1. seneler öncesinden anımsadığım bir insan. 13-14 yaşındaki çocukları sudan sebeplerle döverek henüz öğrenim hayatlarının başlangıcındaki öğrencileri okuldan soğutmayı başarmış, pedagojik altyapıdan yoksun, anlık galeyanla tutarsızca sergilediği davranışların ileride kimler üzerinde ve nasıl etkilere neden olacağından habersiz sözde eğitimci..
    eğer ki, 13-14 yaşındaki çocuklarla iletişiminizi korku, dayak, sopa gibi yabani iletişim yolları üzerine kurguladıysanız ve bunu yaparken oturduğunuz koltuk ülkede yüksek öğrenime öğrenci yetiştiren bir anadolu lisesinde müdürlük koltuğuysa kimse kusura bakmasın, o koltuk boş demektir..
  2. tanık olduğum, şahit olduğum ve yaşadığım onca olay olmasına rağmen; benim açımdan en etkileyici olanı;

    ''ülkü ocağı başkanı'' sıfatıyla müdür odasına giren öğrencinin; müdür tarafından; ''burada bir reis olacaksa o da ben olacağımm ulannnnn, siz kimsiniz benim okulumda reislik yapıyorsunuz'' sözleriyle, ülkü ocağından istifa ettirecek şekilde dayak yemesidir.

    kendisinin dayağını yemiş birisi olarak; zaten herkesin de bildiği gibi, kanlı zamanlardaki ülkücülerden biri olduğu çok açık. o nasıl tokattır amk ya, mermerde mi nasır yaptı o avucu, avuç içinin her yeri nasır kardeşim, en ufak bir yumuşak, bir şefkat belirtisi yumuşak doku yok avucun içinde. lise 1 de beni bi tokatla yere düşürmüş, arkadaşı ise bir ters bir düz tokatla, gereksiz yere ''kara murat çağrıbey anadolu lisesinde '' filminin fragmanında figüran olarak oynamasında rol almıştır.

    aynı zamanda basket turnuvasında kazandığımız kupayı odasına götürdüğümde; ''o ne lan? kültablası mı getirdin bakiyim,eheheh'' dediğinde; ''hocam bu kültablası değil, kupa, biz kazandık bunu!'' dememden dolayı; ''yoğğ yahhu?'' deyip şakayla karışık,ama çok acı veren ( acıdı amk ya :( ) bir tokatla, beni bile; ''ulan ibneler bize kültablası vermişler,harbiden kupaya benzemiyor'' yorumunu içten içe dillendirmemi sağlamıştır.

    hazırlıktım o zaman. beden hocamın ''gel müdürle tanış, eehehe'' demesine aldandım, meğer öyle tanışılıyormuş, ne bileyim amk.
  3. üsküdar çağrıbey anadolu lisesinde, lise birinci sınıfta henüz 14 yaşındaykene hiçbir sebep yok iken kendisinden çok ağır bir tokat yediğim kişidir. o tokadı yememin sebebi çok büyük ihtimalle o anda bir şeye sinirlenmesi ve ilk beni görmesiydi.

    kendisi gibi eğitimle uzaktan yakından alakası olmayan, öğrencilerle tek iletişimi onları korkutmak olan bir insanın hatrı sayılır bi lisenin müdiriyet koltuğunda oturması sanıyorum büyük torpildir. yoksa bu vizyonla bir liseyi değil evini idare edecek tıynette biri olmadığı kesindir.

    aklımda daima pis sırıtışıyla ve yayvan ağzıyla kalacak kişidir de aynı zamanda.

nesimi alpkılıç hakkında bilgi verin