şükela:  tümü | bugün
  • sağlık bakanlığı bilim kurulu tarafından nişasta bazlı şeker'in zararlarını ortaya çıkaran raporun detayları aşağıdaki gibidir;

    - beyindeki tokluk duygusunu algılayacak glukoz sensörleri bulunmaktadır. früktoz için söz konusu olmayan bu durum yeme davranışını bozabilmektedir.

    - nbş de yer alan früktoz ve glukoz monomer halindedir (glikoz ve fruktoz bağları serbesttir) bu nedenle çok hızlı bir şekilde kana geçer. halbuki sukrozdaki (çay şekerinde) glukoz ve früktoz disakkarit yani bağlıdır. emilmek üzere monomer haline geçebilmesi için sindirime uğraması gerekir.

    - nbş kullanılan ürünlerinde yüksek fruktoz vardır. halbuki sağlıklı beslenme önerilerinde günlük enerjinin yüzde 45-60 oranında karbonhidrat içeriği ve bunun da yüzde 15-20’sinin früktozdan gelmesi yer almaktadır. nbş ürünlerle aşırı miktarda früktoz alınmakta bu durumda metabolizmada anarşiye yol açmaktadır.

    - fruktozun glikozdan karaciğer içindeki metabolizması farklıdır. fruktoz katabolizması glikozdan hızlıdır. hızla glikolize olur, yağ asitine çevrilir.

    - insulin salgılanması ve tokluk duygusu veren hormonlar üzerindeki etkileri yönünden bir farklılık vardır. fruktoz insülin salgılatmaz. oysa glikoz metabolizmasında insülin salgılanır. insülin tokluk hormonu leptini uyarır, açlık hormonu grelin ise azalır. aşırı yeme olmaz.

    - fruktoz glikozdan farklı olarak ürik asit artışına neden olur ve gut nefriti riski artar.çeşitli kanser türleri (kolon kanserleri, kadınlarda meme kanserleri gibi) obezite artışı nedeni ile artmaktadır.

    dipnot

    1- istikrarlı şekilde yükseltilen nişasta bazlı şeker kotaları ivedilikle düşürülmelidir.

    2 - yakın zamanda 696 sayılı khk ile şeker kurumu kapatıldı.

    3 - türkiye’de nişasta bazlı şekerlere tanınan yüzde 10 kotanın yüzde 82’si abd’nin küresel şirketi cargill ve amylum tarafından kullanılıyor.

    kaynak

    1 - kaynak - 2 - kaynak

    edit: (bkz: 14 şeker fabrikasının satışa çıkarılması)
  • guzel aciklanmis sonuclar.

    fruktoz yani meyve sekeri glikozdan daha tatli oldugu icin kullaniliyor diye biliyorum.

    dogal seker yapay seker ayrimi gibi safsatalardansa direkt molekuler aciklamalar daha dogru.

    fruktoz karacigerde metabolize olurken glikoliz surecinde fosfofruktokinaz-1 enzimini by-pass ediyor yani atliyor. ve kisa yoldan glikolizi tamamliyor. karaciger yaglanmasina glikoza gore daha fazla katki sunuyor. ayrica denildigi gibi insulini de uyarmadigi icin tokluk hissi vermiyor.

    glisemik indeks denen cogunlukla sacma algilanan seye gore fruktoz cok iyi olmali. cunku glisemik indeks bir besinin kan sekerini yukseltme hiziyla alakali. ve fruktoz kan sekerini yukseltmiyor. ama metabolik etkileri hic de masum degil.

    yine denildigi gibi gut hastaliginin en buyuk sebebi bence meyve tuketimi ve obezite. urik asit metabolizmasinda fruktozun payi buyuk. cunku kimse 5 kilo et yemiyor ama deli gibi meyve, meyve suyu ve fruktozlu hazir gidalar tuketiliyor. hatta bence bu padisahlarla anilan gutun sebebi de meyvedir.
  • yahu zaten ilaç kalıntısı var, mumluyorlar, vitamini kalmadı filan diye diye iyice soğutmuşlardı meyveden.
    eve de sokmayalım meyveyi de suyunu da rahat edelim. hazır paketli gıda da almıyoruz zaten eve.
    iyi de bu millet ne yiyecek, onu da desenize!
    kibrit kutusu yiyelim bari her diyette ondan var.
  • nbş (nişasta bazlı şeker) savunucuları, doğal şeker formu sukroz ile nişasta bazlı glikoz/fruktozun aynı olduğunu çünkü sukroz denen şeyin, glikoz-fruktoz bileşimi olduğunu iddia etseler de, yukarıdaki açıklamadaki gibi, metabolizması tamamen farklıdır. metabolizma dediğimiz şey, ne yersen osun sözü kadar net olarak sağlığınızı ifade eder. ilk giride de söylendiği gibi besin metabolizmanızda anarşi oluşturan nbş, sağlığınızda da anarşi anlamına gelir.

    ayrıca burada yanlış anlaşılma olmaması açısından, nbş'lerin meyve ile karıştırılmaması gerekli. elbette bir oturuşta yarım-bir kilo bol şekerli tatlı meyve yerseniz aynı sonuçla karşılaşma ihtimaliniz olabilir ama bütün olarak bir öğünde tüketilen 100-200 gram meyvede sıkıntı yok. tabi aşırı şekerli olan üzüm gibi meyveler daha da az tüketilmeli. esasen, meyvedeki vitamin ve minerallere ihtiyacımız olmasa aslında meyvedeki şekeri bile almamız gerekmez. vücudun böyle bir şeker yüklemesine ihtiyacı yok. enerji metabolizması için karbonhidratlar, yağlar ve protein yeterlidir.
  • (bkz: cargill)