şükela:  tümü | bugün
  • dokuzuncu nesil praetor...
  • boş kağıt olsa bu, altına imzamı atarım lan.
    kalemi bastıra bastıra hemi de...
  • şöle bi gülümseyerek girer içeri ve olmayacak işi oldurur,gülmeyecek huysuzu da gülümsetir arkasından işler ardı ardına rast gelir.ofis sohbetlerinde fazla miktarda benzeşir hale gelmemizden ürkülmektedir...sabah çayıyla,öğlen kahvesiyle,aksam drinkiyle ve gecenin her saatinde baska bir keyif veren lafta değil hakkaten arkadaştır kendisi.
  • bir rivayete göre istanbul'da yaşayan tüm insanları tanır. bu rivayetin gerçek olduğunu cuma akşamı istiklalde sahibiyle gezen köpeği bile tanıdığını görünce anladım... yalnızca adliyelerde değil sosyal yaşamda da on kaplan gücündedir.
  • ben de bu kim acaba diyordum ki, yorumlardan anladım. şimdi adını ve soyadını söyleyip afişe etmek istemem ammaa beyoglu adliyesinde * kime sorsanız gösterir size bu hatunu. sosyal kelebektir efem kendileri. dritta ve pink nymph sizleri de buldum! * *
  • bu aralar bana dadanmiş dokuzuncu nesil praetor, zevkle takip ediyorum.
  • çok kibar bir insandır. ironi yapmıyorum. mesajlaşmalarım sonrasında çıkarsadığım kadarıyla, samimiyetle söylüyorum bunu.

    amma, artık ne hakkında olduğunu bile tam olarak hatırlayamadığım (netekim, aylar geçti) bir entarinin başına ördüklerinin sebebine dair yaptığı açıklamaları hiç mi hiç tatmin edici bulmadığım kişidir aynı zamanda. hafızamı yitirecek kadar beklettiğinden ötürü, kendisine aşama aşama ilerleyen, bir entry'nin buharlaşması temalı bir hikaye yazmaya karar verdim.

    1. akp'ye yönelik sarfedilen bir cümle barındıran ve sözlük formatına aykırı entry tarafımca girilir.
    2. akabinde fark ettiğim için durumu, birkaç dakika içerisinde şahsımca düzeltilir.
    3. buna rağmen entry silinir..
    4. silene şahsımca mesaj atılır: acep okumadan mı siliyorsunuz entryleri? vurgusuyla.
    5. cevap alınır, hala entry'de sıkıntı olma olasılığı gözeltiğinden, bana sabırla beklemek telakki olunur.
    6. aradan bir hayli zaman geçer, tekrardan, "bizim entry ne oldu acep" tadında bir mesaj daha atılır.
    7. yazılanın pretoryuma gark olmasından ötürü bu durumun normal olduğu söylenir.

    bahsi geçen entari ise hala kayıptır.

    hikayenin ana fikrini hemen deyivereyim: sözlük suları bulanık olur, biliriz. hatta oldurulur, onu da biliriz. niyet dediğin bu sulardan devşirilir, onu da her daim görürürüz. ama bu nasıl bir nezakettir de aylarca bekletir, onu bilmeyiz.

    ayılık var herhalde hamurumuzda, çakralarımız tıkanık.
  • kendisini tanıdığım kadarıyla istanbul'un genç avukatlarının arasında başarılı olanlardandır... entarilerin silinmesi ve/veya canlandırılmasında gecikmelerinin olması da; kuvvetle muhtemel özgürce fink attığımız, aklımızın erdiği(!), dilimizin döndüğü(!) kadarıyla yazdığımız entarilere ev sahipliği yapan sözlüğümüzün (artık kim ne kadar sahipleniyor tartışılır) hayatta kalabilmesi için gerekli bulduğu önlemlerdir... sonuçta hepimiz bu ülke de web sitelerinin sudan bahanelerle aylarca ve hatta yıllarca kullanıma kapandığını biliyoruz... yok hayır o gün geldiğinde "ben giriyorum youtube'a sizde girin" gibi beyanatlar verecekseniz alacağınız tepki nickinne'nin aldığından milyonlarca kat fazla olacaktır... aklınızı başınıza alın arkadaşlar, burada praetorlerin gerçekten götümüze girmemesi için çabaladığının farkına varmamız gerekiyor... sadece senin benim değil an itibariyle 21126 yazarın ve daha nice çaylak/okur vs.nin götüne girecek... bırakın insanlar işini yapsın, savun sen de kendini ama götümüze girecek derse bi dur dinle bakalım... yok eğer ben bu insanlardan daha iyi biliyorum, bu ülkedeki hukuk sistemini diyosan gel buyur ben praetor olmak istiyorum de... olumsuz cevap geleceğini hiç zannetmiyorum (tabi gerçekten böye bir dimağa sahipsen)... başını ellerinin arasına almayı öğren önce... oldu mu çocuğum?... *
  • entry silmemek için kıçını yıırttığını bildiğim preatördür.
    yazar ayırmadan...
  • bana dadanmasından korktuğum praetor. siftahı yaptı az önce. ggler havada uçuşabilir. valla !