şükela:  tümü | bugün
  • bunların kendi yapımlarındaki her dizide bir eşcinsellik durumu var. homofobik bir insan değilim, eşcinsel herkes benim kardeşimdir, hatta bunların dizilerinde bile olabilir azınlıklara dikkat çekmek için.

    ama arkadaş ben kafa dağıtmak için bir dizi açtığımda 2 tane erkeğin hunharca (evet genelde sahneleri de hunharca oluyor) sevişmesini izlemek zorunda mıyım ya ? ben kadın erkek sevişmelerinin bile hikaye için önemi yoksa gösterilmemesi taraftarıyken bir de erkek erkeğe cinsel aksiyon izlemek zorunda kalıyorum.

    beğenmiyorsan izleme diyebilirsiniz ama izleyecek bir şey yok ki. türk dizisi mi izleyeyim ben yani ? bir de bu şirketler öyle bir tröstleşti ki 2018 yılında artık, bu kafa noktadalar harici kimseye bir şey bile ürettirmiyorlar, engelliyorlar. ahh ahh. buradan hem dünyadaki hem ülkedeki sinema sektörüne de değinmek isterdim ama girmeyeceğim şimdi hiç o topa.

    edit; bu başlık bir anda neden popüler oldu anlamadım, açtığım gün bu kadar popüler olmamıştı anlamadım hiç.

    öncelikle beğenmiyorsan izleme, siktir git arka sokaklar izle ya da ileri sararak izle ya da en acımasızı mecbursun görmeye bile demişler, faşistliğe bakar mısınız ? bunlar işte eşcinseller eziliyo, dışlanıyo yhaa üfff diyen kesim he. yarın eşcinseller çoğunluk olsa dünya’da neler neler yaparlar. zaten dünya hep bugün ben sikildim ama yarın da ben sikecem diyen insanlar yüzünden bu halde.

    öncelikle bugün ben yine seinfeld olayım, kramer olayım, george olayım. eşcinsellik yanlış bir şey değil ama ben de bu hunharca şeyleri izlemek zorunda değilim.

    bakınız arkadaşlar. ben işin hikaye kısmındayım, daha ne kadar anlatmam gerekiyor bilmiyorum. ben bir senaristim ve bu ülkede işler yaptım, yarın öbür gün amerika hayalim de var, çalışmalarım da var, şans bakalım.

    hikayeciyim ben hikayeci. anlıyor musunuz romalılar, ben hikayeciyim. hikayede bir çakıl taşının dahi önemi varsa gösterilsin, hikayede yeri yoksa ben karşıyım. bu heteroseks de olsa, eşcinsel seks de olsa karşıyım, anlıyor musunuz romalılar ? bakın anlamayanlar için bir daha ve bir daha yazayım. ben hikayede yeri olmayan her şeye karşıyım.

    entrylerden birinde arkadaş örnek vermiş. ben de o örnekten yola çıkayım. don sol isimli adamla escortu ki sonradan aşık olduğu adam. buraya kadar her şey normal. hiçbir itirazım yok bak. hikayede zaten adam her şeyi yapmasına rağmen eşcinsel ilişkisini doyasıya yaşayamaamsından şikayetçi. bu da normaldir ve dol sol’un dramıdır. ikisi öpüşürler. bakın hala itirazım yok. ama ama ama ama birbirlerinin üstüne çıkıp porno tadında kerkinmelerinden banane ? bize ne ? size ne yahu ? ne gereği var ulan ne gereği var ???? adamın blowjob sahnesini bile izledik ya. ya anlamıyorsunuz benim dediğimi ama şöyle anlatayım artık. bu don sol’un çektiği blojjow yarın bir gün ölmememesini mi sağlayacak ulan he ???? aha işte hikayede yeri yok dediğim buna benzer şeyler. ya siz beni gerçekten anlamıyorsunuz ki.

    bu arada o kısımları izleme ve ileri sar diyenler var. siz hayatınız boyunca böyle bir yerleri ileri sarmayı seviyorsunuz galiba. bakın tekrar söylüyorum ben hikayeciyim. her diyaloğu, her olayı takip etmek isterim, bir an bile kaçırırsam bir şeyleri üzülürüm. o sahneleri de belki hikayenin gidişatı ile ilgili yukarıda yazdığım gibi önemlidir diye izlemek zorunda kalıyorum ve hiç de bir önemi olmadığını ileride görüyorum.

    bakın tekrar üstüne basa basa basa basa söylüyorum. ben hikayede yeri olmayan her şeye karşıyım. bu kadar net.

    bu arada dangalağın biri de netflix’in abd pazarına dizi sattığını söylüyor. ne abd pazarı oğlum, dünya’ya satıyorlar dünya’ya. ramazanda sigara içtiği için dayak yiyen adamların ülkesine de, başörtü takmadı diye recmedilen ülkeye de, elinde taramalıyla keyfiyetten adam öldürülen ülkelere de her yere de satıyorlar bu dizileri.
  • (bkz: erkek erkeği siker mi hiç)

    (bkz: kadın kadını öper mi hiç)

    homo olsun hetero olsun, seks zaten hunharca olduğu için, yapım onu gerektiriyorsa yapacak bir şey yoktur.
  • hikaye ile alakası yok bu sevişmelerin genelde. hiçbir şekilde yok ama porno düzeyinde bir eşcinsel sevişmesi izliyoruz. ben hikayede yeri olmayan hetero sevişmesine bile karşıyım. benim için hikaye önemli. hem hikayede yeri yok hem de porno tadında sevişme.
  • sadece netflix'de mi? alternatif tiyatro sahnelerinde de bu konu bazen bıktırıyor, ne zaman bıktırıyor, konuda insanın bir duygusuna dokunan hiçbir içerik yok iken olayı eşcinsellikle renklendirmeye çalıştıklarında bıktırıyor, yoksa içinde eşcinsellik olup ancak tüm senaryoyu buna yıkmayan çok güzel senaryolar da var.. örneğin sense8'i hiç beğenmedim, yani çok "engineered" geliyor bana böyle diziler, bakıyorlar ne satar diye, sex satar, eşcinsellik satar, farklı şehirlerle farklı izleyicilere dokunmak satar, kavga dövüş satar, hepsinden biraz koyalım da izlenen bir dizi olsun.. tam aksine iyi bir örnek olarak da six feet under verilebilir, içinde cinsellik var ama asla süs olarak değil, bilakis olabildiğince doğal olarak var
  • eşcinsellik değil de lezbiyenlik teması daha yaygın.
    alın işte bir tanesini şimdi izledim: https://www.netflix.com/title/80106469e3

    bizdeki rtük'ün kanallara belli zamanlarda emir yazısı gönderdiği oluyor. şu-şu tarihler arasındaki tüm dizi ve film yayınlarında madde kullanımının zararına değinilecektir şeklinde.
    dolayısıyla kanallardaki tüm yapımlar senaristleri uyarıyor ve senaryoya madde diyalogu sıkıştırılıyor.

    aynı şey amerika birleşik devletleri için de geçerli olabilir. her diziye eşcinsel ilişki konulup eşcinselliğin normalleştirilmesi ve homofobinin bitirilmesi sağlanacaktır şeklinde bir yayın kuralı getirmiş olabilirler.
  • tercih etmemek de özgürsünüz. arka sokaklar yada ne bileyim istanbullu gelin izlemek sizin tasarrufunuz
  • lezbiyenlik eşcinsellik olmuyor mu amk.

    ben hep akasya durağı izlediğimden beni ilgilendirmeyen eşcinsellik olayı.
  • keşke bu normalleştirmeyi zenciler için de yapsalar.

    bütün yabancı dizilerde homolarla heterolar omuz omuza yaşıyor. ama gelgelelim zenciler filmlerde sadece polis memuru ya da postacı olarak görev yapıyor. nedense dramalarda hiç esas rolde değiller.

    abd yapımları zenci-beyaz evliliklerini göstermekten ölürcesine kaçınıyor. zenci zenciyle evleniyor, beyaz beyazla. sanki bir beyaz asla bir zenciye aşık olamazmış gibi davranıyorlar. tamam gay ve lezbiyenleri kucaklıyorlar dizilerde ama keşke bunu zenciler için de yapsalar.
  • üst edit: sözlükte ne çok homo varmış ya. sokakta yürüyemeyecek yumuşaklar burada dayılık yapıyor. eşcinsellere saygı duymayı öğrenecekmişiz(!). hele hele hele -yalçın küçük söyleşiyle- ibnelere bak sen...

    abd merkezli uluslararası şirketlerin özellikle soğuk savaş bittikten sonra eşcinselliği normalleştirmeye çalıştığı, bunun için fonlar kurduğu ve türkiye dahil çeşitli ülkelerde belli derneklere hibe milyonlarca dolar akıttığı bilinen bir gerçek.

    abd politikalarını yaymak için sinema ve dizi sektörünü eskiden beri kullanıyor. netflix'in eşcinselliği meşrulaştırma çabası bunun bir halkasıdır.