şükela:  tümü | bugün
  • 1938-39 yillarinda nazi toplama kamplarindan 669 cekoslavak yahudi cocugun kurtarilip britanya guvencesine ulasmasiyla sonuclanan bir operasyonu yonetmis, insan olmanin doruguna ulasmis uber sahsiyet.

    savastan sonra gizli kalmis bu amcamizin yaptiklari. ta ki 1988'de amcamizin esi grete 1939 yilina ait, o cocuklarin tumumun adlarinin ve fotograflarinin oldugu bir albumu bulana de. sonrasinda amcamiz o cocuklarla bulusturuluyor ama bulusunca bile durumun farkinda degil. surpriz bulusma icin

    ayrica (bkz: sir nicholas winton)
  • bu adamın hitler'le aynı dünya'da, aynı zamanda yaşaması, insan olmanın bi cilvesi sanırım. var olsun.
  • terazide iyilik tarafında duran güzel insan.
    okuyunuz/okutunuz.
  • insanlığın kirli ismini tek başına temizleyebilecek kadar iyi olan bir insan, iyilik meleği. 2015'te 106 yaşında vefat etmiş kendisi. keşke dünya bu güzel insana sonsuza kadar ev sahipliği yapabilseydi.

    nicholas winton, 1938'de 669 yahudi çocuğunu kurtarıp, çekoslovakya'dan ingiltere'ye getiriyor. bu çocukların aileleri hep nazi kamplarında öldürülmüşler. ingiltere'ye gelen çocukların her birine birer aile buluyor, bir yuva veriyor. kurtardığı her çocuğun da ismini ve fotoğrafını bir defterin içinde saklıyor. 50 yıl boyunca bu konuyla ilgili tek bir kelime etmiyor. bir gün eşi tavan arasında bu defteri buluyor ve bunu bir gazeteciyle paylaşıyor. daha sonra nicholas wilton bir televizyon programına davet ediliyor. program esnasında nikolas winton'ın kurtardığı bir çocuğa yanında oturan kişinin "o" olduğu söyleniyor. kadın ona sarılıyor, iyilik meleğimiz göz yaşlarını tutamıyor, gerçekten büyülü bir an. sonra sunucu "burada olup hayatını nicholas wilton'a borçlu olan herkes ayağa kalksın lütfen" diyor. 40-50 kadar kişi ayağa kalkıyor ve onu alkışlamaya başlıyor. ayağa kalkan insanlar onun 50 yıl önce kurtardığı çocuklar. o an öyle muhteşem bir an ki, o çocukların her birini birer yetişkin olarak kanlı canlı gördüğünüzde tek bir insan hayatının bile ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. hayat kurtarmanın güzelliğini o çocuklara yaşlanabilme ayrıcalığını tanıdığınızda görüyorsunuz. tek bir adamın emeğiyle birçok aile kuruluyor ve koca bir nesil yetişiyor. aynı zamanda bu adamın 50 yıl boyunca bunu saklayıp, kimseye bildirmemesi de aslında iyiliğin tanımı. iyiliğin karşılığa ya da reklama ihtiyacı yoktur. iyilik, iyiliktir ve aslında hiçbir şey beklemeden yapılmalıdır. beklenebilecek tek karşılık insanlık ve iyilik için yapılan bir yatırım olabilir ancak. nicholas wilton da insanlığa muhteşem bir miras bırakmıştır. hikayesi, insan olmanın ve iyiliğin temel ilkeleri olarak nesiller boyu anlatılmalıdır.

    ellerinden öperim güzel insan. ilgili video: link
  • keşke bizim de bir sir wintonumuz olsaydı ve struma faciası hiç yaşanmasaydı dedirten yüce insan.

    not : strumaya neden olan ingiltere imparatorluğunun yaptığı caniliği de unutmamak gerekir.
  • ırkçılığın ne illet bir insanlık hastalığı olduğunu bizlere hatırlatıp, dil, din, renk, cins görmeden insan olabilmenin ne yüce bir erdem olduğunu bizlere kanıtlayan winton gibi, schinders gibi insanları saygıyla anıyoruz. ırkçılık insanoğluna bulaşmış en büyük hastalıktır.
  • bu güzel ağabey, yaptığı kahramanlıktan eşine bile bahsetmemiş, ta ki eşi tavan arasına kaldırılmış belgelerin arasında kurtardığı çocukların listesini keşfedip, winton’a bu çocukların kim olduğunu sorana dek. 2015 senesinde, tam 106 yaşında hakk’a yürümüş winton, kurtardığı, aile bulduğu, çoktan orta yaşı geçip kendi ailelerini, hayatlarını kuran ama ancak çok seneler sonra buluşturulduğu yüzlerce “çocuğun” minnetine bir canlı yayın aracılığıyla sürpriz bir şekilde mazhar olmuşluğun huzuru ile gitmiş bu dünyadan.

    öyle güzel bir hayat hikayesi ki onunkisi, kulağa ne de hoş gelen ömrüne bereket temennisi kendisinde vuku bulmuşa benziyor, hep ışıkta olsun...