şükela:  tümü | bugün soru sor
  • paylaşımlarını antipatik bulmaya başladığım demir leydi. herkes sayfasında vicdan mastürbasyonu yapıyor, dilerim tez zamanda sağlığına kavuşur, bu acıdan beslenme son bulur.
  • başıma bir şey gelmeyecekse kendisini pek samimi bulmadığım kanser ile mücadele eden bir arkadaştır. yaşadıkları, kanserle mücadele etmek, genç yaşta bir bacağını kaybetmek tabi çok ağır şeyler ve bu mücadelesine saygı duyuyorum. fakat sosyal medyada gördüğümüz neslican'ı ben pek samimi bulmuyorum. bulmam da gerekmiyor zaten, kişisel fikrim sadece.

    ben asıl olarak kendisini takip eden ve cansiperhane savunan on binlerce takipçisinin çok büyük kısmının samimiyetsizliğine takılmış durumdayım. şundan adım gibi eminim ki neslican ülkemiz ortalamalarına göre gayet alımlı, güzel denilebilecek bir kadın olmasa takipçi sayısı ve iyi dileklerin sayısı bunun onda biri bile olmazdı. şimdi yine sözlük kutsalına küfretmiş gibi olduk. özel mesajdan sövenler, bol bol eksileyenler. buradan vicdansız, merhametsiz diyenler sürüsüne bereket olacaktır. olsun, doğru bildiğimizi söylemekten vazgeçecek değiliz.

    edit: yahu sanki kanserle bir neslican mücadele ediyor da diğer milyonlarca kanser hastası kanser olduğunu öğrenir öğrenmez hadi öleyim mi diyor? nasıl bir mantık bu? onun gibi mücadele eden binlercesi var. evet, ben de zor şeyler yaşadığını kabul ediyorum ama zor şeyler yaşaması o fotoğrafı çekinmeyi kabul ettiği birini twitter'da milletin önüne atma hakkı vermiyor ona. o zaman o fotoğrafı çekinmeyi kabul etmeyeceksin. ben kendisinin hastalık sayesinde edindiği popülariteye bağımlılık geliştirdiğini ve çok sağlıksız bir ruh hali taşıdığını düşünüyorum. bana acımayın diyen birisi sürekli böyle paylaşımlar yapmaz. davranışları ile söyledikleri arasında inanılmaz bir tezatlık var. neyse umarım tez zamanda hem bedensel olarak hem psikolojik olarak sağlığına kavuşur.

    bu arada neslican'ın twitter'da yaptığı bu yanlışı bile savunan, yarım ağız bi eleştirirken yirmi defa da yalamayı ihmal etmeyen tipler de damlamış hemen. hayır işin ironik tarafı bu tipler, fotoğraftaki çocuk o erkekten izin istemedi diye bir hadiseye sebep olmuş olsa ve neslican bu sefer bunu paylaşsa ve çocuğu bu yüzden eleştirseydi aynı çocuğu bu defa da izin istememiş diye linç ederdi. oğlum şu hayatta bir duruşunuz olsun ya, bir kadın görünce kendinizi bozmayın bu kadar.

    edit 2: bir de destek olacaksanız olun, olumsuz yazacak eleştirecekseniz kendinize saklayın tayfası türemiş. sana mı soracam lan yaprağım? daha önce onemliuyarilar'a yardım ediyoruz başlığında da türemişti bu tiplerden. yardım edecekseniz edin, olumlu yazacaksanız yazın ama eleştiri yapacaksanız yazmayın diyen aşırı duyarcı tayfadan. sonra olayın içinden neler neler çıktı. bu şahıs 700bin takipçisi olan ve kamuya mal olmuş bir insansa artık ben de hakaret etmeden, istediğim şekilde eleştiririm buradan. sözlük sadece birilerine güzelleme yapmak, olumlu şeyler yazmak için mi var?

    edit 3: tabi ki neslican'dan izin alacaktı, yanındaki erkek kim oluyor. kız izin verdikten sonra yanındaki erkek mecbur izin verecek diyen tiplere soruyorum. canım siz hangi yörenin gavatısınız? yani ciddi ciddi herifin biri gelse, sevgilinizle foto çekinmek istese ve bunu size hiç sormasa bu normal öyle mi? bakın size bir tüyo vereyim, hiç bir kadın yanında öyle bir gevşeği istemez. lafta en feminist olanı bile tahammül edemez. eğer böyle düşer diye yapıyorsanız yanlış yoldasınız.

    edit 4: bunu hemen ataerkilliğe falan yorup mesaj atan aklı evveller için söylüyorum. bir kadın da benimle yanımda sevgilim varken fotoğraf çekinmek isterse sevgilime nezaketen de olsa sormalıdır. evet, erkeğim.

    edit 5: burada ben fotoğrafı çekinmek isteyen kati suretle doğru yapmıştır demiyorum. bana göre ve ülkemizdeki bir çok insana göre normal ve doğru olanı yapmıştır. fakat bu yaptığı neslican hanıma ters mi gelmiş? hay hay, o zaman ya orada uygun bir dille uyarırdın bu kardeşimizi veya yine de ısrarla twitter'da bu durumdan bahsedeceğim diyorsan, yani malum retweet falan almak lazım, o zaman da bir böcekten bahseder gibi değil de, seninle fotoğraf çektirmek istemiş, sana kıymet atfetmiş bir insandan bahsettiğinin bilinciyle uygun bir dille yapılan yanlışı yazarsın. sen orada 32 diş fotoğraf çektirip sonra twitter'da "şalterlerim attı" dersen ve sanki bu arkadaş bir terbiyesizlik yapmış gibi bir dille yazarsan bu ayıptır. şimdi burada neslican hanımın bir insana verdiği değer ve bakış açısı ortadayken kim neden biz onu eleştirince vicdansızlık yapmışız gibi düşünüyor? kendisinin ideali de hastalığından dolayı bir ayrımcılık görmemek değil mi? ben de onu diğer her sağlıklı bireyi eleştirdiğim gibi terbiye sınırları içinde eleştirdim.

    edit 6: burada neslican yanlış yaptığı halde destek olanlar veya yanlışını eleştirmeyin diyenler ona geleceği için en büyük kötülüğü yapıyor ama farkında değil. bu kız bu şekilde devam ederse yarın öbür gün çok daha büyük bir çam devirip çok ağır bir lince maruz kalabilir ve siz neslican'ın ufak yanlışlarını bile pohpohlayarak buna davetiye çıkarıyorsunuz. neslican'ın sosyal medyada popüler olma konusuna kendini çok fazla kaptırdığını ve bunun artık sağlıksız bir ruh haline bürünmediğini iddia edemezsiniz. sosyal medya popülerliği sabun köpüğü gibidir ve olurda yarın bir gün bu popülariteyi kaybederse bundan dolayı çok fena sarsılacağı da ortada.
  • kanser diye yaptığı yanlışı mı savunacağız? terbiyesizlik etmiş. etmiş çünkü o fotoğrafı çektirmeyi kabul edip sonrasında saçma bir twtte tam tersi bir izlenim verme ikiyüzlülüğünde bulunmuş.

    feminizm kadar içi boşaltılmış bir kavram daha yoktur. beyefendinin yaptığı bir görgü kuralıdır.

    fotoğrafı çektirmek isteyen kişi kadın, kendisiyle fotoğraf çektirilmek istenen kişi erkek ve izin alınması gereken kişi bir kadın olsaydı yine izin alınmalıydı derdim. çünkü bu bir görgü kuralıdır. ve belli ki pek çok kişi görgüsüz. özellikle de feminist yorum yapan kadınlar.

    edit: yazım yanlışı
  • yüzü güzel olmasa yapılan yorumların yarısından fazlası yapılmazdı. ne kadar garip ve ikiyüzlü bir toplumda yaşadığımızın kanıtı. ayrıca insanların anlamadığı bariz bir gerçek var. kimse bir başkasının zorluklarla mücadeleyi nasıl yürttüğüne bakıp bundan feyz alıp kendi mutsuzluklarını küçük görmek zorunda değil.

    yüzü çok güzel bir kadın. mutluysa ne güzel onun adına seviniriz ama bu kadar. genel çıkarım yapmak gereksiz.
  • yaşı henüz genç, yaşadığı şeyler de kolay değil. sosyal medya ve ilgi de psikolojisini bozmuş bu arkadaşın.

    bana acımayın diyordu
    (bu da ayrı bi ironi gerçi, bana acımayın diyor. ondan sona paylaştıkları; kemoterapideyim, bacağımı kestiler, 3. kez kanser oldum, üniversiteye girecektim kanserden giremedim) insan ister istemez etkilenip üzülüyor. e sen bunları paylaşarak kendini acındırmış oluyorsun?ondan sonra bana acımayın. neden tanımadığın insanlarla kanserini, kesilen bacağını falan paylaşmak ister insan anlamıyorum.

    ben kendisine acımaya başladım, kanser olduğu için falan değil. kötü bi insan olduğunu düşünüyorum.

    kendisini seven bi insanın sırf nezaket gereği yanındaki erkek arkadaşından izin istemesi rahatsız etmiş hanımefendiyi.

    fazla feminizm, duyarlılık triplerinde. ya bi önceki tivitinde ''oh kurban bayramı geldi, yaşasın et yiyecez, sikmişim veganlığı hayvan haklarını demişsin, şimdi neyin duyarlılığı bu?

    yaşadığın ülkede,toplumda yanındaki erkekten izin istemeden bi kadına gidip fotoğraf çektirebilir miyiz demek kabalıktır asıl. döverler adamı. doğru yanlış tartışılır türkiye böyle bi yer.
    bir tepki koyacaksan fotoğrafı çekilirken koysaydın arkadaşa rahatsızlığını dile getirseydin keşke fotoğrafta gayet güzel gülüp sonra buradan şov yaparcasına tivit atmak hiç samimi gelmiyor.

    ciddi manada psikolojisinin bozuk olduğunu da düşünüyorum. bu ego, yalancı pozitiflik, söylenenleri umursamıyorum, demir kadınım tripleri hiç gerçekçi değil. prim kasıyor artık hastalığını kullanarak. uzman bi psikolog ve psikiyatristten yardım alıp sosyal medyadan uzaklaşması kendisi için iyi olacaktır.

    edit: millet benden kötü durumda benim yaşadıklarım ne ki allam şükür demek zorunda değil kimse, herkesin derdi kendine.

    kanserle mücadele ettiği için neden kahraman olarak görmek zorundayız bu kızı? hasta olan kendisi, kendi hayatı için mücadele ediyor gayet normal bi durum. sanki uhud savaşında şehit olmuş gibi davranıyor millet.

    he bide yukarıdaki arkadaş haklı. bu kızın yüzü güzel olmasa bu kadar ilgi çekmezdi. toplumumuzu, insanımızı tanıyorum. yüzeysel ve ikiyüzlüyüz.
  • erkek arkadaşından isteyerek hata yapılmış henüz resmi bir iliski olmadığı için fotograf çektirme izni babasından istenilmeliydi.
  • 8 sene hastalıkla mücadele ettim ve çocukluk nedir bilmedim. hastalığım da türkiye de ilk kişilerdendim belki ilktim ve 13 yaşımda (bkz: seda sayan) a biri çıkıp aynı hastalıktan ilk biziz dedi ve tek kelime etmedim aslında tedavisine yol açarlarken o iğneye bile benim yanıt vermemle belki çözüm bulunmuştu. hayatımda her serviste tedavi gördüm hatta bu sebepten senelerdir hasta çocuklar için canla başla savaşırım ama bu kız bir show girl. üzgünüm hasta olmayı, psikoloji’nin iğrenç ve insanların acımasızlığını görmüş ve çevresinde dolu kanser hastası olan biri olarak bu kızın hastalığı şova dökmesinden hastalığını acıtasyona çevirip herkesi istediği gibi yönetmesinden ve bunu türkiye de belli bir kitlenin de her zaman yaptığı gibi acıtasyonla herkesi yönetiyor. şurada bile insanlar birbirlerine bir kızı sırf tipini beğendiğiniz için saldırıyosunuz. bu kıza inancımda zayıf en son twitter da kemoterapi artık alamıcam diye çıkmış ve yardım arıyodu, 2 gün sonra kemoterapi başlıyor yazısı çıktı ve kızı takip bile etmiyorum. üzgünüm ama benim iğnem asgari maaş 150tlyken 480 tlydi ve allahtan sağlık güvencem vardı diyorum. testler korkunç pahalıydı. bu kızın maddi sorunu 0, ilaç sorunu 0. ilaçsızlıktan, maddi yetersizlikten ölen çocukların ülkesi burası.

    bu başlığa yazmamak için uzun zamandır zor sabrettim ama tebrikler gerçekten. bir kız sizi baya baya kendi egoları için ne hale getirdi. kız hastalığını kullanıp herkese kendinde hakaret etme ve sosyal medyasını kullanıp linç ettirmeye çalışıyor. şimdi beni linç edicekler için mesaj atmadan lütfen (bkz: lösev) e bağış yapın bana onun fotoğrafınıda atın sonra tüm gün sövebilirsiniz...

    ve neslican bir kadın yeri gelir düşer, yeri gelir ağlar, yeri gelir isyan eder ve bunlar acizlik değildir. bunları yaşamak için hasta olmana da gerek yok hayatın getirileri yorar zamanla arada düşmeyi dene belki gerçekten mutlu olursun . sahte gülümsemek yerine doğalını seç ne insanları kandır ne kendini. kendin olursan belki yeniceksin. kanseri yenmen, psikolojini düzeltmenden ve narsizmden daha kolay.
  • başlığa 2. kez yazıyorum ama şu kıza övgüler yağdıranlardan. bakana ilaç için ağlayan ve vefat eden kızıda düşünüp aynı duyarı bekiyorum. neden onu görmediniz daha mı çirkindi yoksa ilgi budalası ve primci mi değildi? (bkz: dilek özçelik) buyrun bakın ama sonra kendinize aynada bir daha bakın.
  • kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen bir erkeği, izni kendinden değil erkek arkadaşından istediği için takipçilerinin önüne atan ne yaptığını ya da ne vasfı olduğunu bilmediğim tweet atıcı kişilik.

    öncelikle bu kadar masum ve kibar bir isteği özellikle sizinle fotoğraf çektirmeyi isteyecek kadar seven birini böylesine bir olayın içine çekmek vicdansızlık. yaşadığımız ülkeden haberi olduğunu sanmıyorum. yanında erkek arkadaşı olan bir kadına hangi erkek böyle bir şey söylemeye cesaret edebilir? hadi diyelim cesaret etti. yanındaki erkek arkadaşın tepkisini nereden bilebilir?

    benim kız arkadaşıma biri fotoğraf çektirebilir miyiz dese o adamı orda paket ederim. hiçbir açıklama yapmasına müsaade etmem bile. benim yaptığım doğru olmayabilir ama sizinle fotoğraf çekmek isteyen biri de bu durumun farkında olacak ki böyle bir riske girmeden öncelikle erkek arkadaşınızdan böyle bir istekte bulunmuş olabilir.

    hesabına baktım 100 bin kişi takip ediyor bir de bu kadını. neden takip ettiklerini de biliyoruz. ama böyle insanlara karşı vicdan muhakemesi yaparsanız en ufak saygısızlık dahi yapmamış olsanız bile ilk fırsatta topluluk önünde rencide edilebilirsiniz. gücü eline geçiren o gücü ilk fırsatta mutlaka kullanıyor.

    ben zaten aylar önce anasayfada çok sık karşıma çıktığında biraz araştırdıktan sonra hemen engellemiştim ama bugün önüme bu olayın ekran görüntüleri düştü.

    kendisine tavsiyem seni seven değer veren biri istemeden de olsa incitirse toplum önünde rencide etmeden neden incindiğini kendisine söyle ki zaten büyük bir ihtimalle hatasını fark edip özür dileyecektir.
  • aslında böyle bir çağrışımı haketmiyor ama, aklıma dilek özçelik’i getiren kadın.

    dilek 22 yaşındaydı, kanser hastasıydı. trakya üniversitesi ingilizce öğretmenliği bölümü öğrencisiydi. 15 nisan 2013’te yaşadığı şehir olan tekirdağ’ın yakınına edirne’ye gelen, dönemin çevre ve şehircilik bakanı erdoğan bayraktar’ın karşısına dikildi. ağzında maskesi, 3 numara saçlarıyla pek dik duramıyordu bakan beyin (!) karşısında, ama görünüşe aldanmayın o aslında dimdik duruyordu orada. lenf kanseri hastalığının tedavisi için gereken ilaçlar için yardım istedi dilek bakandan. hakkı olmayan bir şey istemiyordu. bir ayrıcalık talep etmiyordu. sadece sağlık hakkını istiyordu. aslında istemesine gerek yoktu ama onu oraya dikilmek zorunda bıraktılar.

    insanlıktan pek de anlamayan bakan onu ve asıl isteğini görmezden geldi. bir dilenci gibi eline para sıkıştırıp gitti, kaçmaya çalıştı. kanser hastası genç bir kadın onlar için kaçılacak biriydi o anda. ama kaçamadılar.

    dilek sabırla bakanın girdiği yerden çıkmasını bekledi. ben dilenci değilim dedi önce. daha sonra da benim asla unutamadığım, kamuoyunun da aklında yer ettiğini düşündüğüm o sözleri söyledi. “insanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda.”

    aradan 5 yıl geçti. yaşadığımız yıla geldi dilek bizle beraber. 5 yıl boyunca hastalığını pazarlamaya çalışmadı, hiç görmedik dilek’i. ta ki ocak ayında dilek artık mücadele edemeyerek aramızdan ayrılana kadar. o gün tekrar gördük dilek’i. arkasından 10000 tweet atıldı. yaşasaydı belki onu bile istemezdi.

    dilek’in neden 1 milyon takipçisi yoktu? saçları kısacık diye mi? makyaj yapmıyor diye mi? neden? bilmem. onu da sen söyle.