şükela:  tümü | bugün
490 entry daha
  • sevgili alt epidermis bana yazdı ve yukarıda #93813669 no'lu entry'de yazdıklarıma dair eleştirisini özelden paylaştı.
    buraya da eklemiş, dolayısıyla ben de cevabımı burada paylaşıyorum,
    hayırlı forumlar.

    alt epidermis, bu kadar uzun yazmış, fakat sanırım entry'mi dikkatlice okumamış.
    ben o yazının herhangi bir yerinde ne bir şey "chomsky dediği için doğrudur" dedim, ne de dolaylı da olsa öyle bir imada bulundum.

    dikkatli okuyanlar mesajı almışlardır ;
    bilim ve felsefe tarihinin dünya ölçeğinde "dev"lerine saldırırken ihtiyatlı olmak lazım, bu insanların öyle akp tarafından enişte oğlu / hala kızı falan oldukları için bilim tarihinde bulundukları konumlara atanmadıklarını her daim aklınızda tutun.

    yani kahvede "işte koçum bunlar hep amariganın oyunu" diyen dayıyla tartışmıyorsunuz, bunu bilin.

    böyle komplike insanlar düşüncelerini belirli saikler üzerine kurgularlar ve siz o saikleri, o temelleri öğrenmeden bu adamların tezlerini çürütmeye çalışırsanız anca çürüttüğünüzü sanmakla kalırsınız, elinizde de lise mezuniyetinden yıllarca sonra geriye "abi mezuniyet töreninde o şerefsiz müdür yardımcısını bi dövücem var ya" mastürbasyonu kalır.
    kast ettiğim "dediği her şeye inanın" değil tabii ; yalnızca onun tezlerine yönelttiğiniz argümanlarınızın güçlü olduğuna emin olun.

    örneğin alt epidermis'in entry'sinde belli başlı analoji ve çıkarım hataları var.

    örneğin, kendisi "bir konuyu çalışma" ile "akademik uzmanlık" ayrımını gözden kaçırmış.

    içiniz rahat olsun,,

    latince bilmeden orta çağ tarihini <bal gibi> karıştırırsınız, akdeniz'e dair sığ kalmamak için de ispanyolca bilmenize -en ufak- gerek yoktur.

    zira kendisinin "sadece ingilizce" diyerek hor gördüğü dil çağımızın lingua francasıdır ve aynı zamanda bilim dilidir.
    dünyada bilime (tarih, coğrafya, politika da dahil) dair en çok ve en kaliteli yayının bulunduğu dil açık ara ingilizcedir.

    (ha türkçe böyle midir, tabii ki değil. bizdeki yayınlar ya çoğu zaman yabancı eşdeğerlerine nazaran düşük kalitedir, ya kapsadığı konu olarak sınırlıdır ya da bilim altyapısı zayıf insanların elinden çıkan taraflı yayınlardır.
    ne yazık ki günümüzde türkçe, nitelikli yayın bulmanın kolay olduğu dillerden biri değildir.)

    bunun yanı sıra, özellikle batı'da pek çok kuruluş, dünyanın pek çok ülkesine dair bilimsel araştırmalar yapar, yayınlar. bu kuruluşların arasında üniversitelerin, enstitülerin yanında think tankler gibi kurum / kuruluşlar bulunur.
    hatta bazı bilim insanları ve araştırmacılar ülkelerin haber alma teşkilatlarınca ve dış işlerinde kullanılmak üzere diğer ülkelere ilişkin periyodik raporlar çıkarır.

    evet, ingilizce.

    ve bunların pek çoğu kamusal erişime açıktır.

    dolayısıyla "chomsky türkçe / kürtçe bilmiyor, objektif bakamaz" tezi en baştan zayıftır.

    meraklısına not : ha sizin bir araştırma için ne zaman yerel dilleri öğrenmeniz gerekir?

    bir konuda bilimsel uzmanlık peşinde koşuyorsanız, yani doktora yapıyorsanız, kendi dilinize çevrilmiş, derlenmiş ikincil kaynaklar her zaman işinizi görmeyebilir, doğrudan yerel dilde yazılmış birincil kaynakları okumaya ihtiyaç duyarsınız, o zaman dil öğrenmeniz vaciptir.

    fakat "uzmanlık" hedeflenmeyen milyar tane konuda yalnızca iyi bir ingilizce ve nizami bir araştırma metodolojisi sahibi olmak size o konularda (çalışma azminiz ve analiz beceriniz nazarında) neredeyse üst seviye bir uzman kadar perspektif sağlayabilir.

    chomsky'nin olaylarından biri de budur zaten.

    arkadaşın argümanını çürüten ikinci bir zayıf nokta da türkçe / kürtçe bilip de "yine de" chomsky'le bu konuda tamamen aynı fikirde olan insanların varlığıdır.

    örneğin devletin kürt politikasını eleştirip, "zülf-i yare dokundukları için" yakın tarihe kadar mahkemelerde, hapishanelerde süründürülen barış için akademisyenler de mi türkçe veya kürtçe bilmiyordu?

    ocak 2016 tarihli "barış için akademisyenler" bildirgesinde de görebileceğiniz üzere, bu memleketin yetiştirdiği ve ülkenin en iyi okullarının yanı sıra yurt dışında pek çok kalburüstü üniversitede hocalık yapan 2500ün üzerinde akademisyen de chomsky'nin kürt meselesine dair tavrını taşımaktadır.

    e hani chomsky dil bilmediği için konuya fransızdı?

    demek ki dostlar, kürt meselesini "anlamak" için türkçe veya kürtçe bilme şartı yokmuş değil mi?

    öte yandan yine arkadaşın mantığı üzerinden gidelim, aranızda "yaşasın israil, kahrolsun filistinliler" diyen var mı?

    e peki siz filistin'in haklı olduğuna karar verirken hiç arapça kaynak açıp okudunuz mu?

    siyonizme inanıp, genişlemeci politikaları destekleyen bir israilli çıkıp da size "sen önce aç ibranice / yidiş kaynakları oku birader, ondan sonra bu konuda ahkam kes" dese bu mantığa göre bunu onaylayacak mısınız?

    arkadaş yazdığında "kürtlerin yine bu tür yazınlarını okumadan konu hakkında ortaya atacağınız her türlü fikir" sığdır demiş (helal olsun), aranızda kürt sorununda iktidarı desteklemeye "karar vermeden önce" önce bunu yapan var mı mesela?

    yani kürtçe öğrenmeyi geçtim, kürtlerin çıkardığı herhangi bir süreli yayını devamlı olarak takip ettiğiniz oldu mu? öyleyse bu konudaki tavrınızın nasıl objektif olduğunu iddia edebiliyorsunuz?

    yoksa hep bizim anaakım, ülke gündemini belirleme gücünü elinde tutan milliyetçi / devletçi / kemalist basınından mı takip ettiniz "kürtlerin sorunlarını"?

    tekrar edeyim, chomsky'i eleştirmeyin / gömmeyin demiyorum ; "fikri hür vicdanı hür" kimse bir başkasını kafasında putlaştırmaz zira.

    fakat, sizin argümanlarınızı daha bu satırların yazarı olan (ve öyle kendini aman aman da bir aydın & entelektüel olarak görmeyen) kişi dahi zorlanmadan çürütebiliyorsa chomsky gibi manyak bir herif size ne yapar, artık oradan hesap edin.

    bilgili ve bilgisiz insanı ayıran temel niteliklerden biri ihtiyattır ; bilgisiz insan, bilmediği şeyleri de bildiğini sanar, farz eder ; bilgili insan ise neleri bildiğinin farkında olduğu için neleri bilmediğinin de farkındadır.

    yaşı ilerleyen (hatta yavaştan bunaklaştığını düşünen) biri olarak belirteyim ; kimseyi gözünüzde putlaştırmama ve otorite sorgulama çabanız cidden inanılmaz güzel, fakat chomsky gibi bir otoriteyi sorgularken "devlet" gibi bir otoriteye ve onun medyası aracılığıyla size öğrettiklerine sarılmak oksimoron bir durum.

    derdiniz samimi biçimde otorite sorgulamak ve düşünsel olarak özgürleşirken dünyaya ve hayata dair bakışınızı genişletmek, kısaca "birey olmak" ise sorgulamaya, yalnızca kürtlerin yanında devlet otoritesine karşı tavır aldığı için chomsky'i değil, en yakınınızda olan ve sizi en çok etkileyen devletin otoritesini, annenizin, babanızın otoritesini, medyanın, kemalizmin, kalkınmacılığın, sermayenin otoritesini ve içerisinde yaşadığınız toplumun otoritesini sorgulayarak başlayın.

    unutmayın, "itaat etmek reddetmekten daha kolaydır"

    siz zor olanı seçin!
  • tabi alışılmış, türkiye'de yapılan suçların dünya'da görünülmemesine.
    hatta uzun süre, türkiye'de yapılanlar bu kadar kötü olsa, neden dünya'da buna tepki yok falan da deniliyordu.
    artık o devir bitmişse biraz, türkiye'de olan bitene sessiz kalmayan bir aydın çevresinin de olması etkili olmuştur.

    e tabi, kendisinin görmediği, sustuğu, desteklediği olayların chomsky tarafından dile getirilmesine şaşanlar, kendilerine çeki düzen vermek yerine, chomsky e kahvehane seviyesinde saldırmaya çalışıyorlar. hepsi birbirinden komik ifadelerle bunun altyapısını oluşturmaya çalışıyorlar.
  • tüm dünyanın suriye'de olanlarda işbirliğini gördüğü pkk'nın ama esad'a da karşı diyerek savunulduğu yerde, eskiden beri kürt sorununda türkiye'yi eleştiren chomsky'nin eleştirisine cevaba "artık görülüyor" lafı ediliyor.

    evet, aynı zaman bir canlı bombacıyla aynı isimde kitap, sarah jessica parker'ın elinde. resmen amerikan emperyal görüşü neyse buna aynı şekilde uyan adama, ironiktir diğer konularda amerika'yı eleştirir chomsky, cevaplara komedi lafıyla cevap veriliyor.

    chomsky, ortadoğu'yu ve türkiye'yi bilmiyor. ya da bilmezlikten gelmeyi seçiyor. amerikalıların işlediği savaş suçlarıyla, oradan kaçanların evine konan pkk'nın yaptıklarını onaylıyor. burada da yüzsüz yüzsüz suçlardan bahsediliyor.