şükela:  tümü | bugün
  • nkp-m, 96 yılı başında, pracanda önderliğinde örgütlenmeye başlamış ve 13 şubat 1996 tarihinde aynı anda ülkenin dört bir yanında eyleme geçmiştir. karşılık olarak da yüzlerce insan tutuklanmış, onlarcası da öldürülmüştür.

    bu, nepal toplumsal mücadele kornolojisinde elbette ki bir başlangıç değildi. tüm anlatılanlardan çıkan sonuçlardan biri şu, nepal de diğer güney asya ülkelerinden, daha doğrusu herhangi bir üçüncü dünya ülkesinden farklı değil. dış müdahalelerle kanlı siyasi entrikalar (bkz: dipendra bir bikram shah dev/@ribbons), gösteriler, statükoculuk yerine demokrasiye geçiş sorunları yaşanıyor. orda da ruhban sınıfıyla ahenk içerisinde bir feodalizm, devletle işbirliği içinde olan erkler, sömürge mevcut.

    güney asya'nın nepal'de de doğal kaynaklar satılmakta, (su kaynakları hindistan'a satılmakta ama halkın % 40'ı temiz su kaynaklarını kullanmaktadir. endüstrileşmiş üç-dört ülkeye yetecek hidro elektrik enerji kapasitesine rağmen elektrik enerjisi nüfusun sadece % 10'una ulaşmaktadır.

    nkp-m ise doğru politikalarla hem halkın hem de dünyanın sempatisini kazanmaktadır. sempati kazandı denilse de sonuçta iç savaşta 15 bin kişi bu mücadele sırasında hayatını kaybetmiştir. uluslararası af örgütü raporlarına göre nepal polisi işkence, tecavüze, gözaltında ölümler, kayıplar gibi türlü insan hakları ihlalleri ile kitle hareketini bastırmaya çalışmaktadır.

    10 nisan'da ülkede seçim yapılıyor. 96'dan bugüne kadar geçen sürede nkp-m'nin ülkenin kaderini değiştirdiği tartışılmaz bir gerçek. "toprak işleyene" diyerek başlattıkları mücadele yoksul köylünün maddi-manevi desteğiyle büyüdü, büyüyor. hedef sadece politik ekonomik değil kültürel bir değişim, gelişim de aynı zamanda. kırlarda halk mahkemeleri kuruldu, çocuk yaştaki insanlar evlenmek zorunda kalmadan kendi seçimleri doğrultusunda hayatlarını yaşamaya başladılar. ülkede ciddi bir sorun olan alkolizmle mücadele etmek için eğitim kampanyaları düzenlendi. (iç ses: ne güzel içiyorlar, ne karışıyorsun yahu?) bu gelişmeler 2001 yılında kurulan "halk kurtuluş ordusu" sayesinde oldu.

    her zamanki gibi şablonculuktan kaçamayan türkiye solu nkp-m'yi tahlil ederken de aynı hataya düşerek, "oportünizm" vd. diğer klişelerle eleştirmeye çalışıyor. nüfusunun % 76'sının tarım, %18'inin hizmet ve kalan %4'ün endüstri ve el zanaatkarlığı yaptığı yarı-feodal bir ülkede "işçi sınıfı mücadelesi" aramaktadır.
    evet ortada nepal halk savaşına inanmayan, şehirlerde "aman gerginlik çıkmasın" diyen çakma komünistlerden oluşan ve gerçek bir halk iktidarı yerine "batı demokrasisi" hayalleriyle günü kurtarmaya çalışan bir parti var ama bu nkp-m değil, nepal komünist partisi-birleşik marksist-leninist'in bizzat kendisi.
    (bunu isimlerini burda yazmayı bile gerektirmeyen çok yakınımızdaki bir partiye - ne bir partisi, iki parti- benzetiyorum.)

    kaynaklar: muhtelif türkçe sol yayınlar, haftalık revolutionary worker, ısrarla bayinizden isteyiniz.
  • nepal'de monarşinin alaşağı edilmesi, cumhuriyetin kurulması hedeflerini başardı başarcak olan parti. anayasa meclisi seçimlerini ezici çoğunlukla kazanmalarının ardından 28 mayıs'ta gerçekleştirilecek ilk toplantıda 240 yıllık monarşiyi halkın ezici çoğunluğunun desteği ile yıkmanın keyfini ve iktidarda olmanın zorluklarını yaşayacak olan parti. yeni nepal'in haritasını bile değiştirmeyi, federal cumhuriyetler oluşturmayı planlayan, sovyetler-çin-küba deneyimlerini hiç de 'sığ' okumayan, iktidar olmayı hegemon olmakla karıştırmayan parti. başımıza iş açacakları, tartışacak pek çok yeni olay/durum/yaklaşım/hata/başarı/kazanım/yenilgi getirecekleri kesin gibi görünüyor.
  • cok ciddi bir halk sava$i orgutleyip onemli kazanimlar elde ettikten sonra, sinif du$manlarinin oyunlarina yenik du$mu$ parti. kendi orgutledigi halk meclisi'ni etkisiz kilarak kurucu meclisin iktidarini kabul etmi$, ele gecirmi$tir. fakat bu noktadan sonra demokratik bir cumhuriyetin in$asi gorevinde, yoksul i$ci ve koylulerin di$lanmasina, burokrasinin ba$role gecmesine razi olmu$tur.

    bilimsel sosyalizmin enternasyonalist koklerinden sapan her hareket gibi, bu parti de "sosyalist yonelimli ulusal kapitalizm" safsatasini dillendirerek hedefinin ba$ka bir dunya olmadigini, onun yerine kapitalist uretim sistemine guclu bir ulke entegre etmek istedigini belli etmi$tir.

    nepal'de olup bitenin anlamli hale gelebilmesinin, bolgenin guclu kapitalist ulkelerinde devrimci hareketlerin patlak vermesinden, ezilen siniflarin birlikte hareket ederek dunya duzenine kafa tutmasindan ba$ka yolu olmadigi acik.

    aksi takdirde -dunyanin her yerinde- devrimci guclerin ve halkin butun cabalari, boyle stalinist, maoist sapmalar sonucu ba$arisiz oluyor.
  • o silahlarını bırakınca halk da bırakmış sayıldı.
  • 2017 genel seçimlerinde 1,303,721 oy ile %13.66 oranında oy almış ve parlamentoda 53 sandalye kazanmışlardır.