şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • sakalı ve gülüşü (ho ho ho ho) ile meşhur geyik sürücüsüdür. çorapların içine hediye bıraktığına inanılır, ancak bunun için çorabı şöminenin önüne asmak gerekir ki bu durum bir nevi çorap kurutma süreciyle çok benzeşir.

    hediye dağıtma işinin nereden çıktığı irdelendiğinde, asıl adı aziz nicholaos olan noel babanın, akdeniz kıyılarında önemli bir lykia kenti olan patara'da doğduğu (bkz: sakallı bebek) belirtilmektedir. yaşamıyla ilgili muhtelif kurgular söz konusudur.

    rivayet odur ki m.s. 300'e doğru patara refah içindeyken kentte yaşayan zengin buğday tüccarının bir oğlu olur ve ona nicholaos adı verilir. doğduğunda göğün bir hediyesi, ana-babasının dualarının ve sundukları adakların bir meyvesi, fakirlerin bir kurtarıcısı olarak dünyaya geldiğine işaret edilmiştir. daha gençliğinde bile mucizeler yarattığına inanılır. bu inanca göre inşa halindeki bir kilisenin yıkılmasıyla enkaz altında kalan nicholaos, annesi ağlayıp inlerken, üzerine yığılan taşların altından sağlam olarak kurtulmuştur.

    bir süre sonra babası öldüğünde büyük bir servetin tek mirasçısı olmuş ve servetini yoksullara yardım için harcamaya karar vermiştir. bu sırada patara'da önceleri çok zengin olan bir şahıs fakirleşmiş ve kızlarının çeyizini yapamayacak duruma gelmiştir. çaresizlikten kızlarını satmayı bile düşündüğü bir anda, nicholaos durumu görerek onlara yardım etmeye karar verir. kendini belli etmemek ve aynı zamanda gururlarını kırmamak için kızların evine gece gider. onlar uykuda iken büyük kızın açık olan penceresinden çeyizine yetecek olan bir kese altını içeri atar. sabah parayı bulan büyük kız çok sevinir ve kötü durumdan kurtulur.

    daha sonra ortanca ve küçük kızın çeyiz paralarını da karşılamak isteyen nicholaos, pencereleri kapalı olduğu için bacadan atar. işte noel baba'nın yılbaşında hediye bırakma öyküsü böylece doğar. ikonalarda ve resimlerde de nicholaos'ın üç altın top ile gösterilmesi bu yüzdendir.

    aziz nicholaos'un yaşamıyla ilgili bir öykü de şöyledir;

    nicholaos hacı olmak üzere kudüs'e gider. geri dönüşünde fırtınaya tutulan gemiyi dualarıyla batmaktan kurtarır, ayrıca denize düşerek boğulan bir denizciyi de diriltir. o günden sonra aziz nicholaos denizcilerin de koruyucu azizi olarak kabul edilmiştir.

    nicholaos bir müddet sonra patara'nın komşu kenti myra'ya göç eder. myra başpiskoposu ölmüş yerine geçecek kişi üzerinde anlaşma sağlanamamıştır. bunun üzerine sabah kiliseye ilk gelen kişinin başpiskopos olması kararlaştırılır. aziz nicholaos kiliseye ilk gelen kişi olarak başpiskopos seçilir. burada da mucizelerine devam ederek üç generali ölümden kurtarır.

    diğer bir öyküsü ise şöyledir:

    0 yıl myra'da kıtlık çıkar. iskenderiye'den byzantion'a mısır götüren bir filo myra'nın limanı olan andriake'ye uğrar. nicholaos hemen limana koşar ve her gemi başına bir miktar mısır vermelerini ister. gemiciler byzantion'a vardıklarında istemeyerek verdikleri mısırların yerlerinde olduğunu hayretle görürler.

    hıristiyanlara karşı olan imparator diocletianus ve licinius zamanında nicholaos da diğer hıristiyanlar gibi bir ara hapsedilmiştir. m.s. 325 tarihinde hıristiyanlık içindeki problemleri çözmek için iznik'teki (nikaea) meclis toplantısına myra başpiskoposu olarak katılır. yolda giderken bir handa öldürülerek salamura yapılmış üç çocuğu dirilttiği daha sonra bonaventure adlı bir kilise adamı tarafından iddia edilmiştir.

    ögrencilerin de koruyucusu olduğuna inanılan aziz nicholaos'un 6 aralık 343'te 65 yaşında iken öldüğü sanılmaktadır. myralılar onun adına bir kilise yaparak içindeki lahitte onu sonsuz uykusuna bırakmışlardır.

    haçlı seferleri sırasında 20 nisan 1087'de bari'den gelen tüccarlar kemiklerini çalıp bari'ye götürmüş ve yaptıkları bazilikaya gömmüşlerdir. onun olduğu sanılan geride kalmış bir kısım kemik ise bugün antalya müzesi'nde saklanmaktadır.
  • yılda bir gün çalışıp, haklı olarak "ho,ho,ho" diye gülen kişi.

    benim de öyle işim olsa ben de gülerim, hoho diye.

    (gerçi bunun da emekliliği zor, 3000 iş günü filan hehe)
  • dokuz adet geyiği vardır, isimleri; prancer, dasher, dancer, vixen, comet, cupid, donder, blitzen ve kırmızı burunlu rudolph.
  • kucukken allah sandigim karakter. (bkz: allah misin lan)
  • demre, antalya doğumludur.. fanatik antalyaspor taraftarıdır.. bu yüzden kırmızı-beyaz giyer hep..
  • son bir ayın sultanı..
  • tanrilarin babasi odin'in hiristiyanlasma surecinde buldugu karsilik olarak da yorumlaniyor. fiziksel tasvir benzerligine ek olarak odin'in uzun mesafeler sicrayan, ucan 8 bacakli ati sleipnir olmus size ucan 8 adet geyik (eski yazilarda 8 geyikten bahsedilirken bu sonradan 9'a cikmis {oldugune inaniyorsunuz, dogurduguna neden inanmiyorsunuz}).

    odin'in gokyuzunden av partisi verdigi pagan festivali yule'un da hiristiyan noel'i ile hemen hemen ayni gune gelmesi de baska bir detay...
  • hic suphesiz bugunku imajina ve populerligine coca cola sayesinde ulasmis hayali karakter. coca cola *yilbasi zamani kendine reklam kampanyasi yapmak isterken norvec* efsanesi olan noel babayi bulur. yesil beyaz kiyafetini coca cola renkleri olan kirmizi beyaza cevirir, yanina bir cuval coca cola verir. ve boyle mutlu bir sekilde herkese coca cola dagitan tosun bir amca yapar. o reklam oyle bir tutar ki...*
  • kapı varken bacadan girmeyi huy edinmiş, tüm yıl boyunca çocukları nasıl ederimde kucağıma oturturum düşüncesiyle ( elma şekerini klişe bularak ) oyuncak yapmaya başlayan, ayak fetişisti, sakalıyla kırbaçlanası noel sapığı.
  • ilk hatirladigim hali bir kac genc ciplak kiz ile birlikte cekilmis bir resmiydi.
    (bkz: kader)(bkz: mina koyiim)
218 entry daha

hesabın var mı? giriş yap