şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dr.mustafa ulusoy' un karakalem yayınlarından çıkan kitabına ismini veren makale.

    küçük bir alıntı:

    "hem nietzsche, hem de babaannem kabirlerine yalnız girdiler. arkalarında herşeyi bırakarak. nietzsche "ben varken ölüm yok, ölüm varken ben yokum" derdi. babaannem ise "ben varken her daim ölüm var, ölüm varken ben her daim var olacağım" derdi. nietzsche yanılmıştı. zannettiği şekilde, ölüm var olunca yok olmamıştı. yok olmamıştı, ama ruhu yokluk acısını çekmeye devam ediyordu. ruhlar âleminde onu karşılayacak hiçbir yaşadığı an yoktu. kendi adına yaşadığı her hal ve her an yok olmuştu. dipsiz bir kuyuya doğru düşmeye devam ediyorduóbir de buna pişmanlık duygusu eklenerek. bir imkân olsa yeniden başlamak isterdi. ama o dipsiz kuyudan çıkış yoktu. tercihini bilerek yapmıştı.

    babannem ölünce rabbi adına yaşadığı her anı ve her halini yanında buldu. o anların hiçbiri yok olmamıştı. bu yüzden kolayca ölmüştü. hiçliğe ve yokluğa değil, rabbi adına yaşadıklarını karşılamaya gidiyordu.. yaşadığı her ne varsa onlara razı olduğu ve sevdiği gibi, ölümü de sevmişti. yaptığı tercihten pişman değildi tercihini bilerek yapmıştı.

    "de ki. ‘orada (yeryüzünde) yaşar, orada ölür ve oradan çıkarılırsınız.’" (bkz. a’raf, 7:25).

    nietzsche ve babaannem yokken yeryüzüne gönderildiler. yeryüzünde yaşadılar. burada öldüler. ve buradan çıkarıldılar. ruhları yaşamaya hâlâ devam ediyor. kendilerine ait olan, yalnızca birer tercihti. bizim onlardan tek bir farkımız var. hâlâ sınanmaya devam ediyoruz. hâlâ tercihler yapıyoruz. ve tercih ettiğimiz her şık, diğer şıkkın dışlanmasını da içeriyor."

    yazının tamamı için:
    http://www.karakalem.net/?article=436
  • kolay okunan ve enteresan diyebileceğim bir kitap.yorucu cümlelerden uzak ve anlatmak istediğini doğrudan sunan bir dil kullanılmış.nihayetinde psikolojik bir kitap olduğu için zaman zaman kaybolup gidebiliyor insan ama bütününde zevkli ve basit bir anlatıma sahip.

    --- spoiler ---

    içerik olarak varoluşçuluk karşıtı bir tutum işlemiş yazar.özellikle de son kısımda iyi düşün iyi olsun tavsiyelerine yer verilmiş.başlık ise sizi yanıltmasın.nietzsche'nin ismi sadece 4-5 sayfada kullanılmış yani yazar kitabın popülaritesine katkıda bulunmak için böyle bir başlık tercih etmiş.iyi niyetle yazılmış bir kitap ancak maalesef tarafsız olmaktan kurtulamıyor.böyle güzel işlenebilecek bir konuyu bile siyasal türban meselesine bağlamadan yapamamış.kadınların kapanmasının ne kadar doğru olduğunu ve kapanmayanların ne kadar hatalı olduğu anlatılıyor ancak yazar kapanma'nın tanımını yapamıyor.okumayan bana göre fazla bir şey kaybetmez."babaannemizin" anılarını dinleyip yaşamın ne kadar değerli olduğuna dair kıssadan hisseler çıkarmak da aynı etkiyi yaratacaktır.

    --- spoiler ---
  • okunabilitesi olanlardan. kitaptaki bazı yazılar/ bölümler ruh halinizi okuyor sanki.

    ''aşık olmanın, bir başkasını sevmek olduğunu sanırdım. aşkla, sevmek ve sevilmekle, yaşamın ağırlığının yok olacağını sanırdım. ama artık aşka güvenmiyorum. sevmek ve sevilmenin, aşık olmak ve olunmanın kendisi hayat kadar ağır. sevmek ve sevilmek, aşık olmak ve olunmak duygularımıza oturan yorucu bir yük.''
  • içindeki şu üç başlığı beğendiğim kitap:
    1. sınırsız şartlara bağlı mutluluk
    2. hayat mı aile mi
    3. aşka güvenmiyorum
  • (bkz: #84151045)