şükela:  tümü | bugün
  • değiştirici onbaşının nöbete gidecek askerleri hazırlaması, doldur boşalt yaptırması, nöbet yerlerine bırakıp nöbetlerini bitirenleri nöbet yerlerinden alması ve onları da doldur boşalt'a sokması şeklinde cereyan eden mevhum. ayrıca yoklamalarda mevzubahis çevrim içinde olan kişileri beyan eden yoklama hanesi.
  • geciktiğinde fazladan nöbet tutan askerlerin değiştirici onbaşıya ve nöbeti geciktiren askerlere sağlam sövmesine neden olan aktivite. oluşan duruma da nöbetin takılması, yolaçanların yaptığı eyleme de nöbete takmak adı verilir.

    - ohooo, bizim nöbet bitti, koğuşun ışıkları daha yeni yandı
    - ...
    aradan 10-15 dk. geçer
    - aha 1. koğuşun ışıkları sönmedi, sümsük ibo'yu kaldıramadılar... çekecen kurma kolunu alacan seriye boşaltacan şarjörü koğuşlara doğru

    değiştirici onbaşının gelmesi ile öğrenilir, koğuş nöbetçisi, silahçı ve değiştirici onbaşı hep birden uykuya dalmışlardır. askerler hepsinin analarının ve bacılarının hal ve hatırlarını sorarlar nöbet değişiminde.
  • tuzla piyade okulunda kış ayında eğitim alanlar bilir, gene güzel bir eğitim günün ardından sancak nöbeti
    gibi asil bir nöbetin uyarılar alınarak askeri pantolonun temiz olarak tutulması istenmektedir. lakin kim kaybetmiş ki ben bulacağım o pantolonu. uzun süredir istemsiz! istirahatte olan bir arkadaşımızın pantolonu temiz olduğu için onu badimle ortalaşa kullanmıştım. değişim yeri ise sancak önüydü. nöbetçi subay odadan kafayı uzatsa iki donlu asker görebilirdi, ama öyle olmadı gene her güzel hikaye gibi biz bir güzel sancak önünde pantolonları değiştik. orada nöbet değil pantolon değişmiş olduk. ne oldu sancak nöbetinin asilliği hiç!, neden dayatılan bir sistem var çünkü. halbuki kirin, pasın, kanın içinden çıkarıp 57. alayın sancağı son nefeste ağaç dalına asılmamış mıydı?
  • uykunun en tatlı yerinde, derinden "ağbi galk nobetin vaaa" sesiyle gelendir.
  • bir attila ilhan şiiri.

    "istediğim yağmur hazır mı bakalım
    yerlerine konuldu mu soğuk katiller
    karanlığı ya gevşek dokudularsa
    öldürüleceğimden emin olmalıyım

    şimşekler gecikti herhalde unutulmuş
    acı yeşil keseceklerdi birden yolumu
    hani viraj ıslıklarıyla hain otomobiller
    sarı sarı göz kırpan trafik ışığı

    yeryüzünde çok fazla bir yalnızlığım
    başka yalnızlıklara hak tanımayan
    biliyorum kuralları bozduğumu
    yerimi uysal birine bırakmalıyım"