şükela:  tümü | bugün
  • sümer ideogramında ekmeği temsil ediyor. hititçe'de de ekmeği karşılıyor.
    (bkz: ninda-an ezzateni watarra ekutteni)

    lakin hititler günlük, sıradan ekmeği zuwa olarak adlandırmışlar.
  • hititler'in kendi dilinde ekmeği ifade etmek için kullandıkları sözcük. sınırlı anlamda ekmeği, genel anlamda ise besini ve gıdayı belirtir. eş anlamlısı zuwa'dır.

    hititler dönemi'nde ekmek, bildiğimiz anlamdaki yaşamın çok daha ötesinde ruhsal evreni kapsayacak şekildeydi. ölen bir insanın azığıdır, tanrıların önünde kurbanlıktır, ölümlülerin de tüm yaşamları boyunca katıktır.

    yetersiz beslenmenin sağlık sorunlarına yol açtığı, göçlere hatta ölümlere neden olduğu bir ortamda avlanmak, tahıl ve sebze yetiştirmek gibi işlerle uğraşan; kıtlık ve kuraklık dönemlerinde yiyecek uğruna savaşan ya da kuraklığın sona ermesi için tanrılara yakaran bir halktır söz konusu olan.

    bu nedenle gerek metinler gerekse kabartmalardan hititler'in tanrılarını insan biçimli düşündüğü bilinmektedir. tanrıların insani ihtiyaçlara sahip olduğu düşünerek beslenmeleri gerektiğini düşünmüşler ve eğer beslenmezlerse lanetleneceklerine inanmışlardır. bu yüzden de tanrılara sundukları yiyeceklerin başında ninda yani ekmek gelmektedir.

    hatta öyle ki hitit kanunlarına göre ekmeği hazırlayanlar temiz olmalı ve temiz elbiseler giymeliydi. böyle olmayan fırının yanına yaklaşamazdı. ekmeğin piştiği fırının temizliği de önemliydi. sık sık süpürülmeli ve ekmeklerin parçalandığı yere hayvanlar sokulmamalıydı. yani görüyoruz ki kirli olduğu düşünülen hiçbir canlı ocağın yanına yaklaşamazdı. bu durum tanrılara sunulan ekmeğin temiz ve kirletilmemiş olmasını sağlamak içindi.