şükela:  tümü | bugün
  • denizin çocuklarından dağların çocuklarına selam getirmiştir. aynı ağabeyi gibi ve demiştir ki; "birbirimizi anlamak için, aynı dili konuşmamız gerekmez!"
  • sahnedeki zıpır çocuk hallerine rağmen, ağabeyinin gözlerinde belli belirsiz bir hüzün okunurdu hep. en hareketli parçalarda bile insanın içini acıtan bir hüzündü bu. sanki " denizlerden geldim, fazla kalmadan yıldızlara gideceğim. " diyen bir hüzün.

    niyazi de ağabeyi gibi sahnede zıpır bir çocuğa dönüşüyor. gözlerinde, çok sevdiği bir şeye henüz kavuşmuş bir çocuğun ışıltısı var; yerini uzun yıllar hüzne bırakmamasını dilediğim...
  • it, kopek diyor ki; karadenizlileri uzmus, oyuncak olmus birilerinin elinde.

    itin kopegin oyuncagi olup konserlerde it kopek gibi ulumayan sanatcidir. adam gibi adamdir.

    cikmis, baristan yana oldugunu, silahlarin susmasi gerektigini soylemistir. it kopek rahatsizsa bundan rahatsizdir.
  • diyarbakır newroz'unda değil de; savaş çığırtkanlıklarının yapıldığı iktidar ya da faşist partilerin mitinglerinde şarkı söyleseydi hiç kimseyi rahatsız etmeyecek, sırtı sıvazlanacak, parasını alıp yoluna devam edecekti ama niyazi de, abisi gibi bu tür aşağılayıcı bir yolu seçmedi.

    niyazi'nin abisi bir sosyalist'ti.
    dünyada her nerede bir adaletsizlik varsa; niteliğine niceliğine bakmadan vicdanının sesiyle yanına koşmayı şarkılarıyla, hayatıyla, duruşuyla düstur edinmiş bir müzisyen.
    diyarbakır'da senelerdir; sistematik bir şekilde, özellikle dönemin de devlet eliyle ayrımcılığa uğrayan, horgörülen, aşağılanan halkının karşısında en mutlu günlerinden birinde; en saf en devrimci en insani duygularla bir paylaşımda bulunmuş, ne kadar güzel bir şey. hatta bu gün, bir barışın başladığı bir gün, daha da güzel. ama, bokunda boncuk arama sevdasıyla yanıp tutuşanlar "lan nasıl olur da ben buna bir kulp bulurum, nasıl olur da bunda bir bit yeniği ararım" diyerek insan türünün en aşağılayıcı formlarına bürünebiliyorlar.

    zamanında ahmet kaya için de aynı çarpıtma yapıldı; şimdi azılı faşistler ve en beyaz türkler bile "ya aslında keşke gitmeseydi, türkiye özgür bir ülke, yapılmamalıydık, karalama oldu" dedi, ne zaman? ahmet kaya öldükten sonra, samimiyetinizi sikeyim.

    insanlar, olayların neden-sonuç ilişkileri işlerine gelmediği, insani-vicdani-siyasi yetersizliklerinin, birikimsizliklerinin çıplaklığından utanmayıp, deli cesaretiyle bunlara bakmıyorlar; kolay yoldan, "teröristlere konser verdi, arkasında bayrak açtılar gururla şarkı söyledi, pkk'lı" gibi sikik sikik ad hominem'lerle, sokak jargonlarıyla akıllarınca bir dünya yaratıp, bu dünyaya uygun bulmadıklarını "bahşedercesine" iğrenç bir uslupla dışlamakta hiç bir beis görmüyor, utanıp da sıkılmıyorlar bile.

    yani adam niyazi'nin yaptığı her şeyi doğru buluyor, arkasında bayrak açılmış diye niyazi'ye küsmüş; niyazi'nin haberi yok. sikim gibi saçma sapan bir iddia.

    gitmiş ne güzel konser vermiş, bu ülkede yaşayan insanların acısına, onların acı içinde gülmeye başladıkları, başlamak istedikleri bir günde buna kendince bir katkıda bulunmuş, helal olsun, cesaretine, insanlığına, devrimciliğine.
    siz bayrağa takılmaya devam edin. insan hayatından bile önemli tuttuğununuz militarizm götünüze girsin.
  • ilk albümü raflarda yerini almış, görüldüğü yerde alınması icap eder. bunu burdan öğrenmiş olmak; benim için üzüntü verici... umarım yolu, izi, bahtı açık olur. iyi şanslar dostum! kazimişi gzas vorert

    albüm editi: sözümüzü tuttuk, aldık albümü. bir kaç kelam etmek istiyorum;
    sevgili niyazi koyuncu, o kadar başarılı bir işe imza atmışsın ki burdan da olsa seni tebrik etmek istiyorum. sen okumasan da tanıdığın birileri okur yazdıklarımı onlar iletir; güzel bir iş çıkardığına inan insanlar olduğunu bil...

    seni dinlerken o'nu dinlemiş gibi oluyorum, sanki hala aramızdaymış gibi hissediyorum...
    belki bu senin için iyi bir şey değil ama napalım, biz insanlar böyleyiz. kaybettiklerimizin yerlerine birilerini koyma ihtiyacı hissediyoruz. ama şu da var; demek ki o'nun kadar başarılısın, o'nun kadar iyisin ki bu insanlar benim gibi düşünüyor.
    2005'ten beri kimler geldi kimler geçti, sen de iyi bilirsin. bir çoğu arkadaşın zaten ama hiç biri senin yarattığın etkiyi yaratamadı yüreklerde. elimde belge yok; aha bak insanlar böyle düşünüyor diye ispat edemem. ama gözlemlerim bu yönde.

    devam...
  • ckim gurisi ile 12den vuran karadenizimizin cocugu, abisinin kardesi..

    gozlerim doldu niyazim be. abin bu kahpe dunyadan gidisiyle mahvetti bizleri, sen kalici ol be aslanim. sizleri doguran anaya helal olsun be.
  • sesi kazım koyuncu'ya çok benzeyen müzisyen. beynim kazım'dan başkasını dinliyor olduğumu biliyor ama gönlüm çok başka şeyler söylüyor; ah be, ben şimdi nasıl dinleyeyim seni kazım'ı düşünmeden?
  • abisinin gölgesinde kalacak safsatalarına kulak asmayacak olandır. çünkü adı gibi biliyordur ki abisiyle yan yanadır, omuz omuzadır. abisinin iki söylemini duyup kendisini abisinden daha iyi tanıdığını sananlara gereken cevabı vermiştir. abisi yaşasaydı nerede olacaktı ise orada olmuştur.
  • "diyarbakır’daki nevruz kutlamalarında sahne almamın ardından olumlu ve olumsuz bir çok tepki aldım. ben sanat ile uğraşıyorum. bu yüzden benim ülkemde ve tüm dünyada yaşanan her olaya hep insani açıdan bakıyorum. siyaset her zaman bu olayların etrafında olmuştur. ama benim bakış açım tamamen insanlık çerçevesindedir.

    sadece insani açıdan baktığım zaman geçtiğimiz günlerde sinop’ta yaşanan olaylar beni çok derinden yaraladı. linç kültürünün ve birbirine tahammülsüzlüğün gelmiş olduğu nokta beni korkuttu. o yüzden nevruz’da sahne almam için beni aradıklarını tereddüt etmeden kabul ettim. sahnede olduğumda zaman zaman kendimi süistimal edilmiş hissetsem de milyonlarca insana lazca şarkı söylemiş olmak beni oldukça mutlu etti.

    başta da söylediğim gibi ben olaylara siyasi değil insani noktadan bakıyorum. bence bu ülkede yeterince kan döküldü. bunun durmasına yönelik her çabayı da desteklemek, yine sadece insani açıdan baktığım zaman sanatçı olarak bizim sorumluluğumuzdur..

    bence benim ülkem etnik kökenleri ne olursa olsun tüm insanların birlikte yaşamayı başarabileceği bir coğrafyadır. farklılıklarımızı kabul ederek birlikte barış içerisinde yaşayabileceğimize inanıyorum. farklılıklarımız bizim bağımızdır..

    tepki gösterenlere hak vermesem de onları anlayabiliyorum. fakat küfür ederek vatansever olunmaz! benim için bu ülkenin her yeri aynıdır. hiç bir şey yapmadan yeni cenazeleri mi bekleseydik?

    yıllardır bu zihniyet hakim olduğu için bir arpa boyu yol alamadık. ben diyarbakıra gidip lazca türküler söyledim diye lazlığımı mı kaybettim, kürt mü oldum? bölücü mü oldum? hayır ben birleştirici olmaya çalıştım.

    sahnede de söylediğim gibi ben bir laz’ım ve birbirimizi anlayabilmek için aynı dili konuşmak zorunda değiliz. "

    niyazi koyuncu

    http://www.facebook.com/…cial/posts/502221449814115
  • karadenizin yüz karası, parayı gördü değişti, abisinden utansın gibi tanımlara maruz kalan devrimci müzisyen.

    bu ülkede newroz bayramını tartışan zihniyet hiçbir şeyin kararını veremez. 1000 yıldır süregelen bu bayram, apolitik veya şoven insanlarca bok atılamayacak kadar yücedir. halkların onurlu mücadelesinde newroz bayramı insanların birbirini tanıması için bir fırsattır. niyazi koyuncu, karadenizli kimliğiyle diyarbakır newrozuna katılmış ve şarkılarını oradaki kitleyle paylaşmışsa buradan bir art niyet çıkarmak yerine bir gerçeği çıkarmak gerek. o gerçek ise ''bu ülkeye barış gelecek'' dir. niyazi koyuncu halkların kaynaşması adına büyük bir adım atmıştır, tıpkı abisinin yıllar önce yaptığı gibi. kazımın izinden gitmesi onu daha bir onurlu yapar. umarım bu kardeşlik yolundan gitmeye devam eder, tüm bok atmalara rağmen ''devrimci'' duruşundan ödün vermez.

    kazım koyuncu:
    ''kürt'üm dedim hadi lan bölücü dediler.
    laz'ım dedim hadi lan devşirme rum dediler.
    çerkes'im dedim hain ethem'in torunları dediler.
    alevi'yim dedim dinsiz kızılbaşlar dediler.
    ezidi'yim dedim yezid'in pis soyu dediler.
    arap'ım dedim pis yobazlar dediler.
    ben dedikçe onlar da bir şeyler dedi.
    insanım diyecektim ama.
    insanlığa ait her şeyi yok ettiler.''
    ezilmiş halklar birleşerek mücadeleyi kazanacaklardır.