şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: askeriye)
  • askerlik efenim. size ne alatılırsa anlatılsın , çok alakasız yerlerde , çok alakasız kişilerle bir araya geliyorsunuz.
  • yurt dışında 12 yıl yaşadıktan sonra...

    (bkz: türkiye)
  • dur lan şurada cuma namazını kılayım deyip girdiğim caminin caferi mezhebine ait çıkması, içeride ibadet, hutbe vs. şekillerin bildiğimizden çok daha farklı oluşu, içerideki mezhepçi tiplerin yanında günlük kıyafetle bile sırıtacakken benim compton'dan fırlamış bir ghetto zencisi gibi bol pantolon ve michael jordan forması giyiyor olmamla oluşan absürt görüntü, herkesin otururken önüne çakıl taşı benzeri bir taş koyması, benim önümün bomboş olması, namazı farklı kılmaları sebebiyle namaz esnasında deyim yerindeyse sıçıp sıvamam ve tüm bunlar olup biterken benim bu caferi mevzusundan bihaber olmam.

    yani o kısacık cuma ibadeti süresince surelerden çok nereye düştüm lan ben demişimdir, olay dışarı çıkıp güvenliğe abi ben bi değişikliğin içinde bi namaz kıldım ama nedir anlamadım bi izah et dememle aydınlandı. ben nerden biliyim amk avludaki tentede zeytinburnu belediyesi yazan, alelade bi camide namaz kılacam sanıyorum.
  • herhangi bir şantiye ortamı... birbirinin kuyusunu kazmalar, dönen alavere dalavere, evli abazanlık muhabbetleri vs...
  • (bkz: kına gecesi)
    (bkz: düğün)
    (bkz: baby shower)
  • yıllar önce sevgilimden ayrıldığım dönemde iki arkadaşım tarafından zorla götürüldüğüm bir bar ortamında yaşamıştım bu nereye düştüm ben duygusunu. kardeşim benim acıyı atma şeklim bu değil, biraz iletişime kapanayım kendime kalayım geçiyor zaten. neyse arkadaşlarımla gittiğimiz bu ortam adeta yeşilçam filmlerindeki kötü adamların mekanı gibiydi. etrafta tecavüzcü coşkun gibi sarı dişleriyle bağıranlar, suzan avcı misali kötülük içeren şuh kahkahalar atanlar, her an içkilere uyku ilacı atacak gibi görünen insanlar. bir anda kafamda kötü adamlardan kaçarken çalan yeşilçam müziği duyar gibi oldum ve kimseye bir şey söylemeden kendimi dışarı attım. dışarıya çıkınca nefesimin kesilmek üzere olduğunu ve elimin ayağımın sıkıntıdan buz kestiğini hissettim. ve hiç yapılmaması gereken şeyi yapıp ayrıldığım sevgilime mesaj attım. bir de orada bunun için kavga ettik. iyice sinirlerimi yıprattığımla kaldım. bir daha da o bara hiç gitmedim.
  • (bkz: düğün)
  • özgürlük yok, çağdaş uygarlık yok, cumhuriyet yok, düşünce yok, hak yok, hukuk yok, adalet yok, eşitlik yok, huzur yok, eğitim yok, terbiye yok, ahlâk yok, siyaset yok, gazetecilik yok, bilginin değeri yok, işi bilen yok, insan hayatının değeri yok, para yok, vatandaş olarak değerin yok, üretim yok, tüketim çok, vergi çok, rant çok, rüşvet çok, torpil çok, suriyeli çok, döneklik çok, kandırılan çok, öküz çok, yasak çok, terör çok, şehit çok, istifa yok, sorumluluk yok, laf çok, yandaş çok, yok, diploma yok, medeniyet yok, özgüven yok, can güvenliği yok, asayiş yok, kafa yok. olanın da zaten burada işi yok.! yaltak yultak adam çok, karakter yok, omurga yok, tüm bunlara sebebiyet verenlere oy çok, benzin pahalı, hayat pahalı, millet sömürülmüş, bıkmış, usanmış, kapısı işaretlenmiş, pusmuş, yılmış, korkmuş...

    harbiden ha. "nereye düştük" biz böyle?