şükela:  tümü | bugün
  • gilles deleuze tarafinda yazilmis, 1962 tarihinde presses universitaires de france tarafindan basilmis eser.

    turkce'ye ferhat taylan tarafindan aralik 2010'da cevrilmis ve norgunk yayincilik tarafindan basilmistir.

    toplam 256 sayfa ama sayfa basina dusen anlam sayisi acisindan olculemez nitelikte.

    deleuze'un guattari oncesi eserlerinden, temel kavramlar agini gelistirdigi bir eser.

    burada deleuze, nietzsche'in kant ve schopenhauer elestirisi uzerinden ilerler. kant'i var olan degerlerin anlamlarini dusunmeden, onlari degismez kabul ederek urettigi felsefeyi elestirir. bir bakima nietzsche bilincalti felsefesi uretir. schopenhauer'in de kant uzerinden gittigi icin karamsarliga dustugu ve bundan kopamadigini ileri surer. "cekic darbeleriyle" felsefe yapmaktan bahseder.
  • norgunk yayıncılık güzel kapak, iç sayfa ve kapak dokusu seçimleriyle piyasaya sürmüştür bu deleuze eserini. okumadım daha sıra gelmedi, ama düşünürüm ne yazdı acep diye. zira deleuze'ün birisi hakkında yazdıklarını okuduktan sonra o birisi önceden bildiğiniz kişi olmuyor gari. (bkz: proust ve göstergeler)
  • eleştiri felsefesinin çift yönlü hareketi her şeyi ve bir şeyin tüm kaynağını değerlerle ilişkilendirirken bu değerleri de, bu değerlerin değerine karar veren ve kaynağı gibi davranan bir şeyle ilişkilendirir. nietzsche’nin, değerleri eleştiriden kaçırıp, mevcut değerlerin dökümünü yapmakla veya şeyleri yerleşmiş değerlerle eleştirmekle yetinen “felsefe işçileri” kant ve shopenhauer ile değerleri basit sözde nesnel olgulardan türeterek eleştiren veya koruyan yararcılara ve akademisyenlere karşı verdiği çifte savaşım hatırlanmalı. her iki halde de felsefe kendisi veya herkes için geçerli olanın kayıtsız öğesinde yüzer. nietzsche, hem değerleri kaynağına kayıtsızlaştıran yüksek “temellendirme” düşüncesine, hem de değerlere kayıtsız bir kaynak koyan nedensel türetme veya başlangıç düzlemi düşüncesine karşı durur. yeni bir soykütük kavramına şeklini verir. filozof soykütükçüdür. filozof ne kant tarzı bir mahkeme yargıcı, ne de yararcıların tarzında bir mekanikçidir. filozof hesiodos’dur.

    “bu uzaklık duygusunun yüksekliğinden aldılar değer
    yaratma veya değer koyma hakkını: yararlılık da ne?

    felsefe bütünüyle bir semptomatoloji ve semiyolojidir. bilimlerin semptomatolojik ve semiyolojik bir dizgesi vardır. görünüş ve özün metafizik ikiliğinin ve bilimsel neden-sonuç bağlantısının yerine nietzsche, görüntü ve anlam bağlılaşmasını geçirir. her kuvvet, bir gerçeklik niceliğinin sahiplenilmesi,egemenliğe alınması ve kullanılmasıdır. hattâ değişik görünümleri içindeki algı, doğayı sahiplenen güçlerin ifadesidir. bu da doğanın kendi tarihi var demektir. bir şeyin tarihi, genellikle, o şeyi egemenliklerinde tutan kuvvetlerin art arda gelmesi ve yine o şeyi egemenlik altına almak için mücadele eden kuvvetlerin eşzamanlı olarak var bulunmalarıdır. aynı nesne, aynı fenomen kendisini sahiplenen kuvvete bağlı olarak anlam değiştirir. tarih anlamların değişmesi, yani “birbirinden az veya çok şiddetli, birbirine az veya
    çok bağlı olan uyruğuna alma fenomenlerinin art arda gelmeleridir”
    o halde anlam karmaşık bir kavramdır: yorumu sanat yapan bir anlam çokluğu, bir takımyıldız bir art arda gelme bütünü, bir eşzamanlı var bulunma her zaman mevcuttur üstelik. “her boyun eğdirme, her egemenlik yeni bir yorum demektir”.

    ve ruhun kendi ilkesinde zamana hediye edilen bir bağışlanma ilkesi mevcuttur.