şükela:  tümü | bugün
  • evet var böyle birşey, filmlerinde cinselliği ve vahşeti korkusuzca kullanabilen, seyirciyle ilişkisi sıkıntılı fakat çoğunlukla da meselesi olan fransız yönetmenlerin sineması için kullanılıyor bu terim. gaspar noe, françois ozon, catherine breillat, clarie denis gibi bilinen isimlerin dışında tek atımlık virginie despentes gibi isimler de bu akıma dahil ediliyor.

    (bkz: baise moi)
    (bkz: trouble everyday)
    (bkz: a ma soeur)
    (bkz: irreversible)
    (bkz: i stand alone)
  • bazı yönetmenlerin de tek filmlik katkılar sunduğu varsayılabilecek akım. mesela:

    leos carax - pola x
    patrice chereau - intimacy
    alexandre aja - haute tension (bence bu sadece iyi bir korku filmi, bazı eleştirmenlerce dahil edildiği için yazıyorum.)
    olivier assayas - demonlover
    bertand bonello - le pornographe (ayrıca tiresia da bence dahil edilebilir)
    christophe honore - ma mere

    eğer ki böyle bir akım varsa ilham kaynakları çeşitlilik gösteriyor; edebi olarak georges bataille, marquis de sade, antonin artaud gibi isimler üzerinden kötülük, ahlak, cinsellik gibi durumları(ki kadınlık üzerinden breillat da müthiş karşılıklar bulup felsefi tartışma alanları yaratmıştır), mario bava'nın italyan korku filmleri, amerikan sömürü sineması, godard (özellikle de noe üzerinde), pasolini (salo türün kaynak tanımı için yapılacak ana referans), bunuel ve yakın dönemden haneke gibi sinemacılar.

    ayrıca avrupa geneline de yayılmış new extremism gibi bir akımın varlığı da geçiyor wikipedia'ya yazılmış. fatih akın, lukas moodysson hatta lars von trier gibi isimler de geçmiş.
  • noe'nin irreversible, grandrieux'un sombre ve dumont'un twentynine palms filmleri bu kategorinin en iyi orneklerindendir. "new french extremity" terimi ilk kez artforum dergisi elestirmeni james quandt tarafindan 2004 yilinda son donem fransiz yonetmenlerin korku, cinsellik ve siddet tabanli transgressive filmlerini kategorize etmek amacli kullanilmistir.

    bu kategoriye dahil filmlerin listesi:

    à l'intérieur (2007) aka inside ~ alexandre bustillo, julien maury
    à ma soeur! (2001) aka fat girl ~ catherine breillat
    assassin(s) (1997) ~ mathieu kassovitz
    baise-moi (2000) aka rape me ~ coralie, virginie despentes
    calvaire (2004) aka the ordeal ~ fabrice du welz
    carne (1991) ~ gaspar noé
    choses secrètes (2002) aka secret things ~ jean-claude brisseau
    dans ma peau (2002) aka ın my skin ~ marina de van
    demonlover (2002) ~ olivier assayas
    elle est des nôtres (2003) aka she's one of us ~ siegrid alnoy
    flandres (2006) ~ bruno dumont
    frontiere s (2007) ~ xavier gens
    haute tension (2003) aka high tension ~ alexandre aja
    ils (2006) aka them ~ david moreau, xavier palud
    intimacy 2001) ~ patrice chéreau
    irreversible (2002) ~ gaspar noé
    l'apollonide souvenirs de la maison close (2011) aka house of tolerance ~ bertrand bonello
    l'emploi du temps (2001) aka time out ~ laurent cantet
    l'humanite (1999) ~ bruno dumont
    la captive (2000) ~ chantal akerman
    la chatte à deux têtes (2002) aka porn theater ~ jacques nolot
    la vie nouvelle (2002) aka a new life ~ philippe grandrieux
    le pornographe (2001) aka the pornographer ~ bertrand bonello
    leçons de ténèbres (1999) aka tenebrae lessons ~ vincent dieutre
    les amants criminels (1999) aka criminal lovers ~ françois ozon
    les invisibles (2005) ~ thierry jousse
    ma mère (2004) ~ christophe honoré
    martyrs (2008) ~ pascal laugier
    pola x (1999) ~ leos carax
    process (2004) ~ c.s. leigh
    regarde la mer (1997) aka see the sea ~ françois ozon
    romance (1999) ~ catherine breillat
    seul contre tous (1998) aka i stand alone ~ gaspar noé
    sitcom (1998) ~ françois ozon
    sheitan (2006) ~ kim chapiron
    sombre (1998) ~ philippe grandrieux
    sous le sable (2000) aka under the sand ~ françois ozon
    tiresia (2003) ~ bertrand bonello
    trouble every day (2001) ~ claire denis
    twentynine palms (2003) ~ bruno dumont
    wild side (2004) ~ sébastien lifshitz
  • son 15-20 yıldır fransa'da çekilen bir grup filmde aşırılığın tekrarlanması sebebiyle eleştirmen james quand'ın tanımladığı ve yüz yılı aşkın sinema tarihindeki en sevdiğim akım.

    filmin kalitesi korunmakla birlikte her şey aşırı. kanın gövdeyi götürdüğü abartılı şiddet sahneleri, porno denebilecek seks sahneleri, hiçbir suçluluk duygusu hissetmeden yapılan işkenceler, tecavüz, şiddetten zevk alan karakterler, toplumun konuşmaya çekindiği konular...

    bu tarz filmlerde slasher filmlerin aksine şiddeti uygulayan kişi gösterilir, deus ex machina gibi hinliklere başvurulmaz, şiddeti uygulayan kişinin geçmişine dönüp sebep aranmaz, şiddet çoğu zaman sebepsizdir, kurtarıcı yoktur ve en önemlisi filmler olması gerektiği gibi biter. geneli yüksek bütçelidir, dolayısıyla oyuncular iyidir, her detay düşünülmüştür, ucuz senaryo hataları yoktur. gerilim filmlerinde en nefret ettiğim şey olan ortamı ısıtma amaçlı ucuz espriler yoktur. klişe bir tabir olacak ama bir sanat filmi gibidirler. burjuva ikiyüzlülüğünü yansıtır aslında.

    bu akımın örnek aldığı yönetmenlerin şu kişiler olduğu söyleniyor;

    (bkz: roman polanski)

    (bkz: michael haneke)

    (bkz: lars von trier)

    (bkz: andrzej zulawski)

    bu akımın en önemli temsilcileri/filmleri;

    - raw: bu tarzın en güzel örneklerinden. vejetaryen bir genç kızın üniversiteye veterinerlik okumaya gitmesi ve okulun ilk günü bölümün bir ritüeli olan tavşan ciğerini yemesi ile film başlıyor. bu duruma alerjik bir reaksiyon göstermesi ile de devam ediyor. film çok güzel gerçekten.

    bütçe: 3.48 milyon euro

    hasılat: 3.33 milyon euro

    fragmanı;

    https://www.youtube.com/watch?v=gflxvx2af_y

    - gaspar noe: özel olarak herhangi bir filmini söylemektense gaspar noe filmleri diye toparlamak daha mantıklı sanırım; çünkü adam zaten bu akımın en büyük temsilcisi.

    * irreversible;

    bütçe: 4.61 milyon euro

    hasılat: 5.8 euro

    *love;

    bütçe: 2.9 milyon euro

    hasılat: 900 bin euro

    *climax;

    bütçe: 2.6 milyon euro

    hasılat: 1.8 milyon euro

    *enter the void;

    bütçe: 13 milyon euro

    hasılat: 1.5 milyon euro

    * seul contre tous;

    bütçe: ----

    hasılat: 54 bin dolar

    - les amants criminels: françois ozon'un tüm filmlerinde bir aykırılık, anlatılmaya çekinilen konuları anlatma var zaten, ama bu filminde bunu açık açık gösterdiği için bu akıma en yakın olan filmi bu sanırım.

    https://www.youtube.com/watch?v=ahiikhl4oro

    bütçe: 2.3 milyon euro

    hasılat: ---- herhangi bir bilgi yok ama gişede başarısız oldu tarzında yorumlar var.

    - baise moi: bir intikam filmi olması kaynaklı şiddet sahneleri çok fazla ama bu filmi bu kadar ünlü yapan şey, 2000 yılında çekilen bu filmdeki sevişme sahnelerinin gerçek olması. günümüzde, fransa'da bile gerçek sevişme sahnesi çekmek imkansıza yakınken buna 20 yıl önce cesaret edilmesi filmi kıymetli kılıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=yuxovuo_kks

    bütçe: 1.3 milyon

    hasılat: 900 bin dolar

    - ma mare: anne ve oğul arasındaki ensest sınırlarında gezen ilişkinin hikayesi.

    https://www.youtube.com/watch?v=3lpmnq5xozy

    bütçe: 2.7 milyon euro

    hasılat: 1 milyon euro

    filmlerin hepsinin bütçe ve hasılatlarını yazmamın sebebi aslında bu filmlerin dünya genelinde tutmadığını göstermek. buna rağmen yönetmenler bulup buluşturup filmlerini çekmeye devam ediyorlar. insanları rahatsız etmekten zevk alıyorlar. örneğin gaspar noe'nin neredeyse tüm filmleri cannes'da gösteriliyor. cannes ile gaspar noe çok farklı bakış açılarına sahipler, ama buna rağmen cannes fransız sinemasını destekleme amacıyla gaspar noe'nin filmlerini es geçmiyor. her seferinde de lars von trier'de de olduğu gibi izleyicilerden salonu terk edenler oluyor. ve bu durum bu tarz yönetmenler için alkıştan daha kıymetli. love filminde, mesleği yönetmen olan murphy karakterine "kan, sperm ve gözyaşı olan filmler çekmek istiyorum." dedirten bir yönetmen sıradan filmler çekmez zaten.

    filmlerin çok fazla beğenilmemesinin sebebinin bu akımın kötü olduğuna yoranlar olacaktır. şunu düşünmekte fayda var, vertigo ilk yayınlandığında çok kötü film deniyordu, şu an dünyanın en filmleri arasında gösteriliyor. kısacası eleştirmenlerin dayatmasından sıyrılıp bu tarzdan zevk aldığını söylemenin bir sakıncası yok. ahlaken hiç yok.

    insanın bazen kötü filmleri de izlemesi gerektiğini düşünenler için;

    revenge

hesabın var mı? giriş yap