şükela:  tümü | bugün
  • denetleme gününün sabahı 24 saatlik nöbetçi çavuşluğu devrettim. sabah kahvaltısını yapıp yatışa geçtim. saat kaç bilmiyorum tahmini öğle saatleri koridorda bir ses var, emir kiplerini duyabiliyorum ama uykum fena, algı desen sıfır düzeylerinde. arka tarafta köşe bir yatakta yatıyorum. yatağın her yerini battaniye ile sardım içerisi zifiri karanlık. duyduğum seslerden sonra tekrar dalmışım. ne kadar daha geçti bilmiyorum tepemde bir sesle gözümü açtım. içeri bir ışık demeti girdi. daha önce arkadaşlar yaptığı için refleks olsa gerek, "açmayın oğlum lan şunu" dedim ve der demez içerisi komple aydınlandı. ranzanın içine bir kafa uzandı göz göze gelecektik ama apoletlerdeki yıldızlara gitti gözüm o an. ışık hızı kalkayım derken kafayı ranzanın üstüne vurdum. tekmil vererek kalktım ki alnımdan aşağıya akan kan şakağın kenarından yere damladı. komutanın yüzünde acıma ve pişmanlık ifadesini gördüm o an. yarbay bizim yüzbaşıya sordu, "bu asker niye yatıyor", yüzbaşı cevapladı, "nöbetçi çavuş o komutanım, 24 saatlik nöbeti devretti", yarbay bana bakıp şöyle dedi,"bundan sonra bu arkadaş 12 saat yapacak nöbetçi çavuşluğu, şunun kafasını da bir bakın kötü vurdu". uzun lafın kısası yarbay gitti 24 saatlik nöbetçi çavuşluk devam etti. kafayı yardığımız ile kaldık.
  • o kadar rütbeyi geçtin milyon kişilik orduda sitsen 30 tane olan korgenerale yakalandın he ?

    kesinlikle çöle düşmemesi gereken kişi.
  • harran ovasında boka basmaya benzer; durumu sadece şanssızlık ile açıklayamazsın.
  • (bkz: ziraat bankasında sigara içerken güvenliğe yakalanmak)
  • askere gidenlerin mümkün olamayacağını bildikleri olaydır. çünkü korgeneral gelmeden 6 ay öncesinden hazırlık başlar. toprağın altındaki izmaritler bile toplanır, binalar yalanacak derecede temizlenir, askeri araçlar atf yağı ile parlatılır, ofsayt askerler bir şekilde ortadan yok edilir, bütün nöbet yerlerine eğitimli askerler konur en sonunda ise tabur komutanı uzaktan belirip generalin geziyi ertelediğini haber verir.

    edit: bazı arkadaşlar kendi kolordusu yok mu? orda hiç mi devriye atmıyor yazmışlar. değerli dostlar yine askere gidenler bileceklerdir. eğer askerliğinizi bir kolordu komutanlığında yapacak olursanız, yani korgeneralin nefes alıp verdiği bir yerde, ki o yer neresi olursa olsun, isterse evinin önü olsun farketmez size daha ilk günden nasıl davranmanız gerektiğini "çeşitli yöntemlerle" öye bir öğretirler ki o sigarayı bir tarafına sokmayı düşünürsün ama içmeyi düşünemezsin, aklına gelmez öyle bir şey yani.
  • mamak'ta gayet mümkün olan hadise. zira 4. kolordu komutanı korgeneral burada ikamet eder. koğuş kalk esnasında hayal meyal görmüşlüğüm var kendisini.

    (bkz: 28. mekanize piyade tugayı)
  • adamın *mna korgeneral
  • sene 2007. askerliğimi karargahta bir korgeneralin postası asteğmen olarak yaptım. aslında başlangıçta işim o değildi de neyse, bir kaç şanslı olaydan sonra adam beni çok tuttu ve şube müdürümden rica etti, asteğmenini bana verir misin diye. tabi şube müdürüm elinde çok az adam ve bana tonla iş yığmış olmasına rağmen bu ricayı memnuniyetle karşılayıp benden vazgeçti. ibnenin muhtemelen benle ilgili aldığı tek doğru karardı...

    velhasıl bizim korgeneral matrak ama sert adam. sevdimi tam sever, sevmezse pis siker cinsinden. biraz da deli. yedek subay olduğumdan memur gibiyim, mesai bitince evime gidiyorum. neyse gece 1 mi ne, tabi benim mesai 7'de başladığından tavuk gibi yatmışım yine, uykumun en ağır yerinde telefon çaldı. küfredecektim ki baktım arayan korgeneral. yarım saate karargahta ol dedi. o nasıl hazırlanıp çıkmak bilmiyorum. 28 dakikada karargaha gittim. eskişehir'e gidiyoruz dedi. bindik amk askeri uçağa, adamdaki lüks öyle bir şey işte canı isteyince askeri uçakla eskişehir'e gidiyor... hop 3,5 gibi eskişehir'de kışladayız. amk hava buz gibi, ben ince giyindim. ne bileyim karargaha çağırdı adam beni sonuçta, kapalı mekan. uyku sersemi değerlendirememişim en acaip ihtimalleri. ben acı soğuktan titriyorum, nöbetçi yüzbaşı korkudan. bir turlayalım yüzbaşım kışlayı dedi bizim general, atladık jipe turluyoruz. tur da ne tur amk. yanlışım olabilir 30 kadar nöbet noktasına baktık, 3 tane eri sigara içerken, 2 tanesini de uyurken yakaladık. yüzbaşı her fire veren erde daha bir ağlamaklı oldu. yazık kurmay olmuş bir de uğraşıp, bilmiyorum generallik hayalleri devam ediyo mudur?

    dedim ya bizim korgeneral garip adam, yüzbaşıya erlere çok sert davranmayın ama burayı da disipline edin dedi ve ankaraya geri döndük.

    anladığım kadarıyla gece karısıyla falan kavga etti. niye gittik, niye döndük benim kafamda başka bir açıklaması yok.

    erlere ve yüzbaşıya ne oldu bilmiyorum. hiç haber alamadım. umarım aileleri almıştır.
  • bedelli askerlik yapanlarin bilmediği aksiyon

    (bende bedelli yaptım )