1. (1972 - 26.10.1993)

    1972 yılında tekirdağ ili şarköy ilçesinde doğan ve bekâr olan neşe alten'in babası hasan, annesi nazife'dir.

    sınıf öğretmeni olan neşe alten, diyarbakır ili bismil ilçesi çavuşlu köyü ilkokulu'ndaki görevine 30.09.1993 tarihinde başlamış, yirmi beş günlük öğretmen iken, 26.10.1993 tarihinde şehit edilmiştir.
  2. memleketinden 1500 km ötede 21 yaşında 25 günlük öğrenmenken şehit edilmişdir. tek silahı kalemi olmasından dolayı burada adına binlerce entry girilmemiş olsada hatıratı her zaman yaşatılacaktır. adına sütlücede şehit öğretmen neşe alten ilköğretim okulu ve tekirdağ'da şehit öğretmen neşe alten anaokulu vardır

    http://www.sehitogretmennesealten.k12.tr/
    http://nesealten.k12.tr/

    alıntıdır:

    neşe alten 1 ocak 1972 tarihinde, tekirdağ'ın ilçesi şarköy'de doğdu. ilk ve orta okul eğitiminden sonra, sinop öğretmen lisesini kazanarak öğretmen olmaya karar verdi. daha sonra bursa uludağ üniversitesi eğitim fakültesini kazandı. 2 temmuz 1993 tarihinde diyarbakır'ın bismil ilçesi, çavuşlu köyü ilkokulunda öğretmenlik hayatına başladı. neşe alten 26 ekim 1993 gecesi daha 25 günlük öğretmen iken, pkk bölücü terör örgütü tarafından babası ile birlikte çok genç yaşta 21 yaşındayken şehit edilmiştir.

    neşe alten'in sinop öğretmen lisesi 4/a sınıfı öğrencisi iken 1986 yılı öğretmenler günü nedeniyle yazmış olduğu kompozisyon.

    sesleniş

    öğretmenim;
    sizi karşımda gördükçe, siz içeriye girince, karşılaştıkça sevgi doluyor içim. önleyemiyorum coşkumu, kalkıp sarılasım geliyor. nasıl anlatsam bilmem ki size karşı sevgimi, saygımı ana gibi, baba gibi, yurt gibi bağlıyım. nasıl anlatayım bilemiyorum. beni nasıl yetiştirdiğinizi. biliyorum, okula başlayalıdan beri öğrendim, yüceldim ben. herkese söylemek istiyorum bunu, duyurmak istiyorum... tüm dünya öğrensin benim büyüdüğümü. eski durumumu bilenler gelsinler istiyorum, yetişdiğimi, bildiğimi görsünler istiyorum. bilginiz bir pınar gibi, susuyorum ona. dudaklarım kuruyor daha, daha çok fazla istiyorum, yetmiyor bu yudumla, avuçlamak doyasıya içmek istiyorum bu pınardan ve ben de böyle olmak istiyorum. ıssız bir yolda yüm geçenler içsinler suyumdan, gidersinler susuzluklarını... ben tükenmez olayım tüm insanlara, yolculara yeteyim istiyorum. korkuyorm bazı geceler, karanlık geliyor her yer bana, karanlık çok karanlık. üşüyorum yatağımda. o zaman unutayım diye, avunayım diye annemi, babamı, kardeşlerimi düşünüyorum. yurdumu, binlerce şehidin kanıyla sulanmış yurdumu düşünüyorum. sonra siz geliyorsunuz aklıma. bizler sıradayız. yine sizde sırada. konuşuyoruz tartışıyoruz arkadaşça. cıvıl cıvıl ortalık, bitsin artık diye düşünüyorum bir an. herşeyi öğrendiğimi sanıyorum, ama sizin her sözünüzden, ağzınızdan çıkan her seste anlıyorum ki daha değil. hiç ayrılmayalım ne olur. büyüsem de girmesin aramıza hiçbir engel. el ele yürüyelim, ne olacağını bilmediğimiz yarınlara doğru...

    neşe alten
    lise 4/a 1986
    sinop öğretmen lisesi
  3. 90'lı yıllarda bölgedeki öğretmenleri hedef alan pkk'nın katlettiği canlardan biri. babası, henüz kendisi de ana kuzusu olan gencecik yavrusunu yalnız göndermeye kıyamamış, onunla bismil'e gitmiş. daha 25 günlük öğretmenken, gece vakti kapıya dayanmışlar. babasıyla birlikte katletmişler neşe alten'i.

    bu ülkede, devletin yaptığı katliamları, sinsi asimilasyon politikalarını, tasarladığı faili meçhul(!) cinayetleri çok iyi biliyoruz. bütün özlemimiz, bu ülkenin insanlarını karabasan gibi boğan ceberut devletin tarihe gömülmesi, geçmişte devletin yaşattığı acıların hesabının sorulmasıdır. lakin, pkk da hesap verecek. özel televizyonların yaygınlaşmadığı, internetin hiç olmadığı o yıllarda, neşe alten ve onlarca meslekdaşı, neredeyse sessizce göçtüler bu dünyadan. pkk'yı özgürlük savaşçısı yerine koyan, askeri, polisi meşru hedefler olarak görüp katledilmelerini açıkça makul eylemler olarak görenler, neşe altenleri asla ağızlarına almazlar. bilmediklerinden değil, söyleyemediklerinden.

    çok şükür, biz, koskoca devletin ceberutluğunu az çok konuşabilecek hale geldik. pkk hakkında otosansürlü konuşmak zorunda olup, devletten özgürlük istemek çok acı olsa gerek.
  4. sabah sabah internette denk geldiğim, içime hikayesi oturan öğretmen. 1993'te ben ortaokuldaymışım daha. haberim olduysa bile, unutmuşum işte. hıyanetin her türlüsünü gördü bu topraklar. zorlamacı, zorba devletin yanında, kaderler değişirse dava bağlılığı değişir diye ohal' e göreve gönderilen memurları, hele hele öğretmenleri yok etmeyi hedefe alan ve onlarcasını yok eden emirlerin hesap vermeyeceği bir ortamda, kimi adalete inandırabilirsiniz yeniden? (bkz: imla)
  5. beyoğlunda şehit öğretmen neşe alten ilkokulu adını sık sık duymuştum fakat hikayesini bilmiyordum şimdi öğrendim içim yandı 90 lı yıllarda bu tarz olayların yaşandığı pek çok hikaye duymuştum mardin de bir köye ilk tayinim çıktığında o köyde öldürülen öğretmenin hikayesi başka bir öğretmenin saklanıp kırtulması ardından gitmek istediğinde istifa et gibi bir çözüm önerisi sunulması öğretmene ne zaman değer verilecek bu ülkede bilmiyorum ahhh be neşe alten sızlattın içimi sabah sabah toprağın bol olsun...
  6. kahramandır
  7. unutturulanlardan... hazin bir öğretmen ''hikayesi''...(!) “neşe öğretmen, tekirdağ şarköy’de, 1972 yılında, alten ailesinin en küçük kızı olarak dünyaya gelmişti. öğretmen olmak istiyordu. eğitim fakültesi’nden 1993 yılında mezun oldu.ataması diyarbakır’ın bismil ilçesine yapıldı. bölücü örgüt, öğretmenleri “türk asimilasyonunun” en önemli parçası sayarak,eylem yapma kararı almıştı.emri, bugünlerde devlet yetkililerince “kanı durdurmak için herkesle görüşülür” denilerek müzakere yapılan apo vermişti.

    neşe henüz 22 yaşındaydı.çıtı pıtı,çocuk görünümlü bir kızcağızdı. “bayrağımızın dalgalandığı her yere giderim” diyor, başka bir şey demiyordu. nokta tayininin çıktığı teröre müzahir bölge olan çavuşlu köyü’ne ulaşır ulaşmaz, görev yapacağı okula gitti.hali içler acısıydı. köy muhtarı ve köyün ileri gelenleriyle konuşup, eksikleri gidermek için yardım istedi.köylüler isteksizdi. ancak “parasını ben vereyim” deyince onarımı başlatabildi. ilk maaşının büyük bölümünü ustalara verdi, gerisini de borçlandı. 1993 yılının 26 ekim’i...neşe yorgun argın okuldan eve geldi.program defterine ertesi günün derslerini yazdı. biraz dinlendikten sonra babasına “tamirat işleri yüzünden açıldık. evde sivri biberimiz var istersen onları kızartalım ekmek ve yoğurtla yeriz” dedi. henüz bir ocakları yoktu.biberleri hazırladı,tavayı mavi piknik tüpüne koydu. ekmek ve yoğurdu masaya bıraktı. hava iyice kararmış, köydeki köpekler sürekli havlıyor;onun ötesinde uluyordu.

    köpek ve rüzgar sesinden,önce kapının vurulduğunu duymadılar. sertçe çalmaya devam edince, babası “kim o” diye seslendi. “açın, hoca hanımla bir şey görüşeceğiz” dedi kapıyı çalanlar. açtılar. karşılarında silahlı iki yarasa. “dışarı çıkın” diye bağırdılar. türkçeyi düzgün konuşanı, “biz faşist t.c.’nin hiçbir öğretmenini kürdistan’a sokmayacağız, biletlerini iptal etsinler” demedik mi diyerek, neşe’nin yaşlı babasını tokatlayarak yere yuvarladı. neşe, köylülerden yardım gelir umuduyla bağırmaya başladı.avazı çıktığı kadar haykırdı ama köyden “yardıma gelen kimse” çıkmadı. doğrulan babası “yapmayın” diye yalvarıyordu. yarasalardan biri silahın namlusunu neşe’nin babasının kafasına dayadı ve tetiğe bastı. neşe donup kaldı.tekrar bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. kendini olduğu gibi yere bıraktı. neşe’yi saçından tutup tekme ve dipçik darbeleriyle köyün çıkışındaki tepeye kadar sürüklediler. genç kızın üstündeki elbise paramparça oldu.bedeni sefil yaratıkların gözleri önündeydi. bu arada yarasaların sayısı beş olmuştu. neşe gözleri açık ve donuk, ölüme hazır bir huri gibi bakıyordu. biri kalaşnikofunu seriye aldı ve neşe’nin sağ göğsünün üstüne dayayıp tetiği çekti.beş mermi neşe’nin göğsünü parçalamaya yetmişti. yarasalar tatmin olmadı. diğer göğsünün de hakkını verelim dediler gülerek. aynı işlemi cansız bedeninin diğer göğsünde de tekrarladı biri. ailesinin üzerine titreyip kıyamadığı neşe’nin elbiseleriyle birlikte vücudu da lime lime oldu...” “neşenin ölümü insan hakları için mücadele ettiğini iddia eden hiçbir dernek tarafından kınanmadı. ab komiserleri kimseye “ne yapıyorsunuz” demedi.

    sokak köpekleri için kıyameti koparanların sesi çıkmadı. azıcık nasırına basılsa bağıranlardan tek bir açıklama gelmedi. aydınlardan “bunu umursuyorum” diyen olmadı. neşe öğretmen ve babasının arkasından on binler yürümedi” (alıntıdır) *** not : olay tamamen gerçek olup, sınıf öğretmeni olan neşe alten, diyarbakır ili bismil ilçesi çavuşlu köyü ilkokulu'ndaki görevine 30.09.1993 tarihinde başlamış, yirmi beş günlük öğretmen iken, 26.10.1993 tarihinde şehit edilmiştir.

    dede ersel aksu
  8. bugün hikayesini okumamla üzülmeme ve bugün geldiğimiz noktadan dolayı, emeği geçen herkesin allah belasını versin dememe neden olmuş olan hoca hanım. nur içinde yatsın.

neşe alten hakkında bilgi verin