*

şükela:  tümü | bugün
  • schumpeterin ardından konftratiev dalgaları ya da k-dalgaları adını verdiği inceleme ekonomik analiz sisteminin kuramcısı, rus (ve komünist) bilim adamı. 1900'lerin ilk döneminde çalışmalarını yapmıştır. 1920lerde 54 senelik dalgaları bulduğunda sibirya'dan kovulduğu söylenir. sonra schumpeter kondratiev'in çalışmalarını sürdürmüş ve k-dalgalarını kuramsallaştırmıştır.

    kondratieff diye de yazılır.

    (bkz: k-dalgaları)
  • kapitalist ekonomilerde 1929 bunalimi öncesinde gozlenen ekonomik kriz egilimleri konusunda yaptigi arastirmalarla unlu sovyet ekonomisti. kondratieff kapitalist ekonomilerde gozlenen kriz-toparlanma-canlanma-kriz seklindeki kisa donemli ekonomik dongunun daha genis bir dalgalanmanin bir parcasi oldugunu iddia eden arastirmalariyla taninir. kondratieff, kapitalist dünya ekonomisinin 45-50 yil suren genişleme ve durgunluk donemlerinden olusan uzun cevrimlere sahip oldugunu iddia etti. baslattigi ekonomide uzun dalga ya da kondratieff dalgalari tartismasina once shumpeter ve trocki ardindan da mandel gibi taninmis marksist iktisatcilar katildi. 1970 lerin basindaki petrol krizi ve 1990'lardaki asya krizleri doneminde kondratieff dalgalari tartismasi yeniden canlandi...
  • kondratieff dalgalarını 1791'de başlatır. 1817'ye kadar yükselme temayülünde* olan birinci kondratieff dalgası 1817'de doruğa* ulaştıktan sonra düşüşe geçer. 1851'de dibe vuru ve yükselişe geçer, 1870'de başka bir doruk noktasından sonra 1896'ya kadar tekrar düşüş temayülü seyreder, 1929'da yaşanan büyük buhran* başka bir dönüm noktasıdır. sonra 1945'den itibaren tekrar yükselmeğe başlar ve 1974 petrol buhranı'yla bu dalga da ömrünü tamamlar.
    çizerek takip ederseniz, 45-50 yıllık dalgalanmaları daha rahat görebilirsiniz.

    kondratieff bu dalgasıyla pek çok kuramcıya tesir edebilmeyi başarmıştır ki, braudel bunlardan birisidir.
    ayrıca, bazı tarihçiler, kondratieff dalgalarının sanayi-öncesi toplumları ve iktisadı için de geçerli olup olmadığını sorgulamağa girişmişler ve bu dalgaları 11. yüzyıla kadar götürmeyi başarmışlardır. afferin onlara.

    şimdi gelelim benim yorumlarıma:
    ben bu dalga işine çok bozuluyorum.
    1-) bence örneklem uzamımızda* bu kadar az öğe varken, kalkıp aha şimdi kondratieff'in şu dalga boyundayız, savulun bunalım* zamanına girdik falan demek ne kadar da yanlıştır. haa, adam 29 buhranı'nı öngörmüş müdür- öngörmüştür, o ayrı. fakat bu hiçbir seyi kanitlamaz.
    2-) ben açıkçası bu işi bilimsel tavırla hiç bağdaştıramıyorum. böyle düşünüldüğünde, toplumsal, siyasal ve iktisadi koşullardan bağımsız bir sürecin mahpusu kılınmış oluyoruz ki bunun metafizik bir yaklaşım olduğu aşikardır.
    3-) tarihte ne arasanız zaten bulursunuz, çünkü tarihi hangi gözlükle okuyacak olursanız tarihsel unsurları öyle görürsünüz. bu da zaten tarihin bir bilim olması yönündeki çabaların önündeki en önemli engeldir. (bkz: historiography)*
  • kondratiyef dalgaları hakkında yapılmış bir değerlendirme için bkz:
    kapitalist gelişmenin uzun dalgaları, ernest mandel.
  • engin ardıç'ın kendisi hakkında bir yazısı vardır. keynes kadar bildiğim biri olmadığım için benim de dikkatimi çekti, paylaşmak istedim:

    --- spoiler ---
    nikolay kondratiev
    maçı seyretmiş olanlar spor sayfalarımızda hiç boşuna aramasınlar, sözünü ettiğim adam dinamo kiev'de oynamıyor.
    kendisi bir iktisatçıydı.
    ünlü 1929 krizinden beş yıl kadar önce, "kapitalizmin aşağı yukarı 50-60 yıllık dönemlerde krize girdiğini ve yakında gene gireceğini" görmüş olan adamdır. daha sonra stalin tarafından öldürüldü. bunda herhalde, "amerika da komünist olacak" diyenler kadar dıngıl olmamasının payı vardı. çünkü stalin "kapitalizmin bittiğini" duymak istiyordu. çünkü lenin öyle demişti.
    yıllar sonra anlaşıldı ki, aşağı yukarı aynı sıralarda hollandalı iktisatçılar van gelderen ve de wolff da aynı bulguya ulaşmışlar ama bundan kimsenin haberi olmamış...
    bu dönemlere iktisatta "kondratiev cycles" denir. yazının başlığını "cyclique" kelimesinin türkçe okunuşuyla atmayı düşündüm ama, adımız çıkmış, bayram günü milletin aklına pis pis şeyler gelmesin diye vazgeçtim...
    evet, kondratiev'e göre kapitalizm, aşağı yukarı altmış yıllık gelişme ve şişme dönemleri yaşıyor, bunların hemen arkasından bir kriz patlıyor, bir süre çöküş yaşanıyor ama sonra gene toparlanıyor.
    şimdi de böyle olmakta. hesap azıcık şaştı, bu sefer seksen yıla dayandı.
    köpük alınacak, batan batacak çıkan çıkacak ve kapitalizm sürecektir. lehmann'ın iflası, finans-kapitalin iflası anlamına gelmez.
    dikkat ederseniz, dow jones endeksi geçen gün alt tarafı yüzde 7 oranında düştü. 1929'da yüzde 17 oranında düşmüştü.
    çünkü, ondan önceki beş yıl boyunca beş misli şişmişti... bu düşüş, 1932'ye kadar yüzde 90 oranına yaklaştı.
    new york borsası'nın toplam değer kaybı, amerikan devlet bütçesinin on misline ulaştı!
    bu sefer öyle bir durum yok.
    iktisatçılar, bir başka ve daha yeni krizin, 1987'de gözlenen borsa düşüşünün yüzde 22 olduğunu, yani bugünkü olayın "daha hafif" geçtiğini hatırlatıyorlar...
    yani ortada, 1929 krizi değil, alt tarafı "onu andıran" bir durum var.
    dolayısıyla, "amerika batıyor, komünizme geçiyor, maçı karl marx kazandı" diye sevindirik olmaya da gerek yok.
    hele bundan yola çıkarak "aman ne iyi, bizde de bu suretle akp iktidarı çöker" gibi umutlar yeşertmek pek akıllıca değildir.
    yani, "hilton medyası" gene kendini kandırır.
    bu gruptan, sosyalist görünüp de kerameti kendilerinden menkul bir "halk kapitalizmi" isteyen bazı gazeteci arkadaşlara da gene bir anekdot anlatayım:
    başkan kennedy'nin babası joseph kennedy, 1929 krizinden kendini en usturuplu sıyıran adamdır (daha sonra abd'nin londra büyükelçisi oldu, ileride başkan olacak oğlu o tarihte henüz ilkokul öğrencisi)...
    "nasıl başardınız?" diye sormuşlar.
    "1929 yazıydı, krizden birkaç ay önce..." demiş, "wall street'de ayakkabılarımı boyatıyordum... boyacı çocuk, bana borsada hangi kâğıtları alması, hangilerinden çıkması gerektiğini sordu!.. baktım ki bu işin suyu çıkmış ve de sonu kötü gelecek, hemen bütün hisselerimi sattım, bütün paramı gayrimenkule yatırdım."
    onlar da hilton oteli'nin yakınlarında arsa alsınlar, belki hükümet değişirse yerine gelecek olan "solcular" imar izni verirler, solcu olduklarından, onlar da köşeyi dönerler! zülfü livaneli'yi yapamadılar ama kemal kılıçdaroğlu'nu istanbul'a belediye reisi yapabilirlerse, tamamdır! (mustafa sarıgül'le iş bitmiyor, daha yüksekten bağlamak şart.)
    buna da herhalde "köşe yazarı kapitalizmi" denir. sosyalizm gibi bir şey canım.

    engin ardıç
    1 ekim 2008
    http://www.sabah.com.tr/…9453e910abfb40069bab4.html
    --- spoiler ---
  • simdi ben oncelikle bu muhterem sahis hakkinda yukarida soylediklerimi geri almak istiyorum musaadenizle. kisa yazacagim. ne varmis efenim, iktisadi dalgalardan bahsetmek bilimsel tavirla bagdasmazmis. bok yemisim afedersiniz. peki neden boyle dusunmusum? cunku bu sistemin kendi kendini nasil yeniden urettigi, ve dahasi bu sistemin tek tek insanlarin iradesinden bagimsiz isleyen kendine ait dinamikleri oldugu gercegini idrak edememisim. ondan olacak.

    iktisadi krizler kapitalizme ickindir. kapitalizm, duzenli araliklarla gelisen krizlere gebe bir sistemdir. zira yapisal kisitlara tabiidir. bunun metafizikle ve saire alakasi yoktur.

    kisacasi kondratieff'in yaptigi, kendisini onceleyen klasik politik ekonomistlerin, yani adam smith'in, david ricardo'nun, ve en mukemmel bir sekilde marks'in kuramsal olarak izah etmeye calistigini ampirik olarak gostermektir.

    bir dip not: kondratieff kitabinda fiyat dalgalanmalarini iki sekilde anlatiyor. ilkin parasal degerler uzerinden, ikinci olarak da altin'in mubadele degeri uzerinden. parasal degerler uzerinden baktigimizda kondratieff'in yazdigi doneme kadar olan dalgalanmalar ile altin fiyatlari uzerinden fiyat dalgalanmalari herhangi bir farklilik seyretmiyor. diger bir ifadeyle 1790'dan 1940'larin basina kadar inis-cikislari goruyoruz. sonra fiyatlar ozellikle 1970'lerden itibaren artmaya basliyor ve bir daha da hicbir zaman gerilemiyor. kisacasi icinde bulundugumuz donem daha onceki donemlerden cok daha farkli bir sekilde istikrarli olarak enflasyonist bir seyir izliyor. fakat altin fiyatlarina gore bu dalgalanmalara bakacak olursak daha onceki dalgalanmalarin aynisini 1940'lardan itibaren de goruyoruz. ilginc olarak, iktisat tarihine petrol krizi olarak gecen gerileme ve son 2008 krizini de imleyen dususleri burada goruyoruz.

    kisacasi muazzam bir zihin olmakla beraber birazcik sanssiz bir agbimizdir kondratieff. kitabinin basina koydugu tabloda fiyat endeksini dolar uzerinden degil de altinin mubadele degeri uzerinden hesap etmis olsa idi [bu hesabi yaptigini kitabin sonundaki ek'lerde goruyoruz], su anda padisah idi, en kral iktisatci idi.

    bu da boyle bir animdi. itirafimdi.
  • (bkz: nicolas d. kondratieff)

    komünist rusya'da yaşamış, kondratieff waves terimini finansal piyasalara armağan etmiştir. aslında bu terimi ilk kullanan kendisi değil, harward profesörü joseph a. schumpeter'dır.

    kondratieff, 1920'lerde avrupa'daki emtia fiyatlarını ve bakır fiyatlarını incelemiş ve piyasada yaklaşık 50 yıllık bir döngü olduğunu keşfetmiştir. daha sonraları, kapitalist ülkelerin ekonomilerinde de uzun dönemli döngülerin olduğunu, kapitalizmin çökeceğine ilişikin marksist düşüncelerin gerçeklik payı olmadığını belirtmiştir. açıklamaları sonrası, sibirya toplama kampına gönderilmiş, 1938 yılında da vefat etmiştir.
  • aynı zamanda kondratiyef, kapitalist ekonominin krizlerden yeni teknolojik gelişmeler ile çıktığını gösterir. ekonomik krizler sonrasında işleri yavaşlayan firmalar ve mucitler, durgunluktan çıkışı yeni teknolojik gelişmeler ile kendi ekonomilerini ve dolayısıyla toplam ekonomiyi canlandırma yolunda bulurlar.

    bu sebeple son dönemlerde artan yapay zeka, robotik, uzayın özelleştirilmesi, elektrikli arabalar, kriptoparalar gibi gelişmeleri 2008 krizinin bir sonucu olarak görmek mantıklıdır.