şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: nemrut dagi)
  • ciddi, sert gulmez `insan.
  • çocukken burnuna yılan kaçtığı için inanılmaz derecede çirkin olmuş, öz babası tarafından öldürülecekken annesinin yalvarması neticesinde bir çobana verilmiş, çobanın çirkinliğe dayanamaması sebebiyle dağ başında bırakılmış (tahmin edin hangi dağ) ve nemrud adında bir kaplan tarafından büyütülmüş gaddar hükümdar, ismi kaplandan gelmektedir. kendisine tapılmasını istermiş, ibrahim'i ateşe atan kişi de kendisi imiş..
  • babilin ilk kralının adı.babil kulesini yaptırdığı için tanrı tarafından cezalandırılır...
  • (bkz: semrut)
  • incile göre babilkrallığının kurucusu. gılgamış veya izdubar olarakta bilinir. güçlü ve acımasız bir avcıdır. müslümanlara göre ibrahimi yakmak isteyen adamdır. daha sonra ibrahim bu herifin kızı olan sarah (sabah?) ile evlenmiştir.
  • türk raki * markasi..
  • geçen gün bizim arkadaşlardan biri iş yerine kabuklu fındık getirmiş. hep birlikte yumulduk, millet dişleriyle çattara çottara kırıp yemeye başladı. açıkçası odayı dolduran "kıttarak!", "küttenk", "çottaaa" seslerinden sonra benim aynı şeyi yapmayı pek gözüm yemedi.

    bu işi nasıl çözerim diye etrafa bakınırken birden kapıyı açık tutmak için kullandığımız alçıdan dökme nemrut kafası heykelini gördüm. yere bir bloknot yerleştirdim, fındıkları da üzerine dizip kafanın sivri ucuyla allah ne verdiyse giriştim.

    sonra birden nemrut'un ölüm hikayesi geldi aklıma, durdum kaldım öyle. o nasıl bir lanetmiş ki arkadaş, bi şeyi pata küte vurmak icap edince bile adamın heykeli geliyor ele. komiğime gitti...

    arkadaşların "herifteki akla bak be" bakışları arasında güzelce yedim nemrut'un lanetine tanıklık eden o canım fındıkları.
  • robert ludlum'um bir romanı. orjinal ismi the matlock paper'dır. sürükeyici bir macera romanıdır. türkçeye semih yazıcıoğlu tarafından çevrilmiş, altın kitaplar tarafından yayınlanmıştır.
  • hikaye bu ya, tanrılık davasına girişen nemrut, ilahi adaletin tecellisinden kaçamamıştır. günlerden bir gün portakal bahçelerinde gezinen nemrut'un kulağından içeri bir sivrisinek giriverir. başlarda sadece hafif bir kaşıntıya sebebiyet veren bu sinek, zaman ilerledikçe kafatası içerisinde büyüdükçe büyür ve nemrut'u dayanılmaz acılara garkeder. zamanın en ünlü doktorlarının, üfürükçülerinin, lokmanlarının, hacılarının-hocalarının kapılarını aşındıran bahtsız nemrut, pozitif bilimin derdine çare olamayacağını görünce, b planını uygular. kırım'dan kendisine kölelik etmek üzere iki adet zebellah getirtir. bu iki köle, dönüşümlü olarak, kaşıntı krizleri geldiği zaman, nemrut'u yeri gelince tokatlamak, yeri gelince yumsuk-tekme hacamat etmek üzere programlanmışlardır. (bkz: mazlumu getirin bana)

    plan uzunca bir süre sorunsuz şekilde işlemiştir ama sivrisinek yıllar geçtikçe büyümekte, sebep olduğu acılar kat be kat artmaktaymış. tarih kitapları bu süre zarfında nemrut'un kafasının anormal bir şekilde büyüdüğünü, en sulak mevsimde yetişen diyarbakır karpuzlarının, bu kafa yanında, vız gelip, tırıs gittiğini yazmışlardır.

    kölelerini azad eden nemrut, artık krizleri başladığı zaman, ancak kafasını duvarlara vurarak rahatlayabilmekteymiş. kontrolünü kaybettiği bir gün, kafasını duvara o kadar sert vurmuş ki, kafatası patlamış ve oracıkta can vermiş.

    sineğin akıbeti ise hala bilinmemektedir. isviçreli bilim adamları, her yılın temmuz ayında dünyanın çeşitli yerlerinde "yeryüzünün en ünlü sineğinin dehşetcengiz sırrı" isimli konferanslar düzenlemekte, makale ve araştırmalar yayınlamakta, bu önemli konunun üzerindeki sis perdesini kaldırmak için, kah tahran, kah connecticut dünyayı arşınlamaktadırlar.
19 entry daha