şükela:  tümü | bugün
  • "marduk" yada "nibiru" olarak isimlendirilen ve 12. gezegen olarak ünlü araştırmacı zecheria sitchin tarafından dünyaya duyurulan gezegen nasa tarafından da onaylanmış olup , 10. gezegen olarak nitelendirilmiştir.
    ayrıntılı bilgi için: http://www.tuvpo.com/…/research/marduk/marduk1.html
  • bir söylentiye göre 31 mayıs 2003 cumartesi niburu en büyük şekli ile dünyanın heryerinden gözlenebilecek. kızılkuyruğu görülecek. nibiru'nun etrafındaki uydularda gözlenebilecek. bununla birlikte volkanlar patlayacak, hindistanı sel götürecek, depremler olacak, inek dağa kaçacak* neyse böyle bir dizi felaketle birlikte tüm düzen değişecek, dünya nüfusunun yüzde doksanı yok olacak gibi söylenceler dolaşmaktadır ortalarda, başı boş bir halde. bu nibiru denen 10uncu, 12inci ve xinci gezegen olarak değil bence felaket tellali olarak anılması uygundur. *
  • etnolojik arastirmalarda, dunyada geceyi, gunduze ceviricek kadar kuvvetli isik sactigi soylenen planet.
  • şimdilik pek bir haber alamadığımız, ama 2012 yılı hakkında görüş bildirenlerin hakkında fikir birliği ettiği gezegen.
  • ilk kez sumerler tarafindan tespit edilmis gunes sisteminin 10. gezegenidir kendileri (ay ve gunesin de sayilmasi ile 12. gezegen oluyor) ve dunyaya yaklasmasi ile bir suru felaketin de olacagi beklenen gezegen.
  • sumerlerin ni.bi.ru diye adlandirdiklari "gecis gezegeni" anlamina gelen kelime.
  • (bkz: hepimiz olucez)
    (bkz: spoiler)
  • hakkinda engin ardic tarafindan yazilmis iyi bir makale asagidadir. icinde ilgilenenler icin referanslar da bulunmakta. gazete linkleri muessesine guvenen bir kisi olmadigim icin (bugun var yarin yoklar zira) paste etmekte fayda vardir.

    mars gezegeni dünyamıza binlerce yıldır ilk kez bu kadar yaklaştığına göre, biz de şu dört sene evvel çıtlattığımız konuyu yeniden ısıtabiliriz artık...
    doğu yönüne geceyarısına doğru bakın, yıldızlardan farklı, daha parlak ve kırmızı bir nokta göreceksiniz: işte o, mars.

    eğer ipuçları ve araştırmalar doğruysa, 2010 yılı dolaylarında (maya takvimine göre 23 aralık 2012'de), bu kez güney yönünde, daha da büyük ve koyu kırmızı bir gezegen daha göreceksiniz... o da, amerikan nasa kayıtlarında 'gezegen x' adıyla, oysa sümer çiviyazısı tabletlerinde nibiru, babil kayıtlarında marduk adıyla geçen gezegen!... isterseniz maya zagonuna göre kukulcan, aztek zagonuna göre quetzalcoatl, inka zagonuna göre viracocha da diyebilirsiniz.

    güneş sistemimizde, bilinmeyen diğer bir gezegenin varlığı, amerikalı astronomlarca 1972 yılında matematik olarak, kağıt üzerinde hesaplandı. 1984 yılında, 'kütlesi dünyadan çok daha büyük, ve spektral analizde koyu kırmızı renk veren bir gökcisminin pluton'un yörüngesi dolaylarından sisteme girmekte ve hızla yaklaşmakta olduğu' da, bir radyoastronomi uydusu aracılığıyla tesbit edildi...

    tabii gündelik, 'dünyevi' dertlerle uğraşan insanlar hiç de üzerinde durmadılar...

    evet ama, böyle bir gezegenin varlığını eski, 'kadim' mezopotamya uygarlıkları da söylüyorlardı, şifreleri çözmeyi bilene eski mısır da, eski maya uygarlığı da söylüyordu. buyurunuz, buradan yakınız!

    gezegenin güneş çevresinde bir dönüşü 3661 yıl sürüyor. onun için insanlık tarihinde ancak 'mitolojik' anılar bırakmış. yörüngesi de çok eliptik, sistemin dışına çıkıp dönüyor, mars ile jüpiter arasında yeralan asteroid kuşağı bölgesine kadar yaklaşıp yeniden uzaklaşıyor.

    fakat amansız bir çekim gücüne sahip olduğu için de, her gelişi dünyamızda büyük depremlere, yanardağ patlamalarına, hatta manyetik fırtınalara ve manyetik kutbun yer değiştirmesine bile yolaçıyor.

    derler ki 'nuh tufanını' da bu namussuz yaratmış... tufan, aslında koca bir çunami dalgası.

    hatta derler ki, asteroid kuşağının yörüngesinde binlerce yıl önce büyük bir gezegen varmış da, bunun uydularından biriyle çarpışınca (dört uydusu varmış) parçalanmış, kalan büyük kütle venüs olmuş ve yeni bir yörüngeye kaymış, toz toprak ve molozlar da asteroidleri oluşturmuş...

    şaka yapmıyorum. çok ciddiyim.

    tapınak şövalyelerinin, yani masonların maşrık-ı azamı beyefendi bir zahmet beni ararsa, konuyu kendisiyle görüşmek isterim. alt derecelere açıklamazlar, sultanhamam ve rıza paşa yokuşu'nda floş kaçakçılığıyla iştigal eden hergele biraderlerin henüz bilmeleri gerekmez belki ama, biz isis'in de, osiris'in de, hermes trismegistus'un da (thoth), 'rabbin izzetinin' de aslında ne olduklarını biliyoruz.

    şimdilik saklı tutuyorlar ama gezegen yaklaştıkça açıklamak, insanlığı buna hazırlamak zorunda kalacaklar.

    ama siz konuyu şimdiden enine boyuna öğrenmek isterseniz, hemen kitapçıya gidiniz ve şu kitabı alıp okuyunuz

    burak eldem. 2012: marduk'la randevu. inkılap yayınları, 608 sayfa.

    eldem bu çok kapsamlı ve bir solukta, yutar gibi okunan çok sürükleyici kitabında iki büyük iş başarmış.

    birincisi, konuyla ilgili ve bir kısmı dilimize henüz tercüme edilmemiş bütün 'literatürü', yani graham hancock, robert bauval, john anthony west, alan alford, andrew collins, graham phillips, maurice cotterell, adrian gilbert, robert lomas, christopher knight, zecharia sitchin, neil freer gibi araştırmacıların çalışmalarını ustaca derleyip toparlamış.

    ikincisi de, meseleyi 'tarihi materyalizm' temeline oturtmuş. saçmalıklardan arındırmış, işin içine karıştırılan 'üfürükçülük' kısmını temizlemiş, konuyu marihuanacı new age manyaklarının elinden kurtarmış.

    okuyun. ilginizi çekmezse ya da beğenmezseniz bana getirin, paranızı ben kendi cebimden geri vereyim. bu kadar da ciddiyim. ben öyle herşeyi kolay kolay kolay beğenmem ve de övmem, bilen bilir
  • "... göklerde parlayan yıldız
    başlangıç ve gelecek onun ellerinde olsun, herkes ona saygı göstersin
    diyelim ki: o dinlenmeksizin yolunu tiamat’ın ortasından zorla geçirdi
    onun adı nibiru olsun, ortayı ele geçiren
    çünkü gökyüzündeki yıldızlara yollarını o sağladı
    o bütün tanrıların çobanı oldu"

    enuma elish / i.ö 3. binyıl
  • (bkz: marduk)