şükela:  tümü | bugün
  • evlilik dedigimiz kurum, ani karar verilen ve karar verilir verilmez dan diye ayni gun kurulan bir birlik degildir . taraflar karar verdikten ve birbirlerine evlenme vaad ettikten sonra gerekli ba$vuruyu ileriye birakabilirler . bu sebeple, birbirine kar$ilikli evlenme vaadetmi$ olan bir kadin ve bir erkek arasindaki bu anla$ma olgusuna ni$anlanma denir . bu eylemden sonraki hukuki duruma ise ni$anlilik denir . bunlari ni$anlanmak altina yazmadigimizin nedenidir bu da .
  • ni$anlanma sozle$mesi icin be$ tane gecerlilik $arti vardir:

    - kurucu unsur olarak irade beyaninin yoklugu: ni$anlanma sonucta hukuki bir sozle$medir, kar$ilikli iki irade beyaninin varligini gerektirir . bunlardan birisi yoksa, sozle$menin de yoklugundan soz edilir .

    - $ekil: ni$anlanma icin hukuken ozel bir $ekil $arti yok . ni$an toreni, yuzuk takma gibi $eyler sadece ni$anlanmanin meydana geldigini kanitlama sirasinda yararli olurlar . yoksa $art degildirler .

    - konu acisindan: kanuna (emredici kurallar) ve ahlaka (yazili olmayan emredirici kurallar) aykiri veya imkansiz olan ni$anlanma sozle$mesi batildir . ni$anlilar arasinda cinsiyet farki yoksa, evlenme i$lemi yapilmi$ olsa da nasil yok sayilacaktiysa, ni$anlanma da yok sayilacaktir .

    - irade bozukluklari: bu sebepler ayni zamanda ni$anin bozulmasina hak veren sebepler kapsamindadir . bir kac tur irade bozuklugu vardir (bunlari da bir ara gorebiliriz) . hata halinde ni$ani uygun sure icinde bozma hakki taninmali ancak kar$i tarafin sozle$meye gunvenden dogan zarari da giderilmelidir . hile ve ikrah (korkutma) halinde de diger tarafin hile ve ikrahi varsa, zarar giderimi de gerekmeksizin ve ustelik kendi zararinin giderimi istenerek ni$an bozulabilmelidir . iki tarafli ve kasti irade bozuklugu varsa, ni$anlanma kesin hukumsuz olur . bir taraf hataya du$meyip de, tek tarafli ve kasti olarak ic iradesine uygun olmayan bir ni$anlanma beyani yapmi$ ise, ni$alanma evlenmeye zorlama hakki vermeyecegi icin, ni$an yine bozulabilir .

    - ehliyet $arti: fiil ehliyeti acisindan, ehliyetlililer kismina giren hem sinirli, hem de sinirsiz ehliyetliler ni$anlanma ehliyetine sahiptirler .
  • ni$anlilik durumu da 6 halde sona eriyor:

    - evlilik durumuna gecilmesiyle: ni$anlanma bir yoruma gore "kar$ilikli evlenme vaadi" demektir . nikahin gercekle$mesi ile ni$anlilik son bulur ve evlilik durumu ba$lar .

    - olum: direk ni$anlilik biter abi oyle du$unun .

    - gaiplik: gaiplik cok geni$ konu, bir ara ayrica anlatilabilir . kisaca kavramin soz konusu oldugu ki$iden haber alinmamasi denilebilir . evlenme mumkun olmadigindan, ni$anlanma da mumkun olmaz .

    - evlenmenin sonradan imkansizla$masi:
    a) evlenme ni$anlilardan birisinin bir ba$ka kimse ile evlenmesi dolayisi ile imkansizla$mi$ ise, burada "kusurlu imkansizlik" dolayisiyla ni$an bozulmu$ sayilir ve ba$kasi ile evlenen kimseden tazminat istenebilir .
    b) evlenme ehliyetinin soradan kaybi da ni$anliliga son verir .
    c) ni$anlilardan birisinin sonradan cinsiyet degi$tirmesi de ni$anlilik durumuna son verir . tazminat istenip istenmeyecegi, somut olayda kusurun varligina veya yokluguna baglidir .

    - taraflarin anla$arak ni$anlilik durumuna son vermeleri .

    - taraflardan birisinin bozucu yenilik doguran cayma (ni$an bozma, ni$andan donme) beyani .

    (bkz: aile hukuku)
    (bkz: hukuk)
  • nişanlanmanın evlilik dışı son bulmalarının 2 sonucu vardır: hediyelerin iadesi ve tazminat...
    *hediyelerin iadesi hususuna değinecek olursak;
    -nişan bozulduğundan, haksız iktisap ortaya çıkar; hediyeyi alan, verene iade eder...
    -hediyeyi geri isteyen taraf; nişan olduğunu ispat etmek zorundadır...
    -nişan hükümsüz olduğu bilindiği halde yapılmış ve iade istemi varsa işler deişir. bu hükümsüzlük her iki taraf tarafından da bilinmiyorsa, karşılıklı iade mümkündür. fakat bi taraf biliyor; diğeri bilmiyorsa, iyi niyetli taraf (bilmeyen) iade isteminde bulunabilir...
    -iadeler için nişanın bozulmuş olması yeterlidir; kusuru ile bozan kişi de "olağan dışı" hediyelerini isteyebilir (sonradan maddi yada manevi tazminat öder, o ayrı)
    -alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi mümkündür. klasik nişan hediyeleri istenemez...
    -ana ve babanın evliliğe yardım amaçlı verdiği hediyeler geri istenebilir deniyor (evlilik olmadığı için) fakat evliliğe yardım amaçlı verilen buzdolabı vs. hediyeler "alışılmış" hediyeler olduğundan geri istenemez deniyor... bu da yeni medeni kanundaki bir çelişkidir...
    -- eğer iade edilecek hediye alanın elinde aynen mevcutsa sorun çıkmaz; fakat elden çıkardıysa, sebebsiz zenginleşme hükümleri uygulanır...
    *tazminat
    -tazminat isteyen taraf, haksız ve kusursuz olmalıdır; anlaşmalı ayrılıklarda ise tazminat olmaz...
    -bir kişi haksız nedenlerle nişanı bozar; yada hal ve hareketleriyle karşı tarafı nişanı bozmaya zorlarsa maddi tazminat öder...
    -haksız nedenlerle terkedilen taraf; evlilik için yaptığı hazırlıklar, nişana duyulan güven nedeniyle veya nişan olmasaydı uğranmayacak olan zararların tazmini için maddi tazminat talebinde bulunabilir...

    -eğer haksız nedenlerle terkedilen tarafın kişilik haklarının zedelendiği ispatlanırsa, terkeden taraftan ayrıca manevi tazminat da talep edilebilir...
  • ülkemizde insanlar tarafından pek bilinmese de , medeni kanunumuzda yer alan ve coğu kez ciddi sonuçlar doğurabilen , hukuki bir müessesedir. örnek vermek gerekirse , haksız yere nişan bozan tarafa karşı manevi tazminat davası ve mutad dışı hediyelerin* iadesi davası gibi davalar açılabilir.
    bir ek bilgi daha , medeni kanunumuza göre , açıkça beyan edilmese dahi* , ilerde evlenileceğini bir şekilde göstermek nişanlanma sayılabilmektedir. yine buna da örnek vermek gerekirse , sevdiceğinize "aşkım , evlenince şu evde oturalım bak ben döşemeye başladım" demek bile nişanlanma sayılmaktadır , aman dikkat diyorum.
    bu entry okunduktan sonra danışma faturası mesaj kutunuza derhal gelecektir*
  • ailelerin ilişkiye müdehale etmesinin legalleşmesidir. o yüzüklerin takılması ile birlikte iki kişilik birliktelik çoğul bir birlikteliğe dönüşür.
    (bkz: nisanlanmak)
  • nişanlanma türk medeni kanununun lafzına göre evlenme vaadiyle gerçekleştirilen, hukuki işlemdir. ve yasal temsilcisinin rızası olmadan küçüğü ve kısıtlıyı bağlamaz. ancak nişanlanma kişiye sıkı surette bağlı bir hak olduğu için sınırlı ehliyetsizlerin yaptıkları bu işlem yasal temsilcilerinin rızası yoksa, kendiliğinden hükümsüz olmayacağı gibi askıda hükümsüz de sayılamaz. ancak nişanlanmanın mali sonuçları, yasal temsilcinin rızası yoksa, sınırlı ehliyetsizi bağlamaz.

    bir de roma hukukundaki boyutu var ki, o daha tatlı bir hikayedir. roma'da kadınlar hak ehliyeti sahibi değildir. ve patria potesta yani aile babası hakimiyetinde bulunurlar. hakları aile babası tarafından kullanılır. bir kadın evlendiği zaman babasının hakimiyetinden çıkarak, ya kocasının hakimiyetine ya da kocası da halen babasının hakimiyeti altında ise kayınpederinin hakimiyeti altına girerlerdi. bu işin evlilik boyutu.

    hemen kızı aldım, verdim yapamayacakları için, evlenme vaadiyle gerçekleştirilen ve o evlenmeye yönelik olarak bir hukuki muamele ihtiyacı duyulmuştur. çünkü evlilik hazırlıkları takdir edilmelidir ki bugün de oldukça masraflıdır. ve evlilikten baştan cayma halinde diğer tarafın zararı büyük oranda olabilir. bunun içindir ki evlilikten cayılmayacağına söz verme baabında düşünülebilecek bir hukuki muamele gerçekleştirilirdi. ve evliliğin gerçekleştirileceği amacına yönelik olarak taraflarca bir kapora ödenirdi. (kapora kavramı tam olarak benim şimdi anlattığım gibi olmasada o zaman, daha rahat bu şekilde anlaşılabileceği için ve zaten bu anlamı taşıdığı için böyle ifade ediyorum.) ve anlaşıldığı üzere evliliğin gerçekleşmemesi halinde taraflar bu kapora ile zararını tazmin edebilecekti. ancak bu şey hem sembolik olup evliliğe giden yolu temsil etmesi ihtiyacı hem de kolayca harcanmayıp asıl olarak verilen şeyin saklanabilmesi ve işaret anlamı kazanabilecek bir şey olması amaçlarına yönelik olarak romalılar para yerine altın vermeyi uygun görmüş ve bu altına da halka şekli vererek buna nişan yüzüğü anlamını yüklemişlerdir. bugünkü nişan yüzüğü kavramı da buradan gelmektedir.

    kısacası evliliğin gerçekleşmemesi ihtimali karşısında zararın tazmin edilebilmesi için verilen bir kapora niyetindedir, nişan yüzüğü. ve nişanlanma bu anlama göre de nişan'lanma yani işaretlenme anlamı taşır. evliliğe gidildiğinin işaretidir.
  • uzaması problemlere sebep olabileceği gibi, gecikmesi ondan da büyük problemlere sebep olur.
  • atın şu yüzüğü
    suya,
    (karanlığın parmakları
    geziniyor sırtımda)
    atıverin şu yüzüğü. yaşım
    yüzü aşmış. susun!
    istemeyin bir şey benden!
    atın şu yüzüğü
    suya.

    federico garcia lorca

    (bilge karasu çevirisi)

    ----- (seçilmiş hikâyeler dergisi, kasım 1953, sayı 22, s. 38)