  • hücre ölümlerinin iki tipinden bir tanesidir. nekroz kontrolsüz hücre ölümüdür. apopitozis ise programlı hücre ölümüdür. (bkz: apoptozis)