şükela:  tümü | bugün
  • ezdin voyvodası ali ağa'nın oğlu olan ibrahim paşa saraya helvacı olarak girmiş, baltacı ve evkaf katibi olarak değişik görevler yapmış ve bu arada henüz şehzade olan ahmed, iii'ün yakın hizmetinde bulunmuştur. şehzade ahmed tahta çıkınca 1703 yılında darüssaade ağası yazıcısı olmuş ancak sadrazam ali paşa tarafından saraydan uzaklaştırılmıştır. 1712 yılında yeniden sarayda vazife almış ve harem dairesi muhasebecisi olmuştur.1715 yılında mevkufatçı olarak mora seferine katılmış ve 1716 yılındada vezir rütbesi ile rikab kaymakamı olmuştur.1717 yılında sadrazam ali paşa'dan dul kalan ahmed,iii'ün kızı fatma sultanla evenmiş ve 1718 yılında sadrazam olmuştur. ibrahim paşa tulumbacı örgütünü ve devlet matbaasını kurmuş,çeviri ve bilim kurulları oluşturarak çok sayıda yabancı eseri türkçeye kazandırmıştır. boğazda ve haliç kıyılarında çok sayıda yalı,konak ve saray yaptırtmış,mimarlıkta, müzikte ve sanatın diğer dallarında çok sayıda yeni akımın doğmasına vesile olmuştur. sadrazamlığı döneminde 1725 yılına kadar başarılı geçen iran seferlerinin olumlu etkileri 1730 yılında nadir şahın osmanlılara üstünlük sağlayıp kaybettiği toprakları geri alması ve türklere karşı katliamlar yapması ile son bulmuş ve yoksul halk ile yeniçeriler sonunda galeyana gelerek ayaklanmış ve patrona halil ayaklanması ile sadrazam ibrahim paşa boğdurularak yeni çerilere verilmiştir. doğum yeri olan muşkara'yı sadrazamlığı sırasında baştan aşağı imar etmiş ve nevşehir adını vermiştir. bir çok hayır eseri olan ibrahim paşa üsküdar'da bir su yolu ve çok sayıda çeşme yaptırmıştır.

    ( 1670 - 1 ekim 1730 )
  • ismiyle musemma nevsehirlidir ve saraya damat gitmistir. sultan lll. ahmet'in kizi fatima sultan ile evlenmis idi.
  • rahmetli zamanında yeniçeriler faidelensin, sıcak günlerde serinlesin diye et meydanı'na bir çeşme yaptırır. sonra üzerinden yıllar geçer, patrona halil isyanı vuku bulur da yeniçeri taifesi hünkâra kelle isterük deyü galeyan olur. ahmet'lerin üçüncüsü, padişahların yirmi üçüncüsü sultan ne eylesin, lale devri boyunca goygoy yaptığı sadrazamı ile sadrazamının damadı olan ve dönemin kaptan-ı deryası kaymak mustafa paşa ve beraberlerinde kethüda mehmed paşa'yı idam ettirip cenazelerini öküz arabasına koydurup isyancılara teslim eder.

    isyancı takımı cesetleri alıp urganlarla kostantiniyye'de sürükleye sürükleye gezdirirler. nevşehirli damat ibrahim paşa'nın naaşını da et meydanı'nda yaptırdığı çeşmenin başına asarlar. bu durum günümüz şartlarında doğal olarak vahşet vesikası olarak karşımıza çıksa da o dönem için normal bir uygulama. her neyse, isyancı güruh buna rağmen sadrazam nevşehirli damat ibrahim paşa'nın cesedini yine denk koymaz ve lll. ahmet'in de hal edilmesini sağlamak için "bu ceset sadrazamın cesedi değildir" diyerek götürüp sarayın kapısına dayanırlar. hülasa; nevşehirlinin idamından sonra cenazesinin başına gelmedik kalmaz. en sonunda kendi adını taşıyan külliyenin avlusuna defnedilmiştir. bu külliye şu an şehzadebaşı semtindedir.
  • nevşehir'de kendi adını taşıyan bir camiye sahip sadrazamdır.
  • kurna sahibi patrona halil ve avanesi tarafından kellesi alınan ahmet üç'ün damadı muşkaralı devlet adamı. şair nedim'in dostu, lale'nin hayranı fakat fakir halkın düşmanıdır. onun devrinde zengin daha zengin fakir ise daha fakirdir.
  • nedim, "bu şehr-i stanbul ki bî mislü behadır / bir sengine yekpare acem mülkü fedadır" dizeleriyle başlayan kasidesini damad ibrahim paşa'ya takdim etmiştir. istanbul'un güzelliklerini anlattığı girizgâhtan sonra ibrahimi överek devam eder:
    "...
    istanbul'un evsafını mümkün mü beyan hiç
    maksud heman sadr-ı keremkâra senadır
    damad-ı güzin-i şeh-i zişan-ı felek-şah
    fahrü'l-vüzera âsaf-ı ferhunde likadır
    ..."
  • nevşehirli damat ibrahim paşa, osmanlı padişahı ııı. ahmet'in boğdurttuğu beşinci vezir-i azamdır. adından da anlaşılacağı gibi nevşehirli olup genç yaşta köyünden kalkıp hem akrabalarını görmek hem de iş bulmak için istanbul'a gelmiştir. demek ki günümüzde olduğu gibi o zamanlarda bile iş bulmak için istanbul'a göç varmış. genç ibrahim istanbul'a varınca akrabalarını bulur. bu akrabalarından eski masraf katibi mustafa efendi himayesi ile sarayın helvacı ocağına yazılır. torpil ve kayırma da ta o zamanlarda varmış demek ki. neyse bizim genç nevşehirli ibrahim'in(gerçi o zamanlar muşkaralı ibrahim olarak biliniyormuş) saraya girişi o giriş...

    genç ibrahim önce katipliğe yükselir. saray evkafı katipliği, kızlarağası yazıcılığı yapar. sonra da henüz şehzade olan ııı. ahmet'in gözüne girmeyi başarır. ııı. ahmet de padişah olunca itibarı artar. mekke ve medine muhasipliği, mora'da mevkufatçılık ve 1716'da avusturya savaşlarında niş defterdarı olur. istanbul'dan belgrad'a kadar köprülerin onarımı, ordunun donatımı, toplarla cephanenin nakli işleri ve zahirenin sağlanması işlerini başarı ile halleder. ordu varadin'de yenilince durumu anlatmak için edirne'ye gelir. durumu öyle bir anlatır ki; vezir-i azam vekilliğine atanır.

    damat ali paşa'nın şehit düşmesiyle ondört yaşında dul kalan ve kendisinden kırkdört yaş küçük olan padişah kızı fatma sultan ile evlenir. böylece, "nevşehirli ibrahim paşa", "nevşehirli damat ibrahim paşa" olur. 9 mayıs 1718 pazartesi günü mühr-ü hümayun'u teslim alarak, 13 yıl sürecek olan vezir-i azamlığa çıkar.

    barışçı bir kişiliğe sahip paşa'nın eylemleriyle, sadrazamlık yıllarının oldukça renkli geçmesine neden olmuştur. istanbul'da dillere destan eğlenceler düzenlemiş ve âlemler yapılmıştır. devletteki aksaklıkları gidermek için reformlar da yapmıştır. 1727 yılında ilk matbaa kurulmuştur. doğduğu yer olan muşkara'yı baştan sona imar ettirmiştir. muşkara ismi kısa süre sonra "yeni kent" anlamına gelen "nevşehir"e dönüşmüştür. günümüzde de ismi nevşehir'dir.

    1730 yılının eylül ayı geldiğinde istanbul eski kadısı zülali hasan efendi ile ayasofya vaizi ispirzade'nin el altından hazırladıkları, patrona halil'in öncülük ettiği ayaklanma önce kıvılcımlanır. sonra da yangına dönüşür. patrona halil ayaklanması karşısında ne yapacağını şaşıran ııı. ahmet, kızkardeşi hatice sultanın; "tahtını kurtarmak istiyorsan isyancıların istedikleri kelleleri ver onlara" dediği akla da uyar. vezir-i azam nevşehirli damat ibrahim paşa, kaptan-ı derya kaymak mustafa paşa ve kethüda mehmet paşa'nın öldürülmelerini emreder. üçü de boğularak cesetleri sarayın alayköşkü tarafındaki duvardan isyancıların önüne atılır.

    öldüğünde yetmiş yaşında olan nevşehirli damat ibrahim paşanın cesedi, bir öküz arabasıyla sultanahmet meydanı'na taşınarak orada paramparça edilir. ayaklanmacılar paşa'nın cansız bedenini bir beygirin kuyruğuna bağlayarak saraya geri yollarlar. halep eski kadısı şakir bey, para ile adam tutup ibrahim paşa'nın paramparça edilmiş cesedinin parçalarını gizlice toplatmaya çalışmış ve bulunabilen parçalar geceleyin şehzadebaşı'ndaki ibrahim paşa sebili yanına gömülmüştür.

    tahtını kurtarabilmek için hem damadı hem de vezir-i azamı olan ibrahim paşa'yı ve yakınlarını boğdurtmasına rağmen, ııı. ahmet yine de devrilmekten kurtulamamıştır. 2 ekim 1730 günü ııı. ahmet tahtı yeğeni ı. mahmut'a bırakmak zorunda kalmıştır.
  • torpilli adam kayırmacılıkla girdiği saraydan yalın ayak, baldırı çıplak, sefalet çinde gezen halkın isyanı (bkz: patrona halil isyanı)sonucu kellesini ödeyerek çıkmıştır.
    işin iliginç tarafı, günümüzün abdülkadir selvi'di kılıklı yalaka şair nedim'in de halktan kaçarken damdan düşüp göt altına gitmesidir.
    demek ki neymiş? hamam tellağı da olsan halkın durumunu, memleketin halini, ekonominin gidişatını iyi okur, trollük yapmazsan muktedir sultanın ve vüzerasının götünden kan bile alabilirmişsin.
    demek ki neymiş? ne oldum değil, ne olacağım diyecekmişsin.
    bu arada patrona halil'in doğru adı padronalı halil'dir.