şükela:  tümü | bugün
  • 30 yaşındaki neet moriko morioka'nın, işinden ayrıldıktan sonra mmo dünyasına kaçmasıyla başlayan olaylar zincirini tanımlayan anime serisi.

    insan, tıpkı arka plandaki bir kukla oynatıcısı gibi yönlendirdiği avatarı ile sanal gerçeklikte farklı bir benliğini sergiler (simulasyon ve simulacra fikirleri burada destekleyici olabilir). bu sebeptendir ki, insanın uzantısı avatar, sanal gerçeklikte fiziki dünyadan soyutlanma özgürlüğüne sahiptir. fiziki dünyanın karman çorman, acımasız ve karşı konulamaz sisteminden bir kaçış yolu olarak algılanabilen sanal gerçeklikte avatar yaratımı, 19. yüzyılda romantiklerin sanayileşen toplumdaki kimlik kaybından dolayı, doğaya ve iç dünyalarına sığınıp kendilerine özgü anlar yaratmalarına benzer. ancak günümüzde teknolojinin egemenliği ve doğaya olan yabancılaşmanın bir getirisi olarak böylesi sanal oyun bahçeleri (sosyal ağlar da bu tanımın kapsama alanındadır), uyum sağlayamadığı toplumsallıktan uzaklaşmak ve içinde gizlediği karaktere can vermek isteyen insanlar için değerlidir. sanal gerçekliğin sunduğu özgürlükler arasında, farklı bir hayat kurgulamak, karşı cins rolü yapmak (cross gender acting), gerçekleri söylemek zorunda olmamak, toplumsal baskılardan kurtulmak gibi (etc) çeşitlilikler mevcuttur (çünkü özgürlük kavram olarak kısıtsızdır).

    net-juu no susume de temeline bu düşünceleri yerleştirerek, izleyiciye ufak ufak fantastik öğelerle bezenmiş, alışıldık lise vızıltılarından uzak, farklı bir romans sunuyor. günümüzdeki iletişimsizliğin ve yalnızlığın nedenlerine getirdiği yorumun ve animasyonun kalitesinin tatmin edici ölçüde olduğu söylenebilir. (aslında çoktan söylemiş oldum, farkındayım.)

    serinin, insanı bambaşka kafalara ulaştırmasa da, kendine özgü bir havası var ve hiçbir şekilde bunaltmıyor, psikolojiden yemiyor. optimistik.

    not: eksilerine dikkat çekme işini bir başka insana havale ediyorum, benden bu kadar, yoruldum.
  • biraz farklı bir kafada ilerleyen oyun dünyası içine dalış tematikli bir anime. bu yönüyle quanzhi gaoshou ile benzer olsa da animeden daha çok relife havası seziliyor. diğer serilere göre hikaye daha çabuk açılıyor gibi geliyor insana, bazı yanlış anlamalar, belirsizlikler hızla ortaya çıkıyor gibi geliyor ama öyle değil. hepi topu 10 bölüm olduğunu bildiğiniz ve manga çevirisinin olmadığı, raw'larına ulaşamadığınız bu seride, finalde anlıyorsunuz ki onca hızına rağmen aslında hikaye yavaş gelişiyor.

    tatmin duygusu sıfır, can sıkan detaylar havada asılı ve merakınızı giderebileceğiniz bir kaynak da yok. bir ara ciddi ciddi yayını yapılan webcomic'e parayla sırf bunun için üye olup, diline bakmadan sadece resimlerle hikayenin nereye vardığını görmek istedim.

    genel olarak beğendiğim bu seriye hakkını yiyerek tamamen kendi tatminsizliğim ve duygusal nedenlerden dolayı 6/10 veriyor belki de hiç gelmeyecek olan 2. sezon düşüncesini kafamdan silmeyi diliyorum