şükela:  tümü | bugün
  • tam 4 saatlik bir bob dylan belgeseli. yönetmenliğini martin scorsese yapıyor. adı bob dylan anthology project olarak da geçiyor, ama "no direction home: bob dylan" şeklinde piyasaya sürülecekmiş. süresi dolayısı ile sinemalarda gösterilmesi biraz zor da olsa, ntv'den bir atılım bekliyorum.
  • 2 cd'lik soundtrack'i avrupa'da piyasaya çıkmış belgesel.
  • martin scorsese* tarafından kotarılmış, bob dylan belgeseli. yorumlar tarihin en güzel müzik filmlerinden biri olduğu yönünde. dvd olarak yayınlandı ve yanında dylan'ın bootleg serilerinden 7.si çift cd olarak dvdye dahil edilmiş ki o da 40 sene öncesinden gayet güzel elden geçirilmiş canlı kayıtlar içeriyor.
  • yaklaşık 4 saat uzunluğunda bir belgesel. bob dylan'ın 1966 yılına kadarki yaşamını kapsıyor. dylan ve ekibinin gayet sahici sahne arkası görüntüleri, allen ginsberg,joan baez ve bir çok müzisyen ile yapılmış röpörtajlar var. bob dylan'ı genç ve güzel görmek için bir fırsat.
  • scorsese'nin bob dylan'i mutis bicimde belgeleyisi. bob dylan'in dogusu ve bob dylan olusunu mutis kesitlerle yansitiyor. donemin folk muzigi hakkinda engin bilgilere sahip olunurken, bob dylan'in asil derdini ve tavrini goruyoruz, taktir ediyoruz. dylan'in basin aciklamalari ve roportajlar esnasindaki zekice cevaplari, joan baez'le mini minnaciklarken sahne alislari gulumsetiyor. film 66'daki motosiklet kazasiyla son buluyor. sevgili scorsese soyle buyuruyor: 'bu belgeselin anlatmak istedigi sey, dylan'in bakislari'
  • izleyince dylanin piyano ba$inda ballad of a thin mani soyleyi$ine hasta eden belgesel ...
  • bob dylan'in medya ile iletisiminin yani sira, folk rock ozanligi - rock n' roll starligi arasi gidip geldigi calkantili donemi cok basarili yansitan belgesel.

    dylan mutevazilik ve kustahlik arasinda incelttigi cizgide yuruyerek, medyanin kendini yonlendirmesine ya da ustunde en ufak bir etki yaratmasina bile mahal vermiyor. cigarami yakarim isime bakarim dusturunda, hicbir etiketin tukuruklenip alnina yapistirilmasina imkan birakmiyor. iyi de yapiyor. yapmis.

    rock n' roll'a kaydigi like a rolling stone'u iceren highway 61 revisited albumunun turnesinde, asagi yukari her konserde, electro gitara gectigi anda seyircilerin ucte biri tarafindan yuhalaniyor. ancak like rolling stone calindiginda herkes sarkiya eslik ediyor!

    kendisinden imza isteyen genc kiz hayranlarini ise soyle basindan sipitiyor:

    - eger ihtiyaciniz olsaydi, size imzami verirdim.
  • dylan'ın elekrtikli müziğe geçişi dolayısıyla sürekli ve önlenemez yuhalanmalasını (bugünkü haliyle) " bir insanı kibarca da öldürebilirsiniz kaba bir şekilde de öldürebilirsiniz arada fark vardır " diyerek yorumladığı belgesel.
  • televizyon için yapıldığından, izleyecilerle daha çok bu medyada buluştuğundan mı bilmem, hakkında gerçekçi bir eleştiriye rastlayamadığım “film”.
    4 saatlik belgesel, elbette “belge” değeri taşıdığı için önemli ve dylan hayranları için çok değerli. gel gör ki, sinemanın büyüsü, sinemanın gücü bu filme hemen hiç bulaşmamış. bob dylan gibi bir efsane üzerine belgesel yapmak kolay değil diyenlere yanıtım, tam aksine bob dylan gibi bir efsaneden, hem de yaşayan bir efsaneden çıkacak malzemenin amatör bir sinemacı tarafından bile bu belgesele yansıyandan kat be kat iyi kullanılabileceğidir.
    belli ki martin bey blues belgeselinden aldığı gazla bu işe girişmiş, sonra da eline yüzüne bulaştırmış. sen bir dolu ikonik şahsiyeti konuşturmaya, dylan’ın doğduğu kasabanın 50’lerdeki görüntülerinden ginsberg’in muhteşem muhabbetlerine korkunç bir arşive ulaşabilmeye vakıf ol nihayeti bu olsun. montajlanan arşiv görüntülerinin güzelliği ve konuşan her biri birbirinden yetenekli insanların içten, esprili tavırları yetmiş arkadaşa demek; üzerine kendi yeteneğini eklemeye üşenmiş.
    belgeseli yalnızca tarihe düşülmüş bir görsel kayıt olarak görenler filmin güçsüzlüğünü ve gerilimsizliğini umursamıyor olabilirler. ama bu garip, bir sinema ve dylan hayranı olarak çifte hayalkırıklığı yaşadı.
    “tarihin en güzel müzik filmlerinden biri” gibi bol keseden iltifat yağdıran arkadaşlar, önce oturup buena vista social club’ı, latcho drom’u, 32 short films about glenn gould’u filan izlesinler; herkes de sinema eleştirmeni olmasın.