şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
3970 entry daha
  • bu altyazıyla dublajın tutmaması konusunu sektörden biri olarak açıklayayım. netflix'in altyazı ve dublaj standartları farklı. altyazıda belli bir sürede belli sayıda karakter kullanabiliyor çevirmenler. dublajda ise ağıza oturması önemli.

    yani altyazı çevirmeni altyazı ne kadar süre görünecekse okuma hızıyla alakalı bir şekilde o sürenin izin verdiği kadar karakter kullanabiliyor. dublaj çevirmeni ise görüntüdeki ağız hareketleri neye izin veriyorsa öyle çevirmek durumunda. anlayacağınız tamamen kalite kaygısından dolayı bu farklılık oluşuyor.

    ayrıca hem dublaj hem altyazı açıp kendilerini ikisi arasındaki farklılıklardan dolayı eleştirip, bu sebeple abonelik sonlandırabilecek zihniyette insanların yaşadığı bir ülkede hizmet vermeye çalıştıklarının farkında değiller.

    siz boşverin. torrent ve altyazı.com'a devam.
  • family guy'ın gelmesiyle bana tekrar ne kadar aşmış bi dizi olduğunu hatırlatmış platform. tüm sezonları izle demesine rağmen 12'den 16'ya kadar sezonları içermekte şu an ama ne hikmetse ve nasıl başardıysam baştan 7. sezonu bitirip 8'e geçtim geçen gün. sanırım hafif bi sapıtıklık mevcut.
  • iyi var dediğim oluşum. son zamanlarda önerebileceklerim:
    happy
    russian doll
    the nightflyers
  • kendine özel film,dizi,belgesel ve stand-up larını seviyorum.her hafta birsürü içerik çıkıyor zaten.eleştirenleri harbiden anlamak zor.
  • pose dizisini izledim ve ufkumu açtı diyebilirim. ben her ne kadar bana göre olan içeriği tüketmiş olsam da bu platformu seviyorum.
  • sadece netflix original içerikleri değil eski diziler ve filmleri de sunarak zaman geçirmeyi sağlıyor. ben mesela prison break’i hiç izlememiştim denk geldim hadi izleyeyim dedim. 2 haftadır sarıyor. ne reklamları var ne bileyim eve geçiyorum televizyonun netflix tuşuna basıyorum ve dünya tamamen karşımda. ultra hd izliyorum üstelik. fiyat performans efsane bir durum
  • kalitelerindeki düşüşün sebebi, yukarıda kendisini belli eden, sektörden bir takım sekiklerin oluşturduğu platform.

    --- spoiler ---
    "ayrıca hem dublaj hem altyazı açıp kendilerini ikisi arasındaki farklılıklardan dolayı eleştirip, bu sebeple abonelik sonlandırabilecek zihniyette insanların yaşadığı bir ülkede hizmet vermeye çalıştıklarının farkında değiller."
    --- spoiler ---

    sektörden biri diye kendisine gizemli bir hava kattığına göre ya seslendirmen ya da çevirmen. ulan böyle her boku körü körüne savunacak insanların varlığına hala şaşırıyor olmasam tek tek not alır yazardım ama işte aptallık bizde.

    aklıma gelen bir örneği veriyorum mesela ozark dizisinde türkçe dublajlarda insanların soyisimleri defalarca kez yanlış söyleniyor. yanlış telaffuz değil bak, bildiğin her seferinde başka başka soyadları. (bel altı vurmak için sinsi köpek gibi bekleyen şerefsizlere not: babaannemle izlerken gözleri iyi görmediği için türkçe dublajla izlediğim oluyor. oldu mu beğendin mi? beğenmediysen beni de kov, ben de boş verip siktirolup başka yere gideyim mi mkç!)

    diğer bir durumda ise defalarca kez ingilizce ses türkçe altyazı ile izlerken, örneğin 5'i altyazıda 3 diye çevirdiklerini ve buna benzer yüzlerce hata ile karşılaştığımı çok net hatırlıyorum. ağız hareketlerine uysun diye farklı kelimeler seçiliyormuş. tamam seçiliyor da yani her boku savunmadan önce bir bakın bakalım asıl problem ne? insanlar niye çılgınca altyazı hatalarından bahsediyor. belki de gerçekten her boku bilmiyor olabilirsiniz.

    üçüncü bir durumda ise koşu bandında koşarken karşılaşıyorum. ikisini bir türkçe yaptığınızda seyreyleyin o zaman cümbüşü... hayır yani sikik pezevengin teki hem türkçe dublaj hem de altyazı açanlar varmış bik bik bik diye konuşup zorla bir yerinden kan aldırmasın. koşarken altyazı okumak istemiyor ve anadilimde dinlemek biraz kafamı dağıtmak istiyorum ama gürültüden önemli detayları kaçırmamak için de bazen böyle durumlarda ikisini birden türkçe yapıyorum. oldu mu? açıklamalarımla seni tatmin edip senden icazet alabildim sayın amına koyduğum?

    evet, gelelim dördüncü duruma. akşamları yatarken de genellikle ingilizce pratik olsun diye hem ingilizce ses hem ingilizce altyazı açıyorum. bu gibi durumlarda pek sorunla karşılaşmadım. çünkü, demek ki sektörden bir takım sikiklerin bahsettiği gibi standartlara uyulmuyor olsa gerek, genellikle çoğu ingilizce altyazı (hepsi demiyorum bak çoğu) konuşma ile bire bir aynı oluyor ki ben de zaten bu yüzden ikisini bir açıyorum.

    velhasıl, sektörü içine sıçan bir takım sikikleri tatmin edebildiysek, açıklamalarımızla, ne mutlu bize.

    mk ibnesine bak, şunu şunu birlikte açanlar gelsin, bunu bunu açanlar defolsun, ogelsin bu gitsin. sektörünü sktiğimin hıyarı sana mı soracak millet neyi nasıl açacağını!
  • altyazılarına daha çok özen göstermesi gereken platform.

    https://eksiup.com/136a6b076579
  • çeviri kalitelerinde bir düşüş varsa, ki netflix öncesinde hayatı boyunca torrentte dizi kovalayıp amatör çevirmenler izlediği diziye boktan altyazı hazırlasın diye altyazı sitelerinde millete yalvaran kültürsüz, hırsız ve beleşçi tipler öyle diyor, bunun muhtemel sebebi netflix'in türkiye pazarından beklentisini ve dolayısıyla yatırımlarını azaltıp kalite standartlarını düşürmesi olabilir.

    paypal, wikipedia, booking vs. gibi hizmetlerin yasaklı olduğu, twitter, youtube, google, facebook gibilerinin her an yasaklanabildiği bir ülkede cesaret gösterip bu kadar yatırım yapmış bir şirkete değer verenler genelde ingilizce biliyordur bana kalırsa. zaten o kitle eserlerin lokalize edilmeden tr'de yayınlanmamasından şikayetçi. diyorlar ki boşverin dublajı önce yayınlayın sonra isterseniz dublaj altyazı yaparsınız.

    sorun olan kitle netflix öncesinde benzer bir hizmet görmemiş, torrentten film sitelerinden tvden bedavaya izlemeye alışmış, ingilizce bilmeyen, dünyada neler olup bittiğinden haberi olmayan ve umursamayan, her konu hakkında her şeyi bilen, sürekli şikayet eden eleştiren, mantıklı ve açıklayıcı cevap alınca da küfreden insanlar. yani türkiye'nin yüzde 90'ını oluşturan kitle.

    netflix bütün parayı bu kitleyi tavlayabilmek için harcıyor, dublajı bu tipler için yaptırıyor, boktan yerli filmleri dizileri bu tipler için satın alıyor. ama yine de yaranamıyor, çünkü bedava değil, beleş değil, crackleyip beleşe kullanamıyorsun, çalamıyorsun. zaten yakında zam da gelecek. adamlar 2011 yılından beri toplamda 26 milyar dolar para harcamış 13 milyar dolar kazanmış, yani zarar ediyorlar. bana kalırsa tr gibi para kazandırmayan riskli ülkelere olan yatırımlarını kısacaklar. yani dublaj-altyazı yapmayacaklar, yerli dizi film almayacaklar. olan yine böyle hizmetlerin değerini bilen kitleye olacak.
  • yukarıdaki arkadaş neyin kafasını yaşıyor anlamıyorum ama bir noktaya dikkat çekmek isterim. bugüne kadar netflixi sadece alt yazı konusunda eleştirmiş biriyim. onun sebebi ise çok basit vaat ettikleri bir şeyi düzgün yapmamaları. bu arkadaşa göre torrentten film kovalayan cahil biri oldum. kardeşim alt yazısız film izleyebiliyorum ama tamamını anlamıyorum. ayrıca ingilizce alt yazılı da izliyorum. hepsini geçtim sikimin keyfine türkçe alt yazı izlemek istiyorum. sana mı sormam gerek? bak içerik adeti vs o konulara girmiyorum şirket politikasıdır. isterse alt yazı koymayabilir o da bir politikadır. ama amına koyduğum adam alt yazı koymuş parasını verip çevirtmiş alt yazıyı çeviren adamlar sikinin ucuyla iş yapmış saçma sapan çeviri yapıyorlar netflix de bunu iyi takip etmiyor o da işini iyi yapmıyor e insanlar bundan rahatsız olamaz mı?

    ne kadar hasta ruhlu adamlar var. içerik sayısı vs gibi konularda eleştrileri anlamıyorum ama vaat ettikleri şeyi düzgün yapmamaları eleştirilecek bir konudur. insanlar bunu eleştiriyor diye sana ne giriyor ne çıkıyor pembe götlü amcık.

    tanım: severek izlediğimiz platform.

    edit: aslında anlattığım çok basit bir şey ama insan mal olunca anlamıyor. mala anlatır gibi anlatayım. üye olduğunuz bir spor salonu var. gidiyorsunuz geziyorsunuz aletlere bakıyorsunuz. baktınız eliptik bisiklet yok ya da sayısı çok az ne yaparsınız? bu sizin için çok önemliyse siktir olur başka bir yere gidersiniz. sonuçta adam sektörde tek değil. tek olsa bile kafanıza silah dayamıyorsa sorun yok. ama siz aynı salona üye oldunuz ve salonun vaat ettiği ekipmanlar düzgün çalışmıyorsa o zaman eleştirmekte haklısınız. olay bu kadar basit. köfteciye gidip bana hamsi yap diyemezsin. adam sana ben sana bunu yapıcam dememiş. ama yaptığı köfte kötüyse eleştirebilirsin. şimdi ben alttaki arkadaşın annesine gidip ne biçim çocuk doğurmuşsun bu gerizekalı çabuk bunu buradan al diyemem. neden? çünkü; kadın ben zeki çocuk doğuracam dememiş. he bu üye olduğunuz spor salonu aradan bi ay geçtikten sonra size vaat ettiği ekipmanları salonundan kaldırır. o zaman yine en başa dönersin siktir olur başka yere gidersin. yani yine anlamayan varsa şema çizebilirim.
373 entry daha