şükela:  tümü | bugün
  • senelerdir fakülte içinde kendisinden canavarmış gibi bahsedildiği söylenen ancak 2. yarıyılımda kendisinin "sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri" dersini seçtiğim şeker hocam. hiç anlatıldığı gibi biri olmadığı kanısına vardım bu dönem. vize ve finallerde sayfalarca yazdırdığı söyleniyordu, "en yüksek 60 alabilirsin" deniyordu. bense vizesinden 2 sayfa yazıyla 75 almıştım. finali de gayet mükemmel geçmiştir çünkü öğrenciyi zora sokacak, kastıracak sorular sormadığını ve tam tersine bir soruyu bizzat genel şekliyle sınav öncesinde anlattığına şahit olduk. derse yarım saat geç kalırdık, alırdı.ders arasını 15 dakika yaptırırdık, tek kelime etmeden kabul ederdi. film gösterimine inmek için izin isterdik, ders yapmayıp konferansa gitmeyi teklif ederdik, asla hayır demedi. dersi güzel anlattığı kadar eğlenceli de geçiyordu. halkla ilişkiler ve tanıtım 1. sınıf olarak, 20-25 kişi oluyorduk bu derste en fazla. seçmeli olduğu için mi, öğrenci sayısından dolayı mı bize bu kadar iyi davranıyordu yoksa hocayla anlaşmayı bilince mi gerçek yüzünü tüm sevecenliğiyle gösteriyordu bilinmez ama biz kendisini çok seviyorduk.
    aynı zamanda kendisi profesördür ve ege iletişim'in en donanımlı, en başarılı, en bilinçli hocaları arasındadır. sınıf ortalamasına bakacak olursak, gayet kolay olan sınavlarından en düşük not 50 idi. genel olarak da 65-85 arasıydı. dolayısıyla bize kabus gibi anlatılan pek tatlı hocamız aslında bu senenin en sevilen ve en çok derdimizden anlayan kişisiydi. geleceğin ege iletişim öğrencilerine onun derslerini seçmeleri için referansı olabileceğim ve özleyeceğim hocam.
  • sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri dersi ile anamızı ağlatandır. hayır arkadaş ben kameraman, en fazla görüntü yönetmeni olucam neden bu dersi bana veriyosun ki? ben kamera açısını anket yaparak mı belirleyeceğim? bağımlı değişkene göre mi şaryo veya steadicam kullanacağım. bırak allahını seversen. gecenin bi saati hala kopya hazırlıyoruz.
  • dersleri masal ve hikaye anlatır gibi dinlersiniz. sabah ise ders uykunuz varsa gitmeyin. o kadar tatlı ve güzel ders anlatır ki hipnoz olursunuz. öğrenciyle samimi bir diyalog kurup, eleştirir. haklıdır. kendi zamanındaki gençlikle şimdiyi şöyle karşılaştırmıştır. bizim zamanımızda bir kıza bakılır, sizin deyiminizle çıkılır. şimdi ise ooooo aynı şişeden herkes su içiyor.
    not: hazırlıkta iken nimet hoca ve hilmi hoca dersinize giriyor mu ? kaldınız diyorlar ? inanmayın okulun en entellektüel, sağlam, deneyimli yaşlı kurtları...
  • nimet önür hoca'mız ege üniversitesi için kendi ismi gibi bir nimet'tir. öğrenciye bir şeyler katan 'nadir' isimlerdendir hocamız.
  • şimdi ben nimet hocam için ne yazayım? bütün egolarından arınmış, akademisyen olmanın yanı sıra insan olmayı becerebilmiş nadir kişilerdendir kendisi. bir derdiniz varsa ve siz onun odasının kapısını tıklatmışsanız, güler yüzüyle selamlar sizi ve -kim olursanız olun- hemen ayağa kalkar. nimet hoca'nın bir öğrencisini, ya da onun yanına gelen bir kişiyi bile geri çevirdiğini görmedim, duymadım. nereye geldim ki ben dersiniz kendinize, böyle akademisyen mi olur, insan da hiç mi kendini beğenmişlik olmaz? olmaz. olmamış işte. baksanıza nimet hoca var işte. benim akademiye olan inancımın bittiği anlarda tanıdım onu, onun sayesinde akademiye ve akademisyenlere olan tutumum birazcık da olsa değişti, olabiliyormuş işte dedim, akademisyen olup insan kalınabiliyormuş, durmak yok yola devam dedim.
    nimet hoca, izotonik gibidir,her derde deva olur.. ay hayat çok zor ne yapıcam ben dersiniz sizi dinler, yol gösterir, tezimi yazamıyorum tıkandım kaldım dersiniz, -bin türlü işle uğraşsa bile sizi kırmaz-getir bakalım nedir sorun der, gecenin bi yarısı sizin bile akademik makalenizi ya da çalışmanızı unuttuğunuz anda mail kutunuza nimet önür'den bi mail gelir, şaşar kalırsınız!
    nimet hoca ve onun gibiler insanlığa olan umudumu arttırıyorlar, iyi ki varsın nimet hocam!
  • geçen dönem dersini aldığım hocam.
    4 sayfa cevap yazdığım sınavından 70 almıştım.
    ama hocam en iyisini bilir diyerek itiraz bile etmemiştim.
    çok sever sayarım.
  • türlü sosyojik kuramlardan bize öğrettiklerinin yanında mezuniyet öncesi veda ziyaretimiz esnasında kendi namıma hayattaki en güzel sözlerden birini söylemiştir:
    "gençsiniz siz akşama kadar ölseniz sabaha kadar dirilirsiniz"
  • sol framede ismini görünce acayip duygulandığım hocam.
    ne güzeldi be sözlük üniversite yılları.
  • sosyal bilimlerde araştırma teknikleri dersi yüzünden bu saatte uykusuz bırakan hocadır. kendisi iyi bir hocadır, diğer akademisyenlerden farklıdır fakat biz akıllı olsak gazetecilik okumayız hocam. bu derse hiç gerek yok.