şükela:  tümü | bugün
  • geceyi anlat bana ismiyle turkceye cevrilen djuna barnes romani. bu roman, barnes'in james joyce'la karsilastirilmasina neden olmustur. "yalnizca imkansiz sonsuza kadar surer.zamanla ona erisebilirsin.robin'in aski ve benimki bastam beri imkansizdi ve birbirimizi sevmekle artik sevemez olduk..... hayati bir yemek cingiragi gibi calsan da bir tek saat hic cinlamaz-kopus saati... hersek sonunda o yuregi agzinda olmak denen zehirden oluyor."
  • isminden mi yoksa kitabın genelindeki karanlıktan mıdır nedir, gündüz okumanın hakaret gibi kaçtığı bi kitaptır bu. edebi gücü göz kamaştırır, yaşartır bi de.
    "..nora herkesin yanında kendinden soyunuyor. kendini ikaz etmeyi beceremediği için, dönüp baktığında hep azalmış olduğunu görüyordu. her zaman uygun bir fiyata satılabildiği için dünyanın her tarafındaki yoldan çıkmışlar onu çok karlı buluyorlardı çünkü kendi ihanetinin parasını kendi cebinde taşıyordu..."*

    kitap ilk t.s. eliot'ın önsözüyle 1936 yayınlanmış, bugüne kadar gelerek bir kült olmuş.
    ayrıntı yayınlarından çıkan çevirisinde, kapakta van gogh'un adını bilmediğim vefakat meşhur bir tablosu yer alır.
    ee bi de (bkz: djuna barnes) (bkz: geceyi anlat bana)
  • bu saheserden yirtilmis bazi sayfalar var hala bellegimde. onlari sonralari unutmanın esigine geri dönmemek icin buraya alintilamamda bir mahsur yok sanirim.

    > "........o zaman hic kimsenin olcemedigi yonler ve hizlar oldugunu dusundum"

    "cellat omzuna dokunup da zamaninin geldigini haber verdiginde sayfasini kaybetmemek icin okudugu kitabin arasina kagit bicagini koyan prensi seviyorum ben"

    "insanin acisi yokus yukari tirmanir;dogru,tasimasi guctur ama muhafaza etmesi de guctur"

    "bedenini seven biriyseniz elbise giymeseniz de olur"

    "size bir sey soyleyeyim mi madame,bir gun birisi bir kalp dogurup tabaga koysa bile 'ask' diye bagirirdi"

    " ...artik yasama geriye kalan son kasimizla yapisiyoruz-kalbimizle"

    "robine'e duydugu askin gercekte bir secme olmadigini fark etti, yasaminin butun agirliginin yigildigi bir cokeltiydi aski"

    "her seyi sevenler her sey tarafindan asagilanirlar, tipki bir sehri derinden sevenlerin, "détraqués*nin, fakirlerin o sehrin utanci olmalari gibi, yok olan ihtiyaclarin insan vucudundaki kalintilari misali, gelismis bir yasamin icindeki gelismemis bir organ kadar yenik ve anlasilmazdir faydalari"

    ve...

    "cehennemin dibine kadar yolun var"
  • the millions adlı internet sitesi tarafından okunması en zor 10 kitap arasında zirveye layık görülmüştür. ne yazdıysa artık.
  • tüm kitabı buraya yazmayı düşündüm, yazdım, sildim. şimdilik bunlarla idare edin, bu başlık nasılsa benim.
    "bir gün birisi bir kalp doğurup tabağa koysa, o bile 'aşk' diyerek, bir kurbağanın kopuk bacağı gibi seyirecektir."
    "...bir insanın gölgesi onun dürüst şaşkınlığından başka nedir ki?"
    "sanki onu avlamak için görünen yüzeyin altına olta sarkıtan bir çürümeydi uyku."
    "kocası ona ne anlattıysa inanmıştı, ama sık sık: "neyin var?" diye sorardı -bu bitmez sitem ona göre aşkını anlatmanın bir yoluydu. guido bunu hayatı boyunca bir suçlama olarak algıladı."

    djuna barnes'ın dünyasına güneş doğmuyor.
  • yıllar önce ayrıntı yayınları'nca basılan aslı biçen çevirisi, sel yayıncılık tarafından tekrar basıldı: http://www.selyayincilik.com/…eceyi-anlat-bana-1447