şükela:  tümü | bugün
  • ayrıca gelmiş geçmiş en büyük sarhoşlardandır
  • "tanri senin hamurunu necaset ile yogurmu$,
    annen seni sicarken yanlislikla dogurmu$" demi$ adam.
    (bkz: necaset)
  • marmara denizi kadar içtiği söylenir
  • şarabın kendini adamdan sanmasını sağlayan adam
  • bir kıssa anlatalım madem (olayı anlatan kişi neyzen'i olayın doğruluğu, yanlışlığı hakkında konuşturamadığını söylüyor, fakat sükut ikrardan gelir demişler diyor)

    atatürk neyzen'in ününü duymuş olacak ki, çağırtmış köşküne sohbet etmişler, uzun uzun aşkla üflemiş neyzen.. ardından sormuş atatürk..
    - senin çok fazla içki içtiğini söylüyorlar, benim kadar içer misin ?
    neyzen düşünüyor, içkinin hududu olmaz.
    - ne kadar içersiniz ?
    - iki tane kiloluk rakı içerim.
    ata kelimelere basa basa şu sözleri söylemiştir, neyzen'in gözünü korkutmak istemiştir.
    - nasıl içersiniz ?
    - canım ne isterse; susuz, mezesiz.
    neyzen:
    - ben de iki kiloluk içerim ama, öyle içmem.
    neyzen'in arzusu ile ortaya kocaman bir emaye kase geliyor, iki kiloluk rakıyı neyzen kaseye boşaltıyor. başını sokup lıkır lıkır içecek zannediyorlar. fakat neyzen'in isteği daha bitmemiştir, bir somun ekmek ve irice bir kaşık geliyor. neyzen ekmeği lokma lokma koparıp kasedeki rakının içine bastırıyo. lokmalar rakıyı iyice çektikten sonra çalakaşık yanaşıyor.
    yine anlatılanlara göre, ata:
    - pes, pes, diye bağırarak ayağa fırlamış ve elleriyle yüzünü kapamış, ayrılırken de saygılarını sunmuştur. yine rivayete göre ata öldükten sonra neyzen, evinden haftalarca çıkmamış..
  • gece meyhaneden cikmis evine donerken, dar bir sokakta karsilastigi bir baska sarhos ile aralarinda gecen diyalog :
    - ben senin gibi cigeri bes para etmez herife yol vermem!
    neyzen geri cekilir, yolu acar;
    - ben veririm..
  • atatürk'ün büyük dil kongresini topladığı gün, başvekil de bakırköyünde genişletilen bez fakrikasını açmaya gelmişti.
    dil kongresine bütün bakanlar, milletvekilleri ve bazı büyükelçiler de gelmişlerdi.
    dil konusunda tezi olanlar, kürsüye çıkıp konuşmuşlar, fikirlerini beyan etmişlerdi.
    bunlar arasında üniversite profesörlerinden cafer kırımi bey de kürsüye çıkarak tezini savunurken, kırımlı olması dolayısıyla söz arasında ruslar hakkında biraz sitemde bulununca atatürk çok kızmış ve:
    - "burası siyaset meydanı değildir, indirin şunu hemen" deyince profesörü kürsüden indirmişlerdi. neyzen tevfik bu olayı öğrenince şu kıtayı yazmıştı:

    fabrika yaptı sümerbank bez için,
    çok muazzam bir eser bu laf değil,
    dil işinde ehli dil tezden dedi:
    sıçtı cafer bez getirsin başvekil..
  • bir tek içki diil cigara muabbeti de varmış amcamın (bkz: ben söyleyenin yalancısıyım)
  • guvenlik gucleri ile icli disli iliskileri oldugu soylenir.
  • "şu yolda kırk senedir attim adim,
    daha hala beni ben anlamadim."