şükela:  tümü | bugün
  • çocukların anne ve babalarını bir araya getirmek için açlık grevi yaptıkları yerin gezi parkı girişi olduğunu fark ettim az önce. zamanında seçememişim, gezi parkında kazanılan ilk direniş buymuş meğer.

    bugün gezi parkında böyle bir şey yaşansa ertesi gün okuyacağımız haber:

    "anne ve babalarının barışması için gezi parkı'nda eylem yapan 6 kardeş biber gazı ve coplarla dağıtıldı. kardeşler gözaltına alındı. bu gelişme üzerine park kapatıldı."
  • "annem göster ama elletme dedi" ve "bir yandan demirel bir yandan ecevit ısrar ediyorlar illa da bizim partiye gel diye" sahnelerinin sansüre uğradığı efsane film. bu ülkeyi terk edecek bu zihniyet. yok olacak. örümcek kafalı yobaz vahhabi itleri.
  • şu an show tv de oynayan efsane filmdir. ama sansür katliamına uğramıştır. ziya'nın politikaya atılma palavrası sırasında söylediği "bir yandan demirel bir yandan ecevit..." diye devam eden kısmı ile karakoldan çıkarken "iç işleri bakanı tanıdığım olur" repliklerini kesmişler. bunun neyini kestiniz vicdansızlar.
  • aile kurumu ne yücedir allahım temalı bir film.anası adile naşit, babası münir özkul olan biri elbette neşeli günler geçirir.orda bi de, babası erol taş olan, anası aliye rona olan insanlar var, onları kimse düşünmüyor.
  • bu film, icindeki bir sahne ile türk sinemasindaki en fedakar produksiyonlardan biri olduğunun kanitidir. o sahne de adile naşit'in, mürüvvet sim'in kafasindan a$agiya bir tencere dolusu yaprak sarma'yi boca ettigi sahnedir. yaprak sarmadan bahsediyoruz arkada$lar... film icin hazirlanmi$ belki de pi$irilmi$, film ekibi tirtiklamasin diye ko$e bucak saklanmi$ bir tencere dolusu yaprak sarma...

    hollywood'mu$.. pehh!! sen istedigin kadar arabalari, binalari havaya ucur. ya da akil almaz grafikler ile bilim kurgu felan cek... 1 tencere dolusu yaprak sarmayi, film icin ziyan edebildin mi bunun cevabini ver?

    i$te bu yuzden enfes bir filmdir.

    ps: bu arada mea maxima culpa karde$imiz, tencerenin icindekilerinin yaprak sarmasi degil, sadece yaprak oldugu konusunda beni uyardi.
    kendisine bu uyarisi icin te$ekkur ediyorum, $u guzel ortami bozdugu icin ayrica kiniyorum!!
  • bu topraklarin filmidir tam anlamiyla. ne bati olalim derken terlik yerine ayakkabi giydirir insanlara, ne villalarda yasatir insanlari. analar gri lastik coraplariyla yemenileriyle boy gosterir, babalar calismaktan yorgun dusmus yuzleriyle. gencler temiz yuzludur, guzeldirler, ne hollywood standartlarina uyduklari icin ne pahali kiyafetler tasidiklari icin. hepsi soluk gri, soluk mavi, soluk kirmizi kiyafetler tasirlar, kendileri renklidirler cunku; bizim gibi renklerle renksizliklerini kapatmaya calismazlar. amcalar palavra sikarlar, olmak istedikleri bati gibi olduklarina inandirmak icin. ama dogulu da degillerdir tam bu insanlar, kimileri "ne o icki icip bir de kadeh mi kaldiracagiz?" derken, yasak ustune yasak getirirken gazetelerde boy boy gunumuzde, onlar mutluluklarini gazozlarini "havaya kaldirarak" kutlarlar muhallebici koselerinde. bu topraklarin insanlaridir iste, iki arada bir derede. bir bakista analigin, bir bakista babaligin tum gerceklerini gozler onune sererler. tursu suyuna kavga cikaracak kadar cocuk, mutlulugun ailede basladigini ve bittigini bilecek kadar olgun. zengini "gonul hos olsun yeter" diyecek kadar alcakgonulludur,isci gecmisinden gurur duyar; arabayla degil, kiyafetle degil ictenligiyle begendirir kendini hoslandigina. politiktir ve ateslidir. hakkini aramak icin olumu goze alir. ama en cok yasar da. bir biz yasayamiyoruz sanirim. yanlis zamanda mi dogdum? yoksa hic gercek olmadi mi bu hayatlar bu insanlar?
  • 1978 senesi istanbulunda cekilmistir bu melodram. grevlerin arttıgı, kardesin kardesi vurdugu, basiretsiz siyasetcilerin ulkeye sahip cıkamadagı, cıkarcılarının ise sabahtan aksama parti degistirdigi bir ulkede cekilmis bir melodramdır hem de.

    kazım usta cocuklarına kahvaltı hazırlayıp sokuklerini yamarken “üniversitenin acilacagi yok, cocuk taksi de calısıyor. ne yapsın?” der. daha filmin acilisinda nem kapar, sundan bundan mesaj cıkarmak isteyen benim gibi maksatlı zihinler. senaryo ilerledikce ana-babanın sebebini bile unuttukları bir inat ugruna cocuklarına eziyet cektirmesi, ziya enistenin cikari nerede ise o eve siginmasi, iki kardesin bir kız ugruna kavga etmesi.. gibi ozellikler filmi, doneminin kosullarına satır arası mesajlar ileten bir eser olarak dusundurur.

    antin kuntin sosyal tespitler yapıp, gudik cıkarımlar yapıyorsun diyorsundur muhtemelen okur kardes. ama ıı. dunya savası doneminde amerikan politkasına idealizmi ogutleyen romantik filmler cekerek destek veren hollywood sineması gercegini kabul ediyorsak, kargasa icindeki turk halkına arzu filmin kardeslik ve uzlası mesajı olarak neden algılamayalım bu filmin alt metnini?
  • şener şen*'in büyük avcı,mahallenin yakışıklısı, çapkın playboy,izmit itfaiyesinin gururu,palavra bakanı, gillette türkiye distribitörü, nikah şekeri pazarlamasının vazgeçilmez ismi,içişleri bakanının yakın arkadaşı iki tarafı da idare eden, içten pazarlıklı, hiçbir işte tutunamayan ailenin amcası karakterini oynadığı film. türk komedi filmlerinin efsaneleri arasında kendine yer bulmuş bir performans. özellikle kahvede jilet sattığı sahne ve adile naşit küçük ev'i izlerken şener şenin biranda ağlamaya başlaması filmin kopartan sahnelerindendir.
  • tuuurrrrrruuuuuuppp sıkıyım onun gençliğine :)
  • bu filmde, ziya'nın karakola düştüğünü kazım efendiye haber veren polis, türk dedikoducu teyzelerinin tipik örneğidir.

    - senin birader kahvede birinin gırtlağını kesmiş.

    ulan böyle mi haber verilir be? sanırsın ziya adamı satırla doğramış.