şükela:  tümü | bugün
  • büyüdükçe daha bir koyar insana. bir an düşünüyorsun da, lan bu kadar yıl geçmiş, ben bu dönemlerde ne yapıyordum, neyle uğraşıyordum diye kendine kendine hesap vermeye başlıyorsun. şu yıllarda okula gidiyordum-tamam. sonra üniversite yılları, şu yıllar arasına denk geliyor-o da tamam. ardından askerlik-hadi onu da geçtim, o da tamam. geri döndüm, mastır yılları, sonra iş bulup çalışmaya başladım-orası da doldu. büyüdüğüm şehre döndüm, orda çalışmaya başladım ve şimdiki an. ee, hepsi tamam da bu kadar yılın geçtiğini hiç anlayamadım ki. meğerse hiçbir şey yapmamışım ben. hala eksiklerim var. boşa çok zaman harcamışım, hala da harcıyorum. peki neden? tanrım o yıllar nereye gitti? nasıl geri döndüre bilirim?

    yaşlanmaktan korkmuyorum. sadece boşa harcamış olduğumu düşünmek korkutuyor beni. siz siz olun, zamanınızın kıymetini bilin. kendinize yatırım yapın, bilgilenin, öğrenin vakit varken. sonra zor oluyor. öğrenmenin yaşı yok, biliyorum ama öğrenmek için size tanınan size verilmiş sürede öğrenmek daha bir ileriye taşıyor insanı. çalışmak, para kazanmak derdin yok. bütün zamanın sana ait ve bu da sadece okumak için verilmiş sana. sonra hem çalışıp hem okumak yoruyor, hem öğrenmek zorlaşıyor. beyin de eskisi gibi olmuyor.

    bense sadece günlük verilen dersleri okuyup bununla yetindim zamanında. ek bir şey okumak, öğrenmek, hep erteledim. ne de olsa daha çok zamanım var diye. ama şimdi anlıyorum. şimdiki zamanımı artık ikiye bölmeliyim. o zamanlar bunu farkedememiştim. evet, pişmanım. hem de çok.