şükela:  tümü | bugün
  • rus-sovyet doğu araştırmaları ekolünün en önemli temsilcilerinden biridir. özellikle kafkas halklarının dilleri, tarihleri ve kültürleriyle ilgilendi. ani kentinde yaptığı arkeolojik kazılarla ermeni kültürüne eşsiz katkılarda bulundu.
    25 aralık 1864'te kutaisi'de doğdu. babası iskoç, annesi gürcü'ydü. 1884'te st. petersburg devlet üniversitesi doğu bilimleri fakültesi'ne kabul edildi. uzmanlığı armenoloji, kartveloloji, farsoloji ve klasik filoloji alanlarında yaptı. 1891'de petersburg üniversitesi armenoloji kürsüsü'ne doçent, 1900'de armenoloji-kartveloloji kürsüsü'ne başkan olarak atandı. 1901'de dilbilimi dalında doktor mertebesine yükseldi ve profesör unvanını aldı.
    1910'da osmanlı devleti'nin lazistan sancağına yaptığı seyahata ilişkin notlarını makale halinde yayımladı...
    kaynakça: lazistan'a yolculuk
  • gürcü bir anne ve iskoç bir babanın çocuğu olarak kutaisi'de çok dilli bir ortamda doğan marr'ın dillere duyduğu ilgi çocukluğunda başlamıştı. imparatorluk st. petersburg üniversitesi şarkiyat fakültesi'nde öğrenim gören marr, daha sonra aynı üniversitede armenoloji-kartveloji profesörü olarak görev yaptı, ermeni ve gürcü tarihiyle ilgili pek çok önemli çalışmaya imza attı. rusya hâkimiyeti altında olduğu dönemde ani şehrinde, birinci dünya savaşı devam ederken de van'da arkeolojik kazılar yürüttü. ancak marr genelde arkeolojiden ziyade dilbilime yaptığı katkılarla hatırlanır. günümüzde pek çok dilbilimci tarafından yeterince bilimsel bulunmayan teorisi, yani yafetik teori, kartveli dillerinin, hatta bütün kafkas dillerinin ve baskça gibi avrupa dillerinin semitik dillerle ortak bir kökenden geldiği iddiasına dayanıyordu. çağdaşı pek çok dilbilimci gibi dillerin doğuşuyla ilgili büyük teorilerin peşine düşen marr, avrupa'da ve akdeniz çevresinde hint-avrupa dillerinden önce yafetik dillerin hâkimiyeti olduğunu iddia ediyordu. 1920'lerde "yeni öğreti" adı altında daha kapsamlı bir şekilde açıkladığı bu teoriye göre, bütün diller aslında tek bir kökenden geliyordu ve uzun vadede yine tek bir dilin ortaya çıkması mümkündü. hem imparatorluk hem sovyet rejimi altında çalışmalarını sürdürebilen ender bilim insanlarından olan marr, 1917'den sonra teorisine ideolojik bir boyut ekledi. marr'a göre dilin zaman içinde farklılaşmasının nedeni, farklı toplumsal sınıfların seslere farklı anlamlar atfetmesiydi. bu durumda dil, aynı etnik kökenden gelen insanları birleştirirken farklı etnik grupları birbirinden ayıran bir unsur olamazdı. dile ulusal bir rol biçmek, burjuva milliyetçilerinin düştüğü bir yanlıştı. marr, uzun vadede ortaya çıkacak tek ve "devrimci" dile geçişi kolaylaştırmak adına 1920'lerde sovyet halklarının latin alfabesine geçişini savundu.

    1920'ler boyunca doğu halkları arasında devrimci hareketleri örgütleme amacı güden sovyet rejimi, marr'ın teorilerine sıcak baktı. marr, yafetik enstitüsü bünyesinde çalışmalarını devlet desteğiyle sürdürdü. marr'ın etno-linguistik çıkarımları, özerk sovyet cumhuriyetlerinin ve bölgelerinin sınırlarının çizilmesinde, sovyetler birliği'nde yaşayan etnik grupların tespit edilmesinde yararlanılan bir kaynak oldu. bu yıllarda milliyetçiliğe karşı çıkan, uluslararası sınıf dayanışmasının altını çizen teoriler rejim tarafından desteklenirken, stalin'in yükselişiyle birlikte sovyet resmî ideolojisi değişmeye başladı. özellikle ikinci dünya savaşı'ndan sonra rus milliyetçiliği, uluslararası devrimciliğin yerini aldı. artık rejim, bütün dünya işçi sınıfının kültürel benzerliğini değil, sovyet halklarının rusya hâkimiyeti altındaki ortak geçmişini ve tarihsel birlikteliğini vurguluyordu. bu gelişmelere paralel olarak, marr'ın teorisi zamanla tamamen gözden düştü.
  • lazistan'a yolculuk kitabı ile tanışmış olduğum iskoç-gürcü tarih ve dilbilimci. zamanında ani harabelerinin de ilk kazısını yapmıştır.

    lazca ile ilgilenmiş ve araştırmak için 1909-10 yıllarında doğu karadeniz'de rize atina'dan (pazar) batum'a kadar uzanan bir yolculuk yapmıştır. bu esnada kitapta okuduğum kadarıyla başına da gelmeyen kalmamıştır :)

    kendisi lazca dışında pek çok dil ile de ilgilenmiştir.