şükela:  tümü | bugün
  • beyin dalgalarını değiştirmeye, beynin ayarıyla oynayarak hastalıkları tedavi etmeye yarayan kompüte destekli, dijital teknoloji temelli tedavi yöntemi.

    beynin elektrik aktivitesini ölçen özel bir aparat kompütere bağlanır. kafaya elektroklar takılır ve kişinin beyin dalgaları monitörde sayısal değerleriyle görülüverir. 30 dakika sonra kompüter bu kişinin ne gibi beyin dalgalarına ihtiyacı olduğunu çakar hemen. voltajı artırır, düşürür bir deva olmaya çalışır kendince.

    hiperaktivite, sözel ifade bozukluğu, dalgınlık/gerginlik, epilepsi, şizofreni, depresyon, anksiyete vs tedavilerinde kullanılıyor.

    e tabii elektriği veren kişi, uzman denilen şahıs da bu işin hakkatten erbabı olmalı, güzel elektrik vermeli, ondan elektrik alabilmelisiniz.

    sonumuz hayır olsun.
  • - senden artık elektrik alamıyorum tankuut!
    - öyle mi?
    - evet ööyle..
    - gel geel, elektrod sokacam sana.
  • hatta bak beyin dalgalarının neye dair olduğunun çizelgesi var. (bkz: brain waves)

    delta (0-4 hz) derin uyku
    theta(4-8 hz) hayal kurma
    alpha(8-12 hz) relaksasyon
    smr (12-15 hz) konsantrasyon
    beta1(15-18 hz) problem çözme
    beta2(18-25 hz) anksiyete

    aman yine de şu alfadır, bu tetadır deyip, kafayı elektrikli cezveye sokmamakta fayda var. en güzeli doktor kontrolü.
  • http://www.eegspectrum.com/

    kişinin eeg sonuçlarında istenen değişiklikleri bir çeşit ödüllendirmeli geri besleme yoluyla gerçekleştirme çabası. kişiye elektrik verimiyor. hasta eeg aletine bağlıyken bir ekranda okunan beyin dalgaları farklı renklerle gösteriliyor ve istenen dalganın sanırım genliğinin yükseltilmesi yada düşürülmesiyle puan veriliyor. böyle böyle şu kadar puanı alana kadar uğraşıyorsun.
  • her gördüğü sakallıyı dedesi sananların olur olmaz şeye benzettiği, kiminin aaa nöro sinir demek biliyon ben, ha bi de fiytbek var çaktım köfteyi diye atladığı bir şey; kiminin ise dur uleyn beynimin bekmezine elantirik mi salacaklar diye tırstığı bir teşhis ve tedavi yöntemi olarak kullanılıyor çoklukla.
    öncelikle konunun tam adının "qeeg neuro/biofeedback" olduğunu tekrarlamak lazım ki ne olduğunu açıklamak kolaylaşsın. bu q çok önemli aslında, çünkü kantitatif'in q'su bu, hani çayskovski'nin t'si gibib bir şey yani. niceliksel olarak elekroensefalogram verileriyle ölçülen(dikkat! sadece ölçülen!) beyin dalgalarının değerlerine göre , beynin en temel özelliklerinden biri olan kendi kendini denetleme, izleme ve düzeltme özelliklerini birleştiren bir sistem.
    beyin kimyasının yanlış, eksik, yetersiz gerçekleştiği bir çok rahatsızlıkta***insomniavakada kullanılmakla birlikte, asıl popülerliğini ritalin bebeleriyle elde etti ne yazık ki.
    özellikle dikkat eksikliği sendromu diye bugünlerde handiyse her cinfikir, fırıldak çocuğa pat diye konulan; çocuk ve ergen psikiyatristlerinden bir kısmının can dostu, hatta can simidi olan teşhis ve akabinde bonibon rahatlığında reçete edilen ritalin nam uygar çocuk zehirinin kullanıldığı durumların öncelikle gerçekliğinin teşhisine, akabinde de "ilaçsız", kimyasalsız tedavisine yarayan bir yöntem çünkü bu aynı zamanda efendim.
    kişiye,-ki bu kişi genellikle dikkat, konsantrasyon, dolayısıyla da öğrenme zorluğu çeken çocuk oluyor- hiç bir şekilde elektrik ya da her hangi bir dalga dulga verilmiyor, konsantrasyon, dolayısıyla da öğrenme ve kavramanın gerçekleştiği beta, hadi daha spesifik olunursa beta1 diyelim, dalgalarının nasıl kişinin kendisi tarafından kendisine yardımcı olacak şekilde kullanılabileceği öğretiliyor.
    sistemin özü, kişinin kendi öğrenme sürecini kavramasına, böylelikle de ona pozitif müdahalede bulunabilmesi fikrine dayanıyor.
    en önemli yanı, bebeklik çağından itibaren, aşırı ve sık uyaran yoğunluğuna maruz kalmaktan, hatta da bırakılmaktan, böylece de dikkat ve konsantrasyon aralığı her 6 saniyede yeni bir uyaran talep etmeye şartlan(dırıl)mış olmaktan başkaca bir günahı olmayan sabi sübyanın, en hareketli zamanlarında ve tam da oyun ve etkileşim çağında, cebir, hile, vesair yollarla tıkıldığı sınıflarda vay sen nasıl 45 dakika put gibi durmazsın, ahan da hastasın sen diye etiketlennmekten kurtulmasına; ne yazık ki çoğu vakada ilgilenmeye üşenen ebeveynlerin dayattığı ritalin bağımlılığı ve zehirlenmesine bulaşmasına yardımcı olabilmesidir.
    küçücük yaşlarda bu çıkmaza giren çocuklar arasında kimyasal madde, alkol ve diğer bağımlılıklara meyyaliyet oranı feci şekilde artmakta çünkü.
    bu devirde ana baba olmak zor, çok çok zor ya, çocuk olmak da pek kolay değil sanki.
    ya da ben ikisi de olmadığımdan, öyle bekar bekar boşuyorum önüme geleni, ardımda duranı; dinliyorum uzaktan bangır bangır davulları.

    diskıleymink vaziyetleri:ritalin efendim muhakkak ki ehil ellerde, tıbben gerekli ve doğru teşhis edilmiş vakalarda muhakkak ki cennetin öbür adıdır, bahçe domatesidir hatta, bu biiir.

    sözlükteki ebeveynlerden es kaza çocuğuna bu teşhis konulmuş olanlar ve bu ilacı kullananların hepsi yukarıdaki ilgisiz denen gruba dahil değillerdir, burada 800 metre kadar tenzihleme yüzmek istiyorum ben. bu da etti mi iki?

    ayrıca bunların hepsi benim şahsi hezeyanlarımın hastalıklı tezahürleri olarak kayıtlara da geçirilebilir, o ayrı. bu da etti mi üçün biri?
    yazmış işte yazanın biri.
  • somut operasyonel dönemde takılı kalmış insanımı kandırmanın, dolandırmanın, alengirli, bilgisayar destekli bir yolu. diyelim çocuğunuzun dikkat sorunu var hemen ücretsiz testlerinden yararlandırmaya kendini adamış, bir iki yeni mezun psikolog eşliğinde size 30 seans kitleyip paranızı bir güzel cukkalıyorlar. siz de çarpıldıktan sonra yine psikolog, psikiyatrist aramaya devam ediyorsunuz.
  • (bkz: http://www.haberlink.com/haber.php?query=53072)

    beynin elektrik akımı değiştirilerek yapılan bir tedavi yöntemi. izmir'de uyku bozukluğu şikayetiyle gittiğim bir doktor yaptı bana bunu. hayatımda bu kadar sıkılmamıştım. karşımda nfs'den hallice bir araba yarışı oyunu, beyin dalgalarımla hız verebildiğim bir araba ve saçmasapan bir müzik.. beyin elektriği fazla üretince araba duruyor, gökyüzü kararıyor, müzik değişiyor filan. nöronlar normalde saniyede 4 vuruş yapıyorsa benimkiler 50 yapıyormuş. doktor da tepemde "senin uyku sorunun olmasına şaşırmamak gerek" gibi şeyler zırvalıyor. bilgisayarda dalgaları takip eden arkadaş "uykunuz gelirse esneyin çekinmeyin" diyor. sıkıntıdan patlıyorum ben, ne uykusu? seans bitip de ordan kurtulmaya çalışırken her hafta gelmem gerektiğini, 10 seans daha yaparsak sorunum kalmayacağını söylediler. düşün yani ben her haftasonu istanbul'dan izmir'e geleceğim bu saçmalık için. her seans 200 tl, etti mi sana 2200 tl. para tuzağı resmen. neyse işte bu da böyle bir anımdır.
  • sinir geribildirim tedavisidir.
  • özgecanın o vahşete maruz kalmadan önce neurofeedback seansında çekilmiş videosu vardı. kim bilir hangi psikolojik sorunu vardı.

    yine aklıma geldin. yaşamanı dilerdim özgecan. adının sembolleşmesini değil.