şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: marie laveau)
  • (bkz: new şehir)
  • (bkz: frenchmen street)
    (bkz: the spotted cat)
    (bkz: snug harbor)
    (bkz: apple barrel)
    (bkz: dba)
  • amerika'nın diyarbakır'ıdır. ülkenin en büyük kongre merkezlerinden birinin şehir kazansın diye oraya kurulmasından tutun,şehir içinde yasal kumarhane ayrıcalığından çıkın bir çok yatırım desteğine rağmen neredeyse tamamı siyah vatandaşları aslında haklarının bundan çok daha fazlası olduğunu iddia ederler. bu iddiaya sizi inandırmaya çalışırken de sıcağın altında,elinde uyduruk yerel bira nola eşliğinde yapar. hiç bir şey memnun edemez new orleans'lıyı. hep ağlar,hem katrina'nın ne kadar büyük yıkım olduğundan bahseder ve melul melul bakar yüzünüze. diğer amerikan şehirlerinden de olabildiğince farklıdır. şehirin tamamı bir bostancı-kadıköy arası,bir karşıyaka,bir kızılay-gop arası kadardır. burayı da gördük işte,daha da olsa gelmem denip geçilebilecek bir amerikan şehridir.
  • eski'den fransa'nın sömürgesi olan, bataklıklarla dolu, romanlarda ve filmlerde hayaletler, vampirler ve zombilerin şehri olarak bilinen yer.
  • her 'meshur' sehrin turist gezdirilesi bir takim yerleri vardir. bunun da french quarter denen yeri bu isi goruyor ve o kismi cok guzel. zaten baska bir yerini de goremedim. ama gordugum kismina sarilip aglamak istedim. belki bugunun anlam ve oneminden, belki yaklasmakta olan firtinanin yarattigi enfes isik ve golge oyunlarindan, belki de new orleans'in donusunun gulfport, ms olacagini bildigimden.
  • sanirim super bowldan mardi gras a kadar bu sehirde parti bitmeyecek.(bkz: new orleans saints)(bkz: who dat)
  • kendisi için "french quarter'ı ve bourbon street'i çıkarsan hiçbir özelliği kalmayacak şehir" diyelerin hakkında bir bok bilmedikleri nefaset, hastası olunası mekan. gelirseniz şunları yapınız:

    french quarter'ta gezinmece, bourbon'da gece hayatına atılmaca, strip club'lara girilip koca memeli ablaların kiloduna para sıkıştırmaca (şanslı iseniz 1-2 dolara o memelerin arasına kafanızı sokup şıkı şıkı yapıyollar, ben kocamı evde bırakıp zaman zaman gidiyorum, şahsi favorim :p içkiler pahalı ama içeri ücretsiz girilebiliyor, kapıdaki badigard'la pazarlık yapılsın mutlaka - yalnız, damsız iseniz hiç pazarlık filan denemeyin. pazarlığı kızlı erkekli gruplar için söylüyorum. şahsi deneyimim, hatun kişilerin ücretsiz pek rahat girebildiği yönündedir. içerde içkiler pahalı ve bir tane içki içmek zorundasınız.)

    genel olarak french quarter'da yürününce bir sürü atraksiyon var zaten. cafe du mond ucuz, pis ama beignet'ler güzel, sütlü kahfe leziz, her giden turist bi kere gider, iyi de yapar. cafe du mond'un oralardan mississippi kenarına geçiliyor. geçilsin, "niçın boğdun ulan jeff buckley'imizi" diye nehre tükürülsün bence. -tükürük opsiyonel.

    canal street'in french quarter'ın kenarında mississippi'ye birleştiği yerden nehrin karşısına feribot kalkıyor, bildiğim kadarıyla yayalar ücretsiz biniyor. bininiz, karşıda (algiers) pek bişey yok ama nehri geçmek keyifli. aslında karşıda güzel bir bar var: http://www.oldpointbar.com/ jazz, blues oluyor, turistler gitmez pek, güzel bir "local" bar.

    riverside mall: central business district'te (french quarter'a yakın) bir alışveriş merkezi. nehre bakıyor, güzel hediyelik eşya tükkanları var.

    magazine street'te gezinmece yapılsın. buffalo exchange diye ikinci el kıyafet tükkanı benim en sevdiğim mekanlar arasında. nacho's mama meksika restoranının yemeklerini de severiz.

    yine magazine üzerinde bir french bakery var. lezizzzzz. hemi de ucuz.

    croissant d'or ise french quarter'da bir kahveci tatlıcı. çok güzel. (adresleri google'dan bakarsınız diye şeapmıyorum)

    jazz müzik için bourbon'da dolanmayın, frenchmen street'e gidin. fq'dan yürüme mesafesi (biraz uzun ama dolanarak gidiliyor pek güzel). oradaki barlarda güzel müzik oluyor. sevdiklerimizden biri: spotted cat

    prytania street üzerinde st. james cheese company diye bir yer var. kendi şarabını götürüyorsun (ya da hemen yanda bir de şarap satan bir yer var). adamlardan peynir tabağı alıyorsun, pek güzel peynirler getiriyorlar. şarap açmak için ekstra ücret almıyorlar.

    fq'ya yakın bir yerlerde mimi’s: http://www.mimisinthemarigny.com/ güzel tapa yapıyorlar, müzik de oluyor. severiz.

    st. charles tramvayına binip teee uptown'a gitmece. yolda malikaneler var, manzara güzel. 1.25 dolara şehir gezintisi yani. kesinlikle yapınız. hatta uptown'a gelirseniz arayınız, biz oralarda oturuyoruz, biyerlerde bişeyler içeriz dilerseniz. (aramazsanız darılmayız, biz meşgul olur da gelemezsek de siz darılmayın :)

    uptown'da yapılabilecekler:
    camellia grill'de hamburger yemece. http://www.atneworleans.com/body/camelliagrill.htm
    la madeleine'de kahve, tatlı, çorba filan nefis: http://www.lamadeleine.com/locations?q=new orleans
    cooter brown's barında da güzel sandviçler var, her çeşit bira var. tam beyaz amerikalıların takıldığı maç izledikleri bir yer. timsah etli sandviç var. güzel :) http://www.cooterbrowns.com/
    oak street'te bir sürü yiyecek, kahve, ikinci el kitap filan mekanları var. tatlı bir sokak. geziniz.
    yine uptown'da tulane üniversitesi'nin hemen karşısında audubon park var. ağaçlara filan sarılınılası, huzur ortamı.

    magazine taraflarında garden district denilen bölgede ünlü insanların zamanında ya da halen yaşadıkları evler var. ben pek bilmiyorum. bitek anne rice'ın zamanında yaşadığı ev var onu biliyorum. ama internette bu konuda gırla bilgi vardır.

    eğer iki üç gün değil de biraz daha uzun kalacaksanız, bence bir iki günü için araba kiralayabilirsiniz. türkiye ehliyetleri ile kullanabiliyorsunuz, problem olmuyor.

    müze:
    city park taraflarında noma (new orleans modern art museum). hem parkı görmek hem de müzeye gitmek için. ama fq'ya uzak. arabasız zor. tramvay'la gidilebilir. uzun sürer biraz ama olsun.

    buna gitmedim ben de merak ediyorum: http://www.yelp.com/…ns-pharmacy-museum-new-orleans

    son olarak, geldiğiniz mevsime göre değişir ama hava çok soğuk değilse ve vaktiniz olacaksa kesinlikle bir swamp tour'a katılın, bataklık gezin. çok ilginç oluyor. :)

    insectarium, aquarium ve audubon zoo güzel yerler bu tip etkinlikleri sevenlere.
    jean lafitte park, arabayla gidilebilecek uzaklıkta, bu bölgenin doğasını anlamak, bir iki timsah görmek için güzel :) kısa patikaları var (trail).

    aşağıdakileri de kendime not almışım, bakınız, ilginizi çeken bişey olur belki, bazılarına ben de gitmedim daha önce.

    coffee shop
    http://www.yelp.com/…round-coffee-house-new-orleans

    tiyatro filan
    http://www.yelp.com/…tre-du-vieux-carre-new-orleans
    improv: http://nolacomedy.com/live-comedy/

    kayda değer diğer mekanlar:

    http://www.yelp.com/…ute-of-new-orleans-new-orleans
    http://www.yelp.com/…-confectionery-inc-new-orleans
    http://www.yelp.com/biz/haydels-bakery-new-orleans
    http://www.yelp.com/…mer-baking-company-new-orleans
    http://www.yelp.com/…urel-street-bakery-new-orleans
    http://www.yelp.com/biz/jagerhaus-new-orleans-2
  • 44. nfl super bowl'u muzesine kaldiran azizlerin sehri

    (bkz: nfl super bowl xliv)
    (bkz: new orleans saints)