şükela:  tümü | bugün
  • özellikle sahibinden.com üzerinden türkleri dolandıran çakallardır. mağdur sayısı da baya bir yüksek. haliyle bir başlığı hakediyorlar bence.

    kurdukları düzen şöyle:
    ikinci el alışveriş sitelerinde satılan cep telefonu, laptop, fotoğraf makinesi gibi pahada ağır ürünler için satıcılarıyla iletişime geçiyor ve "ben nijerya'da çalışan bir konsolosluk görevlisiyim, sattığınız ürünü almak istiyorum" gibi bir şey söylüyorlar.

    siz "ulan nijerya ne alaka" falan derken hiç pazarlık dahi yapmadan "300 lira da kargo bedeli göndereyim, bu ürünü ptt kargo ile bana postalayın" diyor ve sizden hesap numarası ile bir de eposta adresi istiyorlar.

    ardından şöyle bir eposta gönderiyor ve "paranızı gönderdim, kargo takip numarasını yazarsanız bankaya bildireceğim ve transfer gerçekleşecek" deyip ürünü postalamanızı sağlıyorlar. ürünü postalarsanız geçmiş olsun. üzerine bir bardak su içebilirsiniz. zira banka, transfer falan hikaye.

    bu aslında çok da kolay düşülemeyecek bir dolandırıcılık girişimi ve mağdur sayısı da pek fazla değil ama get ile sıfır ürün satan satıcılar baya bir mağdur olmuşlar gördüğüm kadarıyla. zira herifler hiç muhabbete girmeden sıfır ürünü satın alıyor, gelen ürün yerine ikinci el bir şey koyup geri gönderiyor ve "ürün sitede göründüğü gibi değil" bir gerekçeyle siparişi iptal ediyorlar. sonuçta gitti sıfır ürün, geldi saçma sapan bir şey.

    ayık olun.

    edit: kullandıkları bir diğer yöntemi de yazayım. bu herifler sattığınız ikinci el ürün için parayı size bir başkası aracılığıyla gerçekten gönderiyor. fakat o bir başkası, olaydan tamamen habersiz bir şekilde alakasız bir ürün almaya çalışan biri.

    sahte bir hesapla çok cazip fiyatlara ürün satışları açıyorlar. mesela 5000 liralık bilgisayarı 4000 liraya satıyorlar ve bir müşteri çıkıp para gönderme aşamasına geldiğinde, hemen 3600-3700 liralık bir ürün bulup satıcısına "sana ankara'daki arkadaşım ahmet gönderecek parayı" diyor ve ahmet'e de sizin hesap numaranızı veriyorlar. siz parayı ahmet'ten aldığınız için ürünü nijerya'ya gönderiyorsunuz fakat ahmet 4000 liraya alacağı ürünü alamadığı için size dava açıyor. uğraşın durun ondan sonra...
  • klasik ebay dolandırıcılık yöntemlerinin ülkemize gelmiş versiyonudur.

    genelde burada sitenin verdiği garanti kötüye kullanılıyor. adamın biri arayıp sattığınız kamera için ebay invoice göndersem olur mu diyor. eğer olur derseniz adam parayı ebay üzerinden aktarmakta olduğunu kabul ediyor ve siz de bunu güvence sanıp malı gönderiyorsunuz. sonra adam ürünü değiştirip daha alakasız bir şey koyuyor ve "kandırıldım, ürün bahsedilen değil, vazgeçiyorum" diyor ve siteden parasını geri istiyor. site de otomatikman alıcıya güvenerek parasını geri ödeyip size fatura ediyor ve hatta bir de size dolandırıcı muamelesi yapıyor.

    yurtdışında bir tanıdığın başına gelmişti. adam orgunu (ki aslında synthesizer) avustralya'dan abd'ye sattı ama alan bu numarayı yaptı ve yerine çocuk orgu koyup fotoğraf çekmiş ve ebaye şikayet etmiş. ebay dolandırıcıya 500 dolarını iade etti ve bizim tanıdığın kredi kartından tahsil etmek istedi ve işlem başlattı. arkadaş hem orgundan oldu, hem parasını kendi ödedi. ha bir de alıcı ürünü geri göndermeye kalktı ki orada da abd'den avustralya'ya kargoyu yine arkadaş ödeyecekti. yani dikkatli olmazsanız korkunç bela.

    aynı ay benim ebay üzerinden satmakta olduğum kameram için de bir kişiden invoice ile satış teklifi geldi ve olmaz dedim ama bir daha aramadı. sanırım bu sefer türkiye'ye dadandılar.
  • benim de başıma geldi. internete koyduğunuz ilanda cep telefonunuz var ise whatsapp'dan ekleyip sohbete başlıyorlar. çok akıcı ingilizce konuşuyorlar. ben size parayı göndericem sonra siz ürünü göndereceksiniz diyorlar. siz de para geldikten sonra ne olabilir ki deyip süreci yürütüyorsunuz. en azından ben böyle düşünmüştüm. para hesabıma geçtikten sonra ve geri kalan riskleri de karşımdaki vatandaş aldıktan sonra (ürünün kargoda zarar görmesi vs.) endişelenecek bir şey olmadığını düşündüm. bu arada senaryo da şöyle ilerliyor. vatandaş nijerya'da görev yapan bir amerikan askeri veya konsolosluk çalışanı. yakışıklı bir fotosu ve kibar bir üslubu var.

    neyse benim hikayemde süreç şöyle ilerledi. banka hesap bilgilerimi ve niyeyse mail adresimi paylaştım. sana 2 tane mail gelmiş olması lazım dedi. baktım gelen giden mail yok. spam'e bak oraya düşmüş olabilir dedi. girdim hakikaten spam klasöründe 2 tane mail var. bank of america'dan gelen. biri bank of america'nın ceo'sundan gelen bir mektup. paranız bizde güvende diyor, ceo'nun imzası var, ceo'nun fotoğrafı var. bankanın binasının fotoğrafı var. diğer mailde de x kişisi size y tutarında para gönderdi. ikinizin de güvenliği için parayı havuzda tutuyoruz. ürünü ptt kargo ile yollayın, takip numarasını girin, parayı sizin hesabınıza geçireceğiz yazıyor. böyle bir şey yok tabi.

    o anda anladım durumu. adama dönüp bu şekilde olmayacağını söyledim. ısrarla sistemi anlatmaya çalıştı. sıkıntı yok dedi, kargoya verir vermez para hesabında dedi. para gelmeden ürünü göndermeyeceğimi söyledim. o mesajdan sonra bir cümle bile yazmadı. muhtemelen asla ürünü göndermeyeceğimi anladı ve uğraşmaktan vazgeçti. böyle böyle tutturabildiklerinden aldıkları ürünlerle yollarını buluyorlar demek ki. 2 hafta sonra başka biri başka bir hikaye ile yeniden yazdı. yine nijerya'dan. cevap bile vermeden engelledim. siz de böyle yapın, tufaya düşmeyin.

    hatta en iyisi ilandan telefon numaranızı kaldırın, kafanız rahat olsun.