şükela:  tümü | bugün
  • bir çok araştırmaya verilen zaman, izleme, dinleme ve okuma ile şu sonuca varılmıştır:

    kendi beyanatına göre double cross(daha doğrusu double pedal) kullanarak çaldığı tek parça dance of death albümünde dinlediğimiz face in the sandmiş. nicko baba double pedal tekniğinin kendisine çok yabancı, zor ve garip geldiğini söylemiş ve onun bu yabancılığı sebebiyle face in the sand death on the road turnesinin playlist'inden çıkarılmıştır. wikipedia diyor ki nicko baba double pedal kullanmayarak seneler boyunca kendine özgü ve çok hızlı bir teknik geliştirmiştir.

    şimdi aslında bişey demek ne haddime ama... ohandranas be kardeşim! rock in rio dahil olmak üzere nerdeyse bütün canlı performanslarda adam ortalamanın da üstünde olan batersitlerin çift pedal kullanmadan yapamayacakları şeyi tek pedal ile yapıyormuş. hadi stüdyo kayıtlarını anlarım da sahnede de... kifayetsizim baba, önünde eğiliyorum.

    ha bide bu yetmiyormuş gibi, çift pedal tekniği bana yabancı ve zor geldi diyor hazretleri. bi de kullansa kimbilir neler çıkacak ortaya, düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor!

    kendisi bir röportajında demiş ki: dünyaya bir daha gelsem, ian paicein sol ayağı olmak isterdim. kimbilir başka kaç tane batersit var senin sağ ayak bileğin olarak gelmek ister babacım!

    bileğine kuvvet denir ya, diyin siz onu şimdi.
  • tekrar caught somewhere in time dinlerken dedim ki bir drum cover'ına bakayım şu pedallar ne işmiş diye. foot cam ile çekilen bir cover izledim. sonra dedim ki abi sen neymişsin yahu! şimdinin şişirilmiş,twin pedaldan başka bir bok bilmeyen,iki atak yapınca kendini lombardo zanneden yavşaklara cevabını ta 20 sene önceden vermiş bir abimizdir kendisi.saygılar,sevgiler.

    link:http://www.youtube.com/watch?v=iuh5tw--sno
  • the book of souls world tour ile beraber 22 yıl sonra drum kit'ini premier'den sonor'a taşımıştır.
  • iron maiden'ın kurucusu steve harris hakkında şöyle buyurmuş:

    "grupla bu kadar mükemmel uyum sağlayacak başka bir davulcu düşünemiyorum, nick davulunu çoğu gitaristin gitarını çaldığı gibi çalar - şarkının rifflerini nota nota sizinle birlikte işler. hiç böylesini görmemiştim! sadece ritim tutmaz, şarkının tamamını ateşleyen odur, ve bas gitarist olarak her gece onunla atışmak, bence harika. bu da hiç birimizin işin hakkını vermemek gibi bir şansımızın olmadığı anlamına geliyor."

    hakikaten de öyledir. iron maiden'ın çoğu parçasında davulları çıkarın, sanki bas gitarı çıkmışcasına alt yapının nasıl eksik kaldığını görürsünüz, vokal çıkmış gibi şarkının gazlanıp yavaşladığı yerler hissedilemez olur. yolda yürürken mırıldandığınız bir iron maiden parçasında vurgulayarak söylediğiniz yerlerde hep nicko'nun rideları vardır. tek bas davul pedalı kullanır, onu da çıplak ayakla kullanır. tek pedal kullanan bir heavy metal davulcusu olması ve çift pedalı* hiç aratmaması onu özgün yapmaya yeter (bkz: caught somewhere in time). çift pedal onun için "undrummish"dir.
  • "bir daha dünyaya gelsem ian paice'in sol ayağı olmak isterdim sanırım." diyen eğlenceli davulcu...
  • death on the road konserinin* sonunda kendisi çıplak ayakla sahnede gezdiği için uyanık bir seyirci kendisine bir tek bot* atar.. nicko babada hiç kötü anlamda algılamadan merak edip gidip botu eline alır yavaştan burnuna doğru götürür ve kokudan bayılırmış gibi yapıp gülmeye başlar sonra da botu öylesine bir yere fırlatıverir..

    death on the road un extralar dvdsinde izleyebileceğiniz en komik adamdır.. hiçbir röportajda söyleneni ciddiye almıyormuş gibi geyik yapar soruyu soranla veya diğer grup üyeleriye (özellikle steve harris) bol bol dalga geçer.. konser sırasında fazla hareket edemediğinden (davulun sahneyi kapamasını davulcu olmasına göre daha büyük bir engel olarak görüyorum) konserlerde en fazla eğlenen ikinci adamdır bence.. birinicisi için (bkz: janick gers)
  • hayatımda dinlediğim en manyak sağ ayağa sahip olan baterist... bütün konserlerinde ahanda bu sefer kesin çift pedal kullanıo diye umutlanır sonra tek pedalı görünce yine göt olur otururum.
  • maiden şarkılarında duyduğumuz; bruce'un ağzından çıkmamış heey, hoo, ayee gibi seslerin tümü bu amcamıza aittir.
  • baterisiyle sevişirken kolları o kadar hızlı hareket eder ki kafasının etrafında küçük çapta bir hortum oluşur. saçları havaya doğru süzülür. o an, dev cüssesinin de yardımıyla, bir insandan çok bir büste, mitolojik bir kahramana benzer eline ayağına kurban olduğumun..
  • maiden'ın hocus pocus coverında vokallerde gördüğümüz insan. bu vesileyle ne kadar iyi bir vokalist olduğunu da öğrenmiş bulunduk. özellikle sonlara doğru attığı bir solo vardır ki, freddie mercury falan taşa sürtsün, o derece.

    adam akıllı bir tanım yapmak gerekirse: maiden'ın performans açısından arka planda kalan, pek atak yapmayan oyuncusu. clive burr'ü davul başında tercih etsem de, grubun en ezici elemanıdır. tamam belki bir iki çalışma haricinde çok aşmış performansları barınmaz; ama kötü çaldığına şahit olmadım. severiz kendisini, hastasıyız.