şükela:  tümü | bugün
  • zamaninda, ankaranin en yobaz nikah dairesinde, amerikali bir kadin ve turk bir delikanlimizin sonsuz saadete kavusmalari icin tercumanlik yaptigim olay.
    amerikali kadininin 'turk vatandasligina da sahip olmak ister misiniz?' sorusuna verdigi korku ve endiseyle karisik hayir cevabi gozlerimin onunden gitmeyecek bir enstantanedir.
  • hayatinizi bilincli olarak kararttiginizi belediyenin bir yetkilisi ve 2 sahit onunde itiraf ettiginiz olay
  • eski bursa lakabında, pilavın ısıtılınca güzelleşme ve lezzet kazanma durumu. fiil olarak kullanılır "pilav nikahlandı" şeklinde.
  • etimolojik olarak hem evlenmek hem de cinsel ilişkiye girmek anlamlarına geldiği için evlenmeden önce yatma sorunsalını çözümleyen sözcük. bu etimolojiden kendi meşrebinize göre ancak evlendikten sonra ilişki olabilir ya da ilişki olduğu andan itibaren evlenmiş sayılırısınız sonuçlarını çıkarabilirsiniz. biz etimolojinin size sunduğu imkanları dile getirdik. seçim sizin. onu da biz yapamayız ya.
  • (bkz: nikah masası)
  • 'evet' kelimesini nasil tonlayacagini bir gun onceden girdigin tuvaletlerde, onlarin essiz akustiklerinde denersin.
    nikah aninda denedigin sesi asla yakalayamazsin. zaten 'evet' ciksa yetiyor.
  • kim 500 milyar ister'e katılan bir yarışmacı, kenan ışık'ın "evli misiniz" sorusuna "evet; ama belediyeyi karıştırmadık" diye cevap vermişti. yani belediyeyi karıştırarak evli olmayı sağlayan, kerametli işleme nikah denir. bir de imamı karıştırarak yapılan imam nikahı vardır.
  • erkeğin deplasman maçlarını süresiz iptal eden yazılı anlaşma