şükela:  tümü | bugün
  • kazuo ishiguro hüznüne tebessüm kattığı hikayelerinden oluşan kitabı. çoğu romanına göre daha fazla tebessümü olan, gene sizi içine çekerek, karakterlerde tanıdıklarını, arkadaşlarınızı bulup onların yanında onların hislerine tanıklık ettiğiniz leziz öyküler ... farklı bir tat vaad eden ....
  • uh huh her'ün 2. albümü. 11 ekimde çıktı.

    albümde yer alan şarkılar şöyle:
    1. marstorm
    2. another case
    3. disdain
    4. wake to sleep
    5. human nature
    6. many colors
    7. debris
    8. criminal
    9. same high
    10. darkness is
    11 time stands still
  • ilk dinlediğimde "ya bu ilk albümden daha iyi sanırım" dediğim, 2-3 dinleyişten sonra "eh o kadar da değilmiş" dediğim uh huh her albümü. mükemmel olmasa da sırf marstorm gibi süper bir şarkı için bile sevilesi.
  • noktürnleri direk chopin'le bağdaştırmak çok doğru olmasa da, bilinen en güzel noktürn eserlerini de chopin'in verdiği bir gerçektir diyebiliriz.yaklaşık 4-5 dakikalık sürelerden oluşan, insanı dinlendiren chopin noktürnlerinin en büyük özelliklerinden birisi de bana göre ,kıyaslama yapmak her ne kadar doğru olmasa da ,bach gibi klasik müzik sanatçılarının org prelüdleriyle kıyasladığımızda daha az karmaşık olmasından dolayı daha kolay dinlenebilir olması bu sebeple klasik müziği sevdirmeyi amaçlamasa da istemeden buna sebep olmasıdır denebilir.bu benim görüşüm tabii ki.
    tüm chopin noktürnleri: http://www.youtube.com/watch?v=7bz3ieqqf4s(li yundi)
  • (bkz: kazuo isiguro) 'nun müziğe ve geceye daire öykülerinin bulunduğu kitabıdır.

    kitabın ikinci öyküsünün kahramanları olan 3 kişi klasik , caz ve rock'ı temsil ediyor. bu doğulular ingilterede büyümüş bile olsalar sembolizmi seviyorlar , bende bulmaca çözer gibi bunları araştırmaktan hoşlanıyorum.
  • kazuo ishiguro tarafından bulunan bir ölçü birimi; bulunduğu kabın şeklini alan beşerin aslî şeklini gösterir. tam adı, nocturnes: five stories of music and nightfall; türkçede, noktürnler: müziğe ve günbatımına dair öyküler.

    ishiguro, yaratıcı konusundaki en geniş kavrayışa uygun olarak, kendisi söylemez, ama söyletir: beşerin şaşkınlığının başlıca nedeni, olmakta iken son derece kaçınılabilir olanın sonunda kaçınılmaz olmasıdır.

    iki insan, birbirinden pekâlâ ayrılmayabilir, ama olanaklar skalasında, karşıdakini öldürmek ile aşkı ölümsüz kılmak gibi iki aşırı ucun tam ortasında hayatımız bulunur.

    özgür irade, enerjisini olanaklı olan şeyleri yutmaktan alan bir olanaksızlıklar girdabıdır, bir günbatımıdır o. sadece geçip gideni görmüş olan bilinç, geleceğe dair neyi kavramayı umabilir? sonu kestirilemez seçimlerin birbirine eklenmesi, iradenin kendini tüketmesidir.

    başlangıçta bir hışımla kırışmasına neden olunan bir kâğıt, ilk haline döndürülebilir mi? öyleyse, olan bitenin bizim sorumluluğumuzda değil, son derece doğal nedenlerle öyle olduğuna kâğıdın sahibini nasıl ikna edebiliriz? insan, kendindeyken kendisi olmamayı nasıl başarabilir? üstelik, kendinde olmadığı bir anın bilinciyle. sahi, elmayı yılan yüzünden mi yemiştir?

    araf, hep vardı; ishiguro, arafın, cehennemin karşı ucunda olduğunu gösterdi.