şükela:  tümü | bugün
  • adam müzik tanrısı. son çıkardığı all melody albümünü dinledim. elbette mükemmel olmuş. ancak ona rağmen hala spaces albümünün üzerine çıkabilmiş değil. oradan spaces'in ne kadar muhteşem olduğunu çıkarın artık.

    all melody'de '#2', 'harm hymn' ve 'momentum' en beğendiğim parçaları. tam nils frahm stili. bayılıyorum. elbette yine spaces albümündeki 'says' kadar değil. onun yeri apayrı. ha kötü bir parça var mı? kesinlikle yok. adam müzik tanrısı diye boşa demedik.
  • (bkz: all melody)
  • balonunun patladığını son albümüyle tescilleyen müzisyen. son albümünün adı 'all melody' ve içerisinde melodi yok adam akıllı. bir bilemedin iki tane. uzun uzun yazdıya gereken bir şey yok hakkında. patlamalı çatlamalı bir şeyler yapmış, alıcısına ne mutlu.

    soran olursa piano day diye bir iki ay sonra kafa sikmeye başlar yine.
  • kankası ólafur arnalds'ın çizdiği yoldan pek de güzel giden esnaf. kariyerinin başında bir iki contemporary ya da neoklasik eser ver, sonra daya ambient'ı... melodi yok, bir şey yok, ama son albümünün adı all melody, yersen...

    olm sizi bize sayıyla mı veriyorlar? bohren & der club of gore türkiye'ye geldiğinde ön grup library tapes'ti -tek kişilik projenin grup olmadığını biliyorum tabii ki, ama jargon bu-. herif iki tuşa basıp, mixer'den sağı solu kurcaladı, eee? ne bu?.. 'abi, herif çok dolu ya... minimalizm bu işte abi...' diye düşündü insanlar. ulan ne 'işte bu!'su? herif bildiğin taşak geçti insanlarla... iki tuşa basacaksın, mixer'den knob'ları bir sağa bir sola çevireceksin diye binlerce kilometre yol gelmene ve dahi kıta değiştirmene ne gerek vardı lan?

    nils, kankan gibi ne idüğü belli olmayan sözümona ambient şeyler kas sen başkan. zaten sinema/dizi sektörü sizi keşfetti keşfedeli paraya doydunuz. millete iteleyin tek akorluk havaları, 'biz aslında minimalizmi yedik bitirdik, müziği donumuzda sallıyoruz' diye... zamanında iyi pr'ını da yaptılar tchaikovsky'nin son öğrencisi nahum brodski'den ders aldın diye. yiyin bakalım ekmeğinizi. türkiye'de karaköy, kadıköy var da, almanya'nın ya da izlanda'nın karaköy'ü, kadıköy'ü yok mu?..

    sözün özü, eskinin contemporary classical'cılarına en fazla iki albüm yapma şartı getireceksin. bu türdeki her müzisyene iki albüm basma hakkı tanıyacaksın. sonrasında cıvıyor çünkü. ólafur'la müziğin bug'ını buldunuz, yürüyün bakalım o yoldan. all melody'ini sevsinler senin...
  • fazla söze gerek yok, çok kaliteli işler çıkaran müzisyen.
    gezegende böyle müzisyenlere denk geldiğim için çok şanslı hissediyorum. düşünsene milyonlarca insanın haberi yok.
  • piyano ve elektroniği iç içe harmanlayıp tek kişi ve birkaç aletle sahneyi bu kadar nasıl doldurabildiğini merak ettiğim müzisyen. henüz bir albümünün plağına sahibim ama yakında hemen hepsini toplayacağım. bende hissettirdiği duygu ise vücudumdaki tüm suyun titreşim frekansını değiştiriyor gibi. bende hoş bir gariplik oluyor müzikle beraber. gergin bir elastik üzerinde zıplayan dalgalanan minik su dalgaları gibi. ama müzik bittiğinde etki direkt kesiliyor, azalarak bitmiyor.
  • late night tales seckisindeki you're the only star* duzenlemesi o kadar guzel ki, iki dakikaligina dunyadan ayak kesiyorum. *
  • alman ekolü piyanistlerin son temsilcisi.
    ilk albümleri heyecan yaratmıştı ama son zamanlarda o kadar kendini tekrarlıyor ki
    alternatif camianın richard clayderman'ı olma yolunda ilerliyor gibi.

    (bkz: richard clayderman)

hesabın var mı? giriş yap